Ana Sayfa 1998-2012 TERÖR YANDAŞLARI DIŞARDA, KARŞITLARI ZİNDANDA

TERÖR YANDAŞLARI DIŞARDA, KARŞITLARI ZİNDANDA

Bir kesimin girmek için can attığı Avrupa Birliği’nin baskısı nihayet sonuç verdi. On yıla mahkûm edilmiş bulunan DEPliler, cezalarının bitmesi beklenmeden tahliye edildiler. Ve tahliye sonrası gelişmeler gösterdi ki, hapiste geçen dokuz yıl, bu kişilerde hiçbir iyileşmeyi sağlamamış.

- Reklam -

Eski DEPlilerden Hatip Dicle, barış ve kardeşlik projelerinin Abdullah Öcalan tarafından yapıldığını, barış mimarlığını daha iyi yapabilmesi için de gereken şartların oluşturulmasını (yani Öcalan’ın tahliye edilmesini) ileri sürdü. DEHAP başkanı Tuncer Bakırhan da, Abdullah Öcalan’dan “sayın” diye söz ederek hükûmetle gerillaya aynı mesafede durduklarını söyledi. “Gerilla” dediği PKK/Kongra-Gel’in dağdaki silâhlı militanları. Onların görüntüsünü yumuşatmak için “gerilla” sözünün özellikle seçi lmiş olduğu açık. Aynı günlerde bu militanlar, oraya buraya baskın yaparak korucuları, askerlerimizi ve sivil halkı öldürüyorlardı.

Hatip Dicle Türk Silâhlı Kuvvetleri’nin operasyonları durdurmasını da istedi. Çünkü operasyonlar devam ettiği sürece PKK’lılar da mukabele etmek zorunda kalıyorlarmış.

Anlaşılan o ki, DEPliler yine PKK ile ilgileri yokmuş gibi davranıp Türk devleti ile törer örgütü arasında arabuluculuğa soyunuyorlar. Halbuki herkes biliyor ki ve mahkeme kararı ile de tescil edilmiş ki, onlar PKK’nın uzantısı ve Öcalan’ın sözcüsü.

Bütün bu gelişmeler sırasında tahrik edici sahneler de yaşanıyordu. DEHAP’ın İstanbul’daki mitinginde yine Türk bayrağı yakılmak istendi. Diyarbakır’daki meydan toplantısında DEPlileri taşıyan otobüs 2. Taktik Hava Kuvvet Komutanlığı’nın önünden geçerken, konvoydakiler (Kürt bayrağının sembolü olan) yeşil-beyaz-kırmızı flamalar sallayarak zafer işareti yapıyorlardı.

Fakat, asıl şaşırtıcı olay, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün, tahliye edilen DEPlileri alelacele kabul ederek görüşmesi oldu. Tayyip Erdoğan’ın yurt dışında bulunması dolayısıyla başbakan vekili durumunda olan Gül’ün bu tavrı tepkilere yol açtı. Kendi partisi içinden bir grup milletvekili de bir bildiri yayınlayarak Gül’ün bu davranışını kınadı.

Kısa zamanda yaşanan bu gelişmeler, nihayet başbakanın da tepki koymasına sebep oldu. Erdoğan “Eğer terör örgütünü gayrımeşru sayıyorsanız, hem bu örgüte hem hükûmete eşit yakınlıktaysanız, o zaman Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini de gayrımeşru sayıyorsunuz demektir” dedi. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da, Abdullah Öcalan posterlerinin ve terör örgütü PKK’nın flamalarının açıldığı DEHAP Diyarbakır mitingi hakkında inceleme başlattı. Bu incelemenin, Anayasa Mahkemesi’nde görülen DEHAP’ın kapatılma dâvasını etkileyebileceği ileri sürüldü ise de son tahliyelerden sonra buna ihtimal verenlerin sayısı fazla değil.

- Reklam -

Haziran ayı, Avrupa Birliği’nin piyonu olarak, Kürtçülerin bütün yurtta fırtına estirdiği bir zaman parçası oldu. Evlâtlarını ve yakınlarını terörle mücadelede şehit vermiş olan aileler bu gelişmeleri hüzünle ve yürekleri acı dolarak seyrediyorlar. Onlara teselli olabilecek en küçük bir işaret yok. Şu garip tecellîye bakın: Teröre arka çıkanlar dışarda, terörle mücadelenin sembolü Korkut Eken zindanda.

Bu kadarına tahammül etmek de zor doğrusu.

 

Orkun'dan Seçmeler

- Reklam -