SİLÂHLI GÜCÜN YOKSA BÖYLE EZİLİRSİN

Orkun
Kerkük’te yine Türk kanı akıtıldı. Bu kaçıncı ve acaba sonuncu mu? Türkmenlerin bulunduğu araca bilinçli olarak ateş açan, araçtakilerden ikisinin ölümüne, ikisinin yaralanmasına sebep olan bu çapulcular, cür’etlerini nereden alıyorlar? Öldürülenlerden birinin, İnsan Hakları Derneği başkanı Muayyed İbrahim’in kardeşi olması da cinayetin üzerindeki kuşku uları büsbütün artırıyor.

Anlaşılan o ki, Türkmenler efendi efendi oturdukça, bu katliam serisi devam edip gidecek. Türkmen aydınlar ve yetişkinler bir bir ortadan kaldırılacak, topluluk öndersiz bırakılarak teslim alınacak. ABD’nin resmî tutumu da, Kürtlerin Kerkük’e sistemli yerleştirilmesine göz yummak, hattâ onlara arka çıkmak . Conilerin Türkiye’ye aldırdığı filân da yok. Âdeta bir misilleme ile karşı karşıyayız.

Bu gidişe dur demenin bir yolu yok mu? Elbette var. Artık herkes biliyor ki, güçlüysen haklısın. Kendini koruyacak kuvvetin yoksa haklı olman bir işe yaramıyor. O hâlde, Irak Türkleri, şimdikinden çok daha güçlü olmak zorunda. Bu da ancak hızlı ve etkili bir silâhlanmayla mümkün olabilir. Namusunu, malını, mülkünü, şerefini, toprağını silâhla koruyamazsan elinden alırlar. Mazluma da sadece ağlamak düşer. Bu gerçeği kabul etmeli ki, Türkmenlerin hatırı sayılır bir silâhlı güce kavuşmaları mümkün olabilsin. Yoksa daha çok Türkmen aydını yol ortasında katledilir, bize de sadece dövünmek düşer. Bunun ayıbına katlanmak ne kadar zor.