Ana Sayfa 1998-2012 Yeni Bir Dönem "Parti Başkanı, hükümet Başkanı"

Yeni Bir Dönem “Parti Başkanı, hükümet Başkanı”

3 Kasım 2002 genel seçimlerinin, yeni bir dönemi ve de düzeni başlattığını söyleyebiliriz. İki siyasî parti üyelerinin seçim sonunda TBMM’ne girmelerini Türk halkının istemiş ve o yolda oylarını kullanmış olması yeni bir dönemi de beraberinde getirmiştir.

- Reklam -

Asılnda, millet temsilcilerinin kullanılan ve kullanılmış oyların içinde iptal edilerek sayıma girmemiş oylar da gözlenirse genel oy toplamı % 50 altında bir oranla TBMM’ne girdikleri görülecektir. Diğer bir anlatımla millet çoğunluğu, temsilcilere oylarını vermemiştir. Kanı budur. Bütün bu gözlem içinde TBMM’ne iki partinin, iktidar ve muhalefet olarak temsilci getirdiklerini varsayabiliriz.

Bir başka gelişme de iktidar olan siyasî parti genel başkanının TBMM dışında kalmış olması yeni bir düzeni ister istemez gündeme sokmaktadır. Siyasî Parti Yasası ve seçim yasaları bu durumu yarattığına göre oturup yeni bir çalışma içine girilerek geçmişteki geleneksel durumu çizmekte fayda görüyoruz.

Zi ra artık siyasî parti genel başkanlarının TBMM dışında kalmaları da mümkün olduğuna göre, devletimiz için yeni, özel ve tutarlı yolun çizgisi çizilmiştir. Bu durumda genel bir çizgi yaratmak kabil olacağına kendimizi inandırmalıyız.

Genellikle artık; Siyasî parti genel başkanları genel seçimlerde TBMM’nin dışında kalabileceğine göre yeni düzen yaratacak çalışmalar yapılmalıdır. Türk milletinin çoğunluk oyuna sahip olmayan TBMM üyelerinin temsilde hata yapıp yapmayacağı da düşünülmelidir. Yürürlükteki seçim yasası ile yaratılan böyle bir temsil ortamının oluşması da yadırganmamalıdır. Geçecek zaman içinde bu durum ne gibi bir sonuç verir, o daha açık şekilde görülecektir. Bekleyelim ve görelim.

Aritmetik çoğunluğu elde esen siyasî parti genel başkanı, TBMM dışında kaldığı için yeni hükûmetin çatısında ve programında hem çalıştırıcı hem tedbirler yaratıcı önemli bir rolü üstlenmesinin önem taşıyacağı tabiîdir.

TBMM’inde muhalefet görevini yapacak siyasî parti de artık tek olduğuna göre, huzur dolu siyasî bir ortama girilmesini, Türk milleti özenle beklemekte ve Türkiye’nin istikrar ve güvene ihtiyacı olduğundan, muhalefetin kavga etmeden, gerçek ve yapıcı tenkitler içinde iktidara yardımcı olması istenmektedir. Fırsat yaratılmışken devletimizi içeride ve dışarıda daha güçlü yapmak hem iktidarın hem muhalefetin görevi olmalıdır.

- Reklam -

İşte böyle yeni bir düzende; yaratılacak dönemin, Türk milleti için daha verimli sonuçlar getireceği açıktır. İktidar kadar işin kotarılmasında ve başarıya varılmasında muhalefetin de olumlu hareketlerinin payı olmalıdır.

Türk milletinin, geçmiş zaman dilimlerinde olduğu gibi TBMM’ndeki siyasî parti yöneticilerinin, millî görüş ve sol ideolojik yapı nitelikleri ile, aksi ve eski yol içinde eylem ve görev anlayışına tahammülü yoktur. Eğer iktidar ve muhalefet görüşlerinde, yanlış ve tutarsız bir düşünce içine girmeden görevlerini çok bilinçli, üretken ve yapıcı şekilde ifa etmekle ısrarlı olurlarsa, devletimiz ve milletimiz kazançlı çıkacaktır.

Bir diğer önem taşıyan gündem maddesi de, AB’ye girme yolunda eski hükûmetlerin çalışmalarında; özellikle uyum sağlamak için çıkardıkları yasalar ve verdikleri tavizler ile yarattıkları ekonomik çöküntü ve huzursuz ortamı en kısa zaman içinde silecek çalışmalar yapılmalıdır. Heyetlerin plânlı ve hesaplı şekilde oluşturacağı devlet görüşümüz ile geçmişteki her olumsuz eylem yeniden ele alınarak daha olumlu ve faydalı ortam yaratılmalıdır. Tüm yabancı eylemcilerin Türkiye Cumhuriyeti Devleti üzerinde oynadığı oyunlar gözden uzak tutulmadan yeni bir devlet görüşünü benimsemekte fayda vardır.

Sayfa gibi devletimizin yaşamı da aklanmalıdır. Yeni dönemin, bilinçli bir tavırla Türk insanına çağdaş yolu açacağı ümidi oluşturulmalıdır. Günümüz, devletimizi manda içine itmeyecek güçlü ve kabul gören bir devlet anlayışına ve de görüşüne âcilen ihtiyacımız olan bir gündür.
 

Orkun'dan Seçmeler

- Reklam -