İlle Dil, İlle Tarih, İlle Coğrafya

Ramiz Asker
Sovyetlerin yıkılışından sonra Türklük ve Türkçülük açısından yepyeni bir fırsat doğmuştur. Şu anda dünyanın siyasî haritasında bir zamanlar biricik bağımsız Türk Devleti olan T.C.’nin yanısıra daha 6 Türk Devleti vardır. Bunlar Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, KKTC, Türkmenistan ve Özbekistan’dır. Bu devletler dışında Rusya Federasyonu bünyesinde yer alan Tataristan, Başkurdistan, Yakut-Saka kendilerini bağımsız ilân etseler de henüz uluslararası hukuk subjekti olamamışlardır. Ayrıca, Rusya’da belli bir özerkliğe sahip Çuvaşistan, Hakas, Tuva, Dağlık Altay, Karaçay, Balkar Türkleri, hiçbir özerklikleri olmayan Kırım, Nogay, Kumuk Türkleri, Çin egemenliğinde can çekişen Doğu Türkistan, İran boyunduruğunda ezilen Güney Azerbaycan, Irak’ta Arap ve Kürt çizmeleri altında inleyen Kerkük-Musul Türkleri, özerklik haklarından yoksun Batı Trakya, Balkan Türkleri ve statüleri belirsiz birçok Türk toplulukları mevcuttur.

Şimdi asıl mesele o bağımsız Türk devletinde ve bunların dışında bulunan Türk topluluklarında Türkçülük akımlarını geliştirmektir. Burada izlenecek yöntem ve slogan şöyle olacak: Türkçülük politik değil kültürel meseledir! Böylece, Türklere cephe alan düşman güçleri ürkütmeden, aşırı tepki uyandırmadan Türkçülüğün kültürel sorunları ele alınmalı, dünya Türklerinin etno-kültüroloji, yani dil, kültür, etnografileri, gelenek ve görenekleri tarihî-çevresel etkenlerin yol açtığı özellikleri araştırılmalıdır.

İsmail Gaspıralı’nın “Dilde, fikirde, İşte Birlik” slo ganı, Ziya Gökalp, Ali Bey Hüseyinzade, Yusuf Akçuraoğlu, Zeki Velidî Togan, Nihâl Atsız gibi Türkçülerin düşünceleri doğrultusunda Türklere sağlam Türkçülük bilinci, çağdaş milliyetçilik duyguları aşılanmalıdır.

Propaganda 3 ana koldan-dil, tarih ve coğrafya- yürütülmelidir.

Türkçenin çeşitli yerel lehçelere neden ve nasıl parçalanmış olduğu anlatılmalı, Türkçenin gerçek kudreti gözler önüne serilmelidir. Acilen özel bilimsel dil heyetleri kurulmalı, Türkçenin Genel Hazine Sözlüğü, Lehçeler Sözlüğü, Sıklıklar Sözlüğü, Terimler Sözlüğü vb. hazırlanmalıdır.

1991’de T.C. Kültür Bakanlığı’nca basılmış 2 ciltlik (metin ve endeks) “Karşılaştırmalı Türk Lehçeleri Sözlüğü” 15-20 belki 30-40 cilt hâlinde yeniden hazırlanıp milyonlarca nüsha tirajla basılmalıdır.

Anadolu Türkçesi baz alınarak Ortak Türkçe kurulması için Türk lehçelerindeki ortak kelimeler tesbit olunmalı, ortak imlâ, telâffuz, Lâtin kökenli ortak alfabe tesbit olunmalı, Ortak Türkçenin imkân ölçüsünde sade grameri (esperanto türünde) meydana getirilmelidir. Bu ortak Türkçe daha sonra okullarda zorunlu ders olarak okutulmalıdır. TDAV’ın 7 yıldan beri basmakta olduğu Türk “Dünyası Tarih Dergisi” türünde, “Türk Dünyası Dil Dergisi” veya “Ortak Türkçe Dergisi” de yayınlanmalıdır.

Son iş olarak Türk Devletleri ortak dilekçe ile Birleşmiş Milletlere başvurarak Türkçeye BM resmî dili statüsü verilmesini talep etmeliler.

Türkçülüğün gelişiminde Türk tarihi en önemli etken olabilir ve olmalı. İlk iş olarak 50-60 ciltlik Genel Türk Tarihi Ansiklopedisi hazırlanmalıdır, burada dünya Türklerinin hepsi eksiksiz olarak ihtiva olunmalıdır. Bu eser daha sonra dünyanın belli başlı dillerine de çevrilmelidir.

Türk Devlet ve Topluluklarında her kuşaktan insanlar için sade dilde tarih kılavuzları hazırlanmalı, okullarda okutulmalıdır. Türklerin tarih boyunca 16 muhteşem imparatorluk kurmuş oldukları, hiçbir zaman toptan esaret altına girmemiş oldukları, çok büyük ve zengin bir kültür sahibi oldukları bilinçlere yerleştirilmeli, uzun süre sömürge hâlinde bulunmuş Türk topluluklarının aşağılık duygusundan sıyrılmaları sağlanmalıdır. Bunun için ilâveten Türk Büyükleri, Türk Kültürü, Tarih Boyu Türk Edebiyatı, Türkler ve Bilim vb. konulu özel ansiklopediler hazırlanmalıdır.

Türk coğrafyası da Türkçülüğe büyük yarar sağlayacak daldır. 14 milyon kilometre karelik Türk yurdunun dağları (Ural, Altay, Kafkas, Pamir, Sayan, Himalaya, Tanrı Dağları), ırmakları (Lena, Yenisey, Irtış, Volga, Ural, Kura vb.), gölleri (Dünyanın en büyük gölü Hazar, dördüncü gölü Aral, en büyük tatlı su gölü Baykal, Balkaş, Issık Gölü vb.), denizleri (Ege, Marmara, Karadeniz, Akdeniz vb.) stepleri, ovaları, ormanları, bu topraklar üzerinde oturan çeşitli Türk boyları teker teker anlatılmalıdır.

230 milyon dünya Türklüğü bilinçlendirilmeli, böylece birbirine tanıttırılmalıdır.

İşte Gelecekte Türkçülük böyle olmalı!

Bunların dışında, örneğin Ankara’da özel Türk Dünyası Üniversitesi kurulmalı, her Türk topluluğundan 75’er öğrenci alınarak Dil, Tarih ve Coğrafya fakültelerinde özel programla eğitilmelidir. Bu gençler master ve doktoralarını bitirmeden mezun olmamalı, daha sonra hepsi kurulacak Türk Dünyası akademisine alınmalı, akademik çalışmalarla uğraşmalılar.

Türkçülüğü ilerletmek için saydıklarımızın dışında özel TürkPress Haber Ajansı, özel Türk TV kanalı, Türk FM Radyosu, Türk Dünyası Gazetesi kurulmalıdır. Ek olarak Türk Gazeteciler, Yazarlar, Besteciler, Sanatçılar, Sinemacılar... birlikleri de kurulmalıdır. Ayrıca, her sene Türk Sineması, Türk Müziği, Türk Tiyatrosu vs. haftaları düzenlenmeli, Türk Olimpiyatları yapılmalıdır.

Bunlar yapılırsa 21. yüzyılda Dünya Türkleri o denli kucaklaşacak ve kaynaşacaklar ki, Birleşik Türk Devletleri (ABD türünde) tezini gündeme getirecek ve bunda başarılı olacaklar.

Tanrı Türk’ü Korusun

Ramiz ASKER

1954’te doğdum. 1978’de Moskova Ü. Gazetecilik Fakültesini bitirdim. 1978-83’te Bakü Radyosunda çalıştım. 1983-91’de “Odlar Yurdu” Gazetesi Gn. Yayın Yönetmenliği görevinde bulundum. 1991-92 yıllarında Hürriyet Gazetesinin (İstanbul) ve Uluslararası Haber Ajansının (Ankara) Azerbaycan muhabirliğini yaptım. 1992-93’te Azerbaycan Turizm Bakanlığı Tanıtma Gn. Müdürü oldum. 1992-97 arasında Yeni Forum (Ankara) Dergisi Azerbaycan temsilcisi oldum.

1997’den bu yana Azerbaycan Gazeteciler Birliği Genel Sekreteriyim.

Evli ve 3 çocuk babasıyım.