Ali Kerimli ile Söyleşi: "İktidar Olursak Türkiye ile Bütünl...

Hüseyin Adıgüzel
Röportaj :

124/31 Ekim 2001 tarihinde yaptığımız Azerbaycan seyahati sırasında Azerbaycan Halk Cephesi Partisi Genel Başkanı Sayın Ali Kerimli ve Müsavat Partisi Genel Başkanı sayın İsa Kamber Bey ile; Azerbaycan'ın sosyal, ekonomik ve siyasî durumunu, Türkiye ile ilişkilerini, Bakü-Ceyhan Boru Hattını, Türk dünyasını ve son olayları uzun uzun konuştuk. Kendilerine, gösterdikleri dostluk ve yakınlıktan dolayı son derece müteşekkirim. İlk sohbetimiz Azerbaycan Halk Cephesi Partisi Genel Başkanı Sayın Ali Kerimli ile oldu.

*

S- Azerbaycan'ın bugünkü durumunu tahlil edebilir miyiz? Bu durum A.H.C.P. olarak sizi memnun ediyor mu?

C- Azerbaycan'da bugün siyasî vaziyet, sosyal ve ekonomik vaziyetten iyi görünse de demokratik ülkelere, meselâ Türkiye'ye göre oldukça kötü ve tehlikelerle dolu bir durum arzetmektedir.

Sosyal vaziyet gün geçtikçe kötülemekte... Aile şirketi1, Azerbaycan'ın bütün gelirlerine el koyduğu için, halka ulaşan hiçbir şey yoktur. Çok düşük gelirlerle (ayda 10 veya 20 $) geçinmeye çalışan halkta büyük sıkıntılar var. Aileler parçalanmış, erkekler para kazanabilmek için ya Rusya'da ya da Türkiye'de çalışıyor, aile fertleri istemedikleri hâlde fuhuş bataklığına sürükleniyor. Fahişelik artıyor. Hırsızlık, uğruluk çoğalıyor. Bütün bunların önünü almak için hükûmet ne yapıyor? Barları, gece kulüplerini saat 11.00'de kapatıyor. Orada çalışan insanların, bu işleri karınlarını doyurmak için yaptıklarını göz ardı ederek, sadece gece kulüplerini erken kapatmakla işi çözeceğini düşünmek, onlara maddî destek vermemek, açlığa ve yokluğa mahkûm etmektir.Bu sadece bir örnektir. Ekonomik vaziyet iyi olsa zaten bunlar olmayacak. Bunu daha sonra konuşalım. Şimdi gelelim siyasî duruma.

Kasım 2000'de parlâmento seçimleri yapıldı. Biz bu seçimlere maalesef bölünerek girdik. Bölenler, bizi olmadık sözlerle karaladılar. Rahmetli Elçibey'in emanetine ihanet ettiler. Bu arada Müsavat Partisi de bize karşı olan kampanyaya iştirak etti. Bütün bu olumsuzluklara karşı yine de umduğumuz oranda olmasa da seçimlerden başarıyla çıktık. Dört adayımız partiden, iki adayımız da bağımsız olarak seçimleri kazandılar. Mecliste muhalif olarak en çok üyeye sahibiz. Yani sizin ülkenizde dendiği gibi ana muhalefet olduk. Bizden sonra Vatandaş Hemreyliği Partisi üç, komünistler iki, bağımsızlar üç milletvekilliği kazandılar.2 Diğer partilerden kimse parlâmentoya giremedi. Bu açıdan baktığınız zaman başarılı olduk diyebiliriz.

Seçimlerden sonra ne oldu? YAP iktidar partisi olarak, kaldıkları yerden işe devam ettiler. Değişen hiçbir şey olmadı. Biz muhalefet olarak, birlikte hareket etmeye, birlikte çalışmaya yönelik faaliyetlere başladık. Tüm muhalifleri bir araya getirmeye çalıştık. Bütün iyi niyetli girişimlerimize rağmen, bizden ayrılanlarla ve Müsavat Partisi ile bir araya gelemedik Şimdilik bizim çağrılarımıza ve tekliflerimize olumlu baktıklarını söyleyen Vatandaş Hemreğliği Partisi ve Azerbaycan Millî İstiklâl Partisi ile görüşmelerimiz sürüyor. Bu iki gün içerisinde, ortaklık anlaşmasını imzalayabileceğimizi düşünüyorum. Bizim dışımızda Müsavat Partisi de çalışmalar yapıyor. İsa Bey, bizden kopanlarla anlaştı gibi. Liberal Parti Başkanı Lâle Şevket ve Adalet Partisi başkanı İlyas İsmailov ile görüşmelere devam ediyor. Görünen o ki, tek bir iktidar partisine karşı iki cephe oluşturmuş parçalanmış bir muhalefet var. Bu durum elbette iyi bir tablo değil. Çünkü, iktidarın istediğini yapıyoruz. Böyle muhalefet olmaz. Şimdilik ilk birleşmelerin, ortaklıkların bitmesini bekliyoruz. Sonra yeniden atağa geçeceğiz. İki cepheyi birleştirmeye çalışacağız. Gerekirse fedakârlık yapacağız, ama bu işi başarmaya bakacağız. Yoksa iktidara karşı şansımız olmaz.

S- İş birliği yapmaya çalıştığınız AMİP Lideri İtibar Memmedov'un, sizin iktidarınız döneminde, millî hareket döneminde yaptıklarından dolayı3 onu tabanınıza nasıl kabul ettireceksiniz? Siz, bu iş birliğini içinize sindiriyor musunuz?

C- Politikada, saatlerin değil, dakikaların önemi vardır. Bu yüzden Etibar Memmedov ile görüşlerimizde eskiyi bir kenara koyduk. Bugünü konuştuk. Tabiî ki, ihtiyatla yaklaştık. Gördük ki, bugün için bu işbirliği bir şart oluyor. Biz de bu şartı yerine getiriyoruz. Doğal olarak partinin içinde bir tepki oluştu. Onlara sadece bana güvenmelerini söylüyorum. Bana güvensinler. Bugüne kadar güvenlerini nasıl boşa çıkarmadıysam, bugün de çıkarmayacağımı bilsinler. Ben içime sindiriyor muyum! Müsaadenizle bunun cevabını kendime saklayayım.

S- Türkiye ile ilişkileriniz ne düzeyde? Kimlerle, hangi kuruluşlarla temas ediyorsunuz? Türkiye'den beklentileriniz neler?

C- Türkiye ile rahmetli Elçibey döneminde başlayan çok güzel ilişkilerimiz vardı. Elçibey'den sonra, bu ilişkilerimizde biraz gevşeklik olduğunu seziyorum. Bunun birinci sebebi bizden ayrılanların, Türkiye'de aleyhimize çok yoğun propaganda yapmaları. Onların Türkiye'de etkili dostları var.

Özellikle Fazıl Gazenferoğlu, dört yıl Türkiye'de yaşadı. Onlar bizi başka türlü anlattılar. Bir sürü yalan söylediler. Tabiî ki bizi yeteri kadar tanımayan insanlar, onların sözlerine inandılar. Bizimle alâkalarını soğuttular. Ben şimdi sizin vasıtanızla herkese sesleniyorum.

"Bugün A.H.C.P. millî harekâtın en güçlü kuruluşu olarak, Elçibeyin misyonunun taşıyıcısı ve uygulayıcısıdır. Elçibey misyonunun devamıdır. Ben, bu kuruluşun başkanı olarak 1988 yılından ölümüne kadar, Elçibey'in yanında çalışmış, onun fikir ve ideolojisi ile büyümüş bir insanım. Ne biliyorsam hepsini ondan öğrendim. Yedi yıl Elçibey adına partiyi yönettim. Eğer, benim bir yanlışım olsaydı, bey beni bu kadar yıl yanında bulundurur, dört yıl genel başkan birinci yardımcısı olarak tutar mıydı? Ben bir Türk milliyetçisiyim, taviz vermez bir Türkçüyüm. Dürüst, çalışkan, namuslu bir Türküm. Bununla da gurur duyuyorum. Bizi, başkalarından değil, bizi takip ederek, bizimle konuşarak öğrenin."

Ben 2003 Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı seçimlerine Türkiye'nin büyük dikkat verdiğini biliyorum. Aynı şekilde İran ve Rusya'nın büyük dikkat verdiğini de biliyorum. Türkiye'de bazı kuruluşlar 2003 seçiminde aday olabileceğine inandıkları insanları Türkiye'ye davet ediyorlar, onları yakından tanımak istiyorlar. Bu gayet doğaldır. Bunu İran ve Rusya da yapıyor. Ama sadece iktidarı ya da Müsavat Partisi başkanını davet etmek doğru değil... Daha başka başkan adayları da var. Onlar da davet edilmeli. Meselâ İlyas İsmailov, Etibar Memmedov gibi. Bir de Resul Guliyev var. Adam A.B.D'de yaşıyor. Azerbaycan'a girmesi bile yasak. Elçibey'i devirenlerin ikinci adamı. Ama ne hikmetse Türkiye'de bazı kuruluşlar bu adamı aday olarak tanıtıyor ve kendisine -ne için olduğunu bilmiyorum- plâket veriyorlar. İşittiğime göre Fazıl Gazenferoğlu ve Ahmet Karaca bu işin öncülüğünü yapıyorlarmış. Bana göre boşa çekilen kürek. Yazık harcanan paraya ve zamana. Siz Orkun dergisinde bu konuda en doğruyu yazmışsınız. Ne Resul Guliyev, ne Ayaz Muttalibov, cumhurbaşkanı adayı olamazlar. Fosillerle uğraşmanın mânâsı ne?

Türkiye; Türk dünyasının en gelişmiş, en demokratik ve en büyük ülkesi. Her dış Türk gibi, bizim de Türkiye'den birçok beklentimiz var. Bunları burada sıralamanın bir mânâsı yok. Yalnız, demokratikleşme yolunda bize destek olmasını istiyorum. Azerbaycan hükûmeti üzerindeki etkisini kullanarak, daha demokratik bir ortamın kurulmasına yardımcı olabilir.

Eğer biz iktidar olursak, hiçbir meseleyi, bu iktidarın yaptığı gibi uzatıp sulandırmayacağız. Bakınız on yıldır Bakü-Ceyhan konuşuluyor. Şaşalı ve şatafatlı imzalar atıldı. Ama ortada hiçbir şey yok. Bizim iktidarımız devam etseydi, bu boru hattı şimdi çalışıyor olacaktı.

S- Cumhurbaşkanı adayı olacak mısınız? Ortada dolaşan söylentilere göre, siz aday olmayacak, İtibar Memmedov'u destekleyecekmişsiniz. Bu konuda ne diyorsunuz?

C- İtibar Memmedov ile ilişkilerimiz cumhurbaşkanlığı üzerinde değildir. Eğer partimiz isterse, millet izin verirse elbet aday olacağım. Bana verilecek bu mesuliyetli işten sadece şeref duyarım. Ben bu mesuliyetli olduğu kadar, şerefli işi uhdeme götürmeye hazırım. Tecrübelerim, bilgim ve kadromla hazırım.

S- Partinizden ayrılanların şu anda bir bölünme sürecine girdiklerini ve bazılarının geriye dönmek istediklerini duyuyoruz. Böyle bir şey var mı? Varsa dönmelerine izin verecek misiniz?

C- Onların işlerine karışmak istemiyorum. Liderlik kavgası başladı. Tabiî bundan memnun olmayanlar var. Geri dönmek isteyenlere -sadece birkaç kişi hariç- kapımız açık. Onlar kandırıldılar. Ama şimdi doğruyu görüyorlar. Bize gelmek isteyenleri kucaklarız.

S- 2003 seçimlerine daha çok zaman var. Bu yüzden biraz hayâl kuralım. Farz edelim 2003 seçimlerini kazandınız. İlk olarak yapmak istedikleriniz nelerdir?

C- Ben de faraziyeler üzerine konuşmak istemem. Ama madem sordunuz, cevap vereyim. İlk iş olarak üç mesele beni ilgilendiriyor;

1. Devleti temiz ve güvenli ellere teslim etmek,

2. Halkın geçim sıkıntısını hafifletmek, durumunu iyileştirmek,

3. Azerbaycan'ın bağımsızlığını ve devlet kuruluşunu sağlam zeminlere oturtmak.

Bunların sırası yok. Hepsi ilk yapılacak iştir. Tabiî ki, bütün işlerimizde kardeşimiz T.C. devletinin maddî ve mânevî yardımlarına ihtiyacımız olacak. Herhalde bizden bu yardımı esirgemeyeceklerdir. Ben buna gönülden inanıyorum.

S- Türk dünyası ile ilişkileriniz nasıl olacak? Dilde, fikirde, işte birlik için çalışacak mısınız?

C- Bu konuda sizden epey faydalanacağız. Sağolun, kitaplarınız ve makaleleriniz ile bizlere Türk dünyasını en güzel şekilde tanıtıyorsunuz. Sizin vasıtanızla tanıdığımız her kişi ve kurum ile alâka saklayacağız. Hayatımızın mânâsı olan, dilde, fikirde işte birliğin gerçekleşmesi için elimizden gelenin fazlasını yapacağız. Türk halklarının mutlu ve refah içinde olması bu birlikte sağlanabilir. Öncelikle alfabe birliği ve ortak dil, ilk hedefimiz. Daha sonra ortak medeniyet enstitüsü kurulmalı ve devletlerimizin hepsi, masrafa dahil olmalıdır. Tabiî ki, bunları ancak iktidar olduğumuzda yapabileceğiz. Ama şimdiden teşebbüslerimiz üst düzeyde başladı bile.

S- Ali Bey, Türkiye'ye ne zaman geleceksiniz?

C- Bugünler mümkün değil. Birkaç ay içinde meselelerimizi çözeriz. Daha sonra yapılacak bir davet ile hemen gelebilirim. Zaten gelmeyi istiyorum. Siyasî parti liderleri ve hükûmet yetkilileri ile konuşmak istediğim önemli konular var. Nasip diyelim. Bekleyelim ve görelim.

Bana bu vakti ayırdığınız için çok teşekkür ederim. Vaktinizin sınırlı olduğunu biliyorum. Sağolun, teşekkür ederim.

Gerçek bir dost olarak sizinle her yerde ve şartta konuşuyoruz. Çok kısa bir görüşme oldu. İnşallah ileride daha geniş bir zamanda, başka konularda da sohbetler ederiz. Ben teşekkür ediyorum.

Sağolun.

DİPNOTLARI

1. Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev, çocukları ve kardeşi kastedilmektedir.

2. Müsavat ve Millî İstiklâl Partisi'nden iki kişi daha milletvekili oldu. Partileri parlâmentoyu boykot etti. Ama onlar milletvekili olarak kalınca, partilerinden ihraç edildiler.

3. İtibar Memmedov, politika sahnesine Halk Cehpesi'nde başlamış, daha sonra Elçibey'i radikal olmamakla suçlayarak cepheden ayrılmıştı. Elçibey'in döneminde muhaliflerle iş birliği yapmış,

Elçibey'in devrilmesinde rol almıştı.