Milliyetçiliğin Fetvacı Yorumcuları

Prof.Dr. Reha Oğuz Türkkan
Milliyetçiliği ve Türkçülüğü araştıran bir “bilim adamı” rolündeki bu zata sormazlar mı: Yüz milyon kadar Türk, Sovyet zulmü altında yaşamıyorlar mıydı? İnsan Hakları yok muydu, yoksa onlar “insan” değil miydi? Türkçüler bu davayı güttüler diye “korkunç ırkçı-Turancı” oluyorlar da, Ruslar gadre uğramış masumlar mı? Tarih hangisini haklı çıkardı?

Önümde iki yeni kitap duruyor; ikisi de uzun isimli. Biri: “Mukayeseli Sosyal Teori ve Tarih Bağlamında Milliyetçilik”; diğeri “Türkiye’de Folklor ve Milliyetçilik”.

Bu son kitabın yazarının adını vermeyeceğim.

Tam bir yıl önce bana çok sevdiğim bir yazar arkadaşım tarafından yollanmıştı; kızının eseriymiş. Yorumlamamı istiyordu. Okuduktan sonra kapağın içine şu notu düşmüşüm;

“Türkçü dostumun kızına yakışmayacak kadar milliyetçilik karşıtı, yanlı ve bilimsel olarak da (çünkü kızımız İndiana Üniversitesi’nde master, Pennsylvania Üniversitesi’nde de doktora yapmış) eksik araştırmalı, kaynakları bile hep belli sol kesimden ibaret olan bir kitap. Yazık!”

Kızımızın babası 1970’lerde Türkçü bir gazetenin yayın müdürü iken benimle de, rahmetli Erol Güngör’le de çalışmıştı (hâlâ da “milliyetçi” diye bilinen bir gazetede köşe yazarı). Ama kızı, bizim milliyetçilik hakkındaki yazı ve kitaplarımızdan hiç söz etmediği gibi, Nihal Atsız’ı da ancak eleştirmek için ele alıyor (sh. 160, vb).

Sanki Komünistlerin Kulübü!

Yazar hanım, komünistlerimizden Pertev Nailî Boratav’ın savunuculuğuna soyunmuş. Kitabının önemli bir kısmını ona karşı çıkanları tenkit etmeye ayırmış. Âdeta Boratav’ın avukatı!

Hadi eserin iki konusundan biri folklor olduğuna göre, folklor uzmanlığı şüphe götürmez olan Boratav’a sempatisi olduğu için böyle yapıyor diyelim. Ya o Komünist Partisi kurucularından Behice Boran (sh.154 ve ötesi), bir zamanların ünlü “Kızıllarından” Niyazi Berkes ve diğerleri ne oluyor? Gariptir, benim 1943’te yayınlanan “Kızıl Faaliyet” adlı kitabımdaki marksistlerin hepsi neredeyse bu kitapta sütten çıkmış ak kaşık gibi arz-ı endam ediyor! Ve Türkçüler “hasım” olarak görülüyor.

Çok zengin olan “kaynakça/bibliyografi”sini çok acele bir saydım: 350-400 kitap ve dergi adı! Hadi yarısından fazlası folklorla ilgili desek, milliyetçiliğin kaynak eserleri olması gerekenlerin arasında ne benim “Yükselen Milliyetçilik” (1995), ne o kadar sahife ayırdığı 40’ların “Türkçülüğe Giriş” ve “Milliyetçiliğe Doğru” kitaplarımdan, ne Ayhan Tuğcugil’in “Türk Milliyetçiliği Fikir Sistemi” (1970’ler), ne de Erol Güngör gibi daha nicelerin bu konudaki eserlerinden bahis var.

İşte Türkçü, milliyetçi dostumun kızı bu!

Adını merak eden araştırıp kolayca bulabilir.

Milliyetçiliğin Bilimsel

Araştırması!

Gelelim öteki kitaba.

Bunun yazarının adını verebilirim: Süleyman Seyfi Öğün. Bu yılın kitabı.

Altan Deliorman’ın tesbitine göre Landau’nun yeni değişmiş baskısıyla aynı yanlışları yapıyor -ama, gariptir, “Seçilmiş Kaynaklar” kısmında 50’ye yakın eser arasında Landau’dan hiç söz etmemiş.

Kitabın yarıdan fazlası milliyetçiliğin doktrini ve Batı’daki seyri üzerine yoğunlaşmış. Yazar bunları etraflı bir şekilde ele almış. Katılmadığım bazı iddialar (meselâ milliyetçiliğin, “aydınlanma mirasının tam olarak reddedilmesiyle tarih sahnesine” çıktığı görüşü) varsa da, bunlara girersek, Hasan Celâl Güzel’in “Yeni Türkiye” dergisine yazdığım gibi 40-50 sahifelik bir “makale” vermem gerekebilir Orkun’a! Onun için 135. sahifede başlayan “2. Dünya Savaşı Bağlamında Türk Milliyetçiliği” bölümüne atlayacağım.

Yazarın Türkçülüğe nasıl bir gözlükle baktığı, daha baştan Uğur Mumcu’nun “Cadı Kazanı”na atıf yapmasıyla beliriyor. Ondan sonra da Türkçülüğün (ona göre ırkçı-Turancılığın) kökenini yanlış bir tarih yorumuyla ve ağırlığıyla Reşit Saffet’e (Atabinen), Fuat Şükrü’ye, A. Çandar’a ve Muharrem Feyzi (Togay)’a dayandırıyor. Atsız hakkındaki değerlendirmelerinin doğruluk-yanlışlık payını Orkun’da arkadaşlar eminim belirteceklerdir.

Benim hakkımda yazdıklarına gelince, konuyu doğru dürüst araştırmadığını, dergilerimizin arasına hiç duymadığım “Çağatay” diye bir yayını koyması ile anladım. “Çınaraltı”nın ise “ırkçı” bir alt başlık koyduğu doğru değil.

S.S. Öğün’ün Türkçü dergilerde en ön plândaymış gibi Yahudi düşmanlığını (kâh “anti-semitizm”, kâh sh. 137’de yanlış olarak, “semitizm” gibi deyimler kullanarak) göstermesi dengesiz araştırmasının bir başka örneğidir.

Nuri Paşa Hitler’in Maşası mıydı?

Nuri Paşa (Killigil-Enver Paşa’nın kardeşi) hakkında yazdıkları da hep solcuların yaptıklarından farksız (sh.140). Alman-Rus Savaşı’nın başında Nazilerin Nuri Paşa’yı Berlin’e çağırıp esir düşmüş Türk kökenlilerin başına geçerek Sovyetlerle süren savaşa katılmasını istediklerini hep yazarlar da (ki buraya kadar doğrudur), Paşa’nın, Hitler’in Türk yurtlarının tam bağımsızlığını garantileyecek bir protokol imzalamayı atlatmaları karşısında Türkiye’ye geri dönüşünü yazmazlar. Nuri Paşa, bu teklifi reddedişini bana da anlatmıştı ve ben birçok defalar yazdımdı. Ama bu gerçek bilinirse “Turancılar Nazilerin âletiydi” iftiraları tutmayacaktı -onun için hep duymamazlıktan geldiler- S.S. Öğün’ün bu kitabında da yaptığı gibi. Hattâ öyleye getiriyor ki Stalin’in savaştan sonra Türklere uyguladığı yeni soykırımı haklıymış gibi gözüküyor. Kitabın yazarına göre 1940’larda Türkçülük -hükûmetin zaman zaman destekler görünmesi dahil- utanılacak bir dönemmiş ve “Cadı Kazanı durulup Türkiye yeniden kurulan dünyaya doğru kendisini temize çıkarmış olarak adım” atmış (sah.141)!

Soralım mı?

Milliyetçiliği ve Türkçülüğü araştıran bir “bilim adamı” rolündeki bu zata sormazlar mı: Yüz milyon kadar Türk, Sovyet zulmü altında yaşamıyorlar mıydı? İnsan Hakları yok muydu, yoksa onlar “insan” değil miydi? Türkçüler bu davayı güttüler diye “korkunç ırkçı-Turancı” oluyorlar da, Ruslar gadre uğramış masumlar mı? Tarih hangisini haklı çıkardı? Türk Milliyetçiliği bu şekilde, yani gerçekçi ve bilimsel olarak, neden ele alınmamış?

163 sahifelik bir kitap yazacaksın, madalyanın öbür yüzünü saklayacaksın! 43 kaynak göstereceksin (6 sı da doğrudan doğruya Türk milliyetçiliğiyle ilgili), ama Atsız’ın, Nejdet Sançar’ın yüzlerce Türkçü eserin, benim (hem, o kadar çok İngilizce kaynak gösterdiği halde, Amerika’da, İngilizce olarak konuyla ilgili) kitaplarımızı, Türkiye’dekileri de görmeyecek, görmemezlikten geleceksin; hâlâ yayımlanan Türkçü dergileri (meselâ Orkun’u, Türk Yurdu’nu) incelemek yerine malûm Tanıl Bora’ları zikredeceksin, ve kapakta “milliyetçi olmak endişesi taşımamakla” övüneceksin!

Sonra da bu yazılar, bu kitaplar, bu sözde araştırmalar “bilimsel” sayılıp basında paslaşa paslaşa gerçeklik kabuğuna bürünecek!

Eh, bizim milliyetçi yazarlar da başka milliyetçi eserleri görmemezlikten gelmeye devam ederlerse olacağı bu.

• • •

Reha Oğuz Türkkan’ın, tenkidini yaptığı kitap yazarlarının konularıyla ilgili olduğu halde görmedikleri veya söz etmedikleri eserleri:

• Türkçülüğe Giriş (1940) İstanbul

• Milliyetçiliğe Doğru (1943) İstanbul

• İleri Türçülük ve Partiler (1946) İstanbul

• Turkish-American Eneyolopedic Digest (1970) New York

• Tabutluktan Gurbete (1975) İstanbul

• Biz Kimiz (1987) İstanbul

• Türk Milliyetçiliğinin Kısa Tarihi (1992) İstanbul

• Yükselen Milliyetçilik/21. y.y Türk Milliyetçiliği (1995) İstanbul