Türk Tarihi Sumer'de Başlar (II)

Dr. Selahi Diker
Aşağıda etimolojilerini yaptığımız bazı Sumerce kelimeler Sumer dilinin Türkçe olduğunu ispatlayan kelimelerden sadece bir kısmıdır:

AGRİG 'baş-kumandan; vâli' [> Türkçe egir-ig "sevkedici, yöneten": Türkçe egir- "(asker) sevketmek; eğirmek; çevirmek, yönetmek".

Bu kelimeyi Urartucada eur-i ('hükümdar') şeklinde, sondaki "g" sessiz olarak, bulduk].

ama 'ana' [> ama (Çuvaşça) "ana; dişi"; Türkçe ana/anne; Oğuzca aba; Karluk Türkçesi apa].

amargi 'hürriyet', 'ana'ya dönüş' [>amrak/amırak (Orta Türkçe) "sâkin, rahat; sıcak; sevgili, aziz", veya >amırgu "sâkin olmaya yarayan şey": amır- "sâkin olmak", veya amra-"sevmek"].

aşag 'tarla' [>aşak/aşağı (Oğuzca) "aşağı, dağ dibi"].

Aşnan, gıda (hububat) tanrıçası [>Aş-nine "yemek-nine, gıda'nın anası": Türkçe aş "yemek"].

az 'ayı' [>ayı (normal Türkçe y- diyalekti), muhtemel okunuşu azı (z-diyalekti) < Ana Türkçe *adı].

Bal-bat-ki 'Eski Sumer İmparatorluğu'nun adı [> (1) Bal-bat-ık (Türkçe-Sumerce) "(memleket ki orada) (Rab) Baal batık, batmış"; veya (2) Bal-Batuk-a "(Rab) Baal batık memleketi; Baail'in yok olduğu memleket." Bu kelime Kapadokya adının kaynağı olan Elâmca Kautbaduka > Kt-batuk-a, Het-batuk-a "Hatti/Hitit halkının battığı (yok olduğu) ülke; Kappadokya" (Diker, Bölüm 21) ifadesinin bir benzeridir].

Balih, Tufan'dan sonra kurulan Birinci Kiş Çağı kralının adı (y. M.Ö. 3000), ki bizce Türkçe Bölüg/Bölük ("bölen; taksim eden") anlamındadır. Bu ad, Hz. İbrahim'in atalarından Eber'in oğlu Peleg ile eşdeğer olup, Tevrat'ta Aramca anlamı "taksim" olarak doğru şekilde verilmiştir. Tarihçi Taberî bunu Balig şeklinde verir ve "anlamı Süryani dilinde 'bölen kimse" demektir; çünkü Âdem oğulları arasında dünyayı aralarında paylaştıran kişi o idi" der].

Buran(un) 'Fırat ırmağı'[nın] [>Ogurca Buran (>Türkçe muran/müren "ırmak"].

du/tu 'doldurmak; içine koymak'>Göktürkçe-Orta Türkçe-Kumanca tu- "kapatmak, tıkamak, engel olmak." Bu kelime tüwek/tüfek/tüfenk kelimesinde mevcuttur. Her ne kadar tüfenk kelimesi lügatlerde Farsça bir kelime olarak gösteriliyorsa da, aslında Türkçe bir sentaksa sahiptir: Türkçe-Farsça tu-fenk "tıka ve at": Türkçe tu- "tıkamak, kapamak" ve Hintçe-Farsça fenk, phenk "atmak."Kaşgarî'ye göre, Çigil Türkçesi bir kelime olan tüwek "patlangıç; serçe kuşlarını vurmak üzere içerisine yuvarlak tane konulup, üfürülerek atılmak için kullanılan boru" anlamını taşır].

dumu "oğlu" (keza, Akhamenid Elâmca ve Hititçe dumu "oğlu") [>tohum-u "tohumu; çocuğu, oğlu": Farsça tuhm (Türkçe tohum) "asıl, kök; döl"].

dumu-sal 'kız, kızı' [>tohumu dişi; kız çocuk"].

Dumuzi 'Sumer çoban-tanrısı, Tanrıça İnnana'nın eşi; Tufan-öncesi bir Sumer kralının ve Birinci Uruk Çağının dördüncü kralının adı [>Tuhm-u-izi* veya Tuhm-u- isi* "tohumu Tanrı; Tanrı oğlu": Türkçe izi/isi (gir (Sumerce ve [Ogur Türkçesi] 'ayak' (Urartuca kuri) [g = sıfır: gir >ir>iri>arı>araMod. Türkçe ayak].

giş 'ağaç, odun' [>Dobruca-Kırım Türkçesi agaş, Mod. Türkçe ağaç, Eski Türkçe ıgaç, Orta Türkçe yıgaç].

gişge 'gölge' [>köşige (Orta Türkçe) "zayıf gölge, az gölge"].

gud 'sığır; boğa, öküz" [ Dobruca-Kırım Türkçesi oguz, O. Türkçe öküz, Mod. Türkçe öküz; Ogurca ogur > Mac. ökör, Çuv. vıgır/ogur, Mongol ukur/ukor, Gk. our (.os) "yabanî boğa." Lat. ûr (.us) (uur/ugur) "yabanî öküz"].

gud-áb 'inek' ["dişi sığır"].

İdigat 'Dicle ırmağı' [> (1) idi-ogud "tanrı-boğa"; (2) Iduk-ogud "kutsal boğa": Türkçe ogud/öküz "öküz, boğa", ıduk "kutlu, hür". Eğer Sumerce id "ırmak" kelimesi ifade içinde ise: (3) İdigat > İd-gud "ırmak-boğa; boğa ırmağı"].

İdigna, Dicle'nin diğer adı [>Iduk-ine(k) "kutsal inek": Türkçe inek, Bulg. -Çuv. ine, Mac. ünö. Veya, İdigna>İd-igne>İd-ine(k) "ırmak-inek; inek ırmağı"].

men "ben>men "ben"

Paşe, (Babilce) Kassitlerden sonra Nebuchadrezzar I'in (y. M.Ö. 1146-1123) kurduğu sülâlenin adı [> Türkçe Bahşı "büyücü, efsuncu; hoca, tabib; öğretmen"].

paşi(şu), Hz. Nuh'un Sumerce karşılığı Kral Ziusudra'nın diğer bir lâkabı [>pağşi-si>Türkçe bahşı-sı "hocası"].

pasisu 'takdis edenler; mukaddes işleri yapanlar' (Sayce, Archibald Henry, The Passing of Empires, London) [kelime yukarıdaki paşişu kelimesinin diğer bir okunuşudur: > Türkçe bahşı-sı "hocası"].

sabattu, (Sumerce ve Babilce) 'kalp-durmak; tatil günü"; İbranîce sabat "Cumartesi" [>Türkçe sağ-bat-tı "uyanıklık [hayat] sona erdi; tatil"].

sag 'iyi' [> Türkçe sağ "sağ, salim, iyi"].

sal 'kadın, dişi' [>zâl (Farsça) "yaşlı kadın", ve/veya zel (Arapça) "bir hata, yanlış"].

sanga/sangu/sungu (Sumerce, Babilce, Asurice) 'ruhanî lider; kral, hükümdar' [>Türkçe sun-ug, sun-uk "sunan kişi": Türkçe sun- "sunmak, kendine doğru çekmek"]. Sunuk "kral" kelimesi, Eski Mısır Fravun adlarında S'ankh/Senekh (Diker, Bölüm 29), Akhamenid Elamcası'nda sunki (Bölüm 21), Likya dilinde snk (Bölüm 12), ve Part devri Süryanîce/Aramca'sında snq (Bölüm 19, 8. Hal) şekillerinde mevcuttur.

Sargon (Sargina), Akkad kralının Sumerce adı. Keza Asur kralı Sargon II (M. Ö. 721-705) [>Sar-Kün "kral, (ve) güneş-tanrısı." Burada Sargina kelimesinde sondaki -a muhtemelen bir son-ek'tir].

tuku 'takip etmek, mânevî veya zihinsel bir yol takip etmek; bir şey aramak' [>toku (Uygurca) "töre, tören, merasim, âdet, örf". Bu kelimeyi Urartucada ·-uhi ('nizam, kural') [>çokı< tokı/toku "töre"] kelimesinde de bulduk].

tukum-bi 'eğer' [>toku-m bu "yasam, bu!"].

Ur-Zababa Kiş şehrinin Sumer kralı. Sonradan Akkad kralı olan Sargon bu kralın sâkisi idi. Zbaba/Zababa ise aynı Kiş şehrinin Sumer savaş tanrısıydı [Ur-Zababa zi 'ruh' [>izi< Türkçe izi/isi/iti/idi "tanrı"].

KAYNAKLAR VE KISALTMALAR

Deimel 1928 (P. Anton Deimel, Sumerisches Lexikon, Roma, 1928).

Diker 1996, 1999 (Diker, Selahi, And The Whole Earth Was Of One Language, İzmir, 1996, 1999. Bkz: www.lostlanguages.com).

Diker 2000 (Diker, Selahi, Türk Dili'nin Beş Bin Yılı, İzmir, Mart 2000, s. 19-21.

Diker, Mart 2000 (Diker, Selahi, "İpek Yolu Üzerinde Türkçe Yazıtlar", Bilim ve Ütopya Dergisi, Mart 2000, s. 31-33.

DLT (Kaşgarî, Mahmut, Divanü Lügat-it Türk, 4 Cilt, Besim Atalay tercümesi, TDK Yayınları 521, Ankara, 1986).

Ertem (Ertem, Hayri, Boğazköy Metinlerine Göre Hititler Devri Anadolu'sunun Faunası, Ankara Üniversitesi Yayınları, No.157, Ankara, 1965).

Gordon (Gordon, Edmund I., Sumerian Proverbs, University of Pennsylvania Publication, Philadelphia, 1959; Greenwood Press, New York, 1968).

HalLSL (Halloran, John A. (Internet) "Lexicon of Sumerian Logograms",http://www.primenet.com/~seagoat/sumerian/sumerlex.htm 1996-1998).

Landsberger (Landsberger, Benno, Materials for a Sumerian Lexicon, Vols. III-V, 1955).

Melikishvili (Melikishvili, G.A., Die Urartäische Sprache. A. Kammenhuber, M. Salvini. Studia Pohl 7. Rome: Biblical Institute Press, 1971).

PaÇŞS (Paasonen, H., Çuvaş Sözlüğü, TDK, İstanbul, 1950).

Prince (Prince, John D., Materials for a Sumerian Lexicon, Leipzig, 1908).

Rasonyi 1971 (Rasonyi, L., Tarihte Türklük, TKAE, Ankara, 1971).

REDH (Redhouse Sözlüğü, İstanbul, 1969).

Tarcan 1998 (Tarcan, Halûk, Ön-Türk Tarihi, Kaynak Yayınları, 1998, s. 79, 311: Kaynağı: Mirşan, 1991, 37-38).

Tarcan 2001 (Tarcan, Halûk, "Türkleri Çökertme Taktiğini Çökertme", Töre Dergisi, Sayı: 2, Sayfa: 14, Töre Yayın Grubu, Park Cad. No: 30, Kat: 6, Çağlayan, İstanbul).

Tekin 1976 (Tekin, Talat, Türk Dünyası El Kitabı, TKAE, Ankara, 1976, s. 119-130).

Tuna 1991 (Osman Nedim Tuna, Sumer ve Türk Dillerinin Tarihî İlgisi İle Türk Dilinin Yaşı Meselesi, TDK Yayını, 561, Ankara, 1990).

ÜIDKT (Ülküsal, Müstecip, Dobrucadaki Kırım Türklerinde Atasözleri ve Deyimler, TDK, Ankara, 1970).