Ana Sayfa 1998-2012 "Tarih"ten

“Tarih”ten

Osmanlı döneminde, mülkî âmirlerin (kaymakam, vali) makamlarında Arapça “Reis’ül hikmet’ül mehafatullah” (yani, hikmetlerin başı Allah korkusudur.), kadıların yani hâkimlerin makamlarında “El adlu esasül mülk” [yani, adalet mülkün (devletin) temelidir.] yazılı levhalar bulunurdu. Ayrıca Türk âleminde, hanlardan, başbuğlardan beri Tanrı her işin başı olarak yer almıştır. Osmanlı döneminde Cuma namazı selâmlıklarında toplanan halk “mağrur olma padişahım senden büyük Allah var.” diye hep bir ağızdan hatırlatma yaparlardı.

- Reklam -

Ben bu deyimleri yazarken ihtiva ettikleri mânanın her devirde geçerli ve gerçek olduğuna inanan bir kişiyim. Bunları ister bir aileye, isterseniz bir devlet yapısına temel olarak vazediniz. Çünkü bunlar bir (kaziye’yi muhkem) ifadelerdir. Tatbikatında; huzur, refah, emniyet ve hayat vardır. Aksi halde; anarşi, fitne, tefrika ve ihtişaş hayata hâkim olur. O vakit ne o ailede saadet ve ne o devlette adalet kalır. Netice, ahlâkın iflâsı demektir. İnsanoğlunun üst yapı müessesesi olan ahlâk, bugünkü yaygın tabiriyle etik bakımından maalesef kısa zaman dilimi içerisinde büyük bir kültür emperyalizmiyle milletimiz şimdiki hâle getirilmiştir. Köklü bir millet her türlü emperyalizmden kısa zamanda sıyrılabilir, fakat kültür emperyalizmi o milleti yozlaştırmışsa iş çok zordur. Şimdi bulunduğumuz yer burasıdır.

Bundan elli üç sene evvel bütün dünyanın gözü önünde bir hâdise cereyan etti. 1948 yılında Amerikan generali Mc. Arthur Japonya’nın başındaydı. Amerika reisicumhuru Mr. Truman onu oradan aldı. Sonra Japon İmparatoru (güneşin oğlu) Hirohito, Japon milletine bir deklârasyon yayınladı. Ey şerefli Japon milleti, milletler camiası içerisinde mazimize uygun mümtaz bir mevkide mi olmak istersiniz, yoksa bugünkü gibi sürünmek mi? Japon milleti hemen cevap verdi (Çünkü Japon halkı hem milliyetçi hem militaristtir.): Tabiî ki yüksek bir mevkide olmak isteriz. Hirohito dedi ki; O hâlde emrediyorum cebrî tasarruf yapılacaktır. Önce kendi sarayından Tokyo’da bahçeli bir eve taşındı, otomobilinden indi, bisiklete bindi. Ve bisikletle Tokyo sokaklarında gezdi. Bu bisikletli hâli ve evi o günkü matbuatımızda neşredildi. Yani tasarrufa önce güneşin oğlu İmparator Hirohito başladı. Böylece % 15 – % 16 kalkınma hızı ile Japon mucizesi gerçekleşti. Bizde de (israf haramdır ve iş’den değil diş’ten artar.) diye ne güzel sözlerimiz var.

Osmanlı, ilk borcu Padişah Sultan Abdülmecid Han zamanında almış. Dolmabahçe Sarayı ile birkaç kasır ve av köşkü yaptırmış. Bizim aldığımız borçlar nereye yatırıldı? Diyeceksiniz ki PKK’ya gitti. Devlet onun tedbirini almalıydı. Devlet hâdise zuhur etmeyen önleyendir. Çünkü her türlü müesseseye sahiptir. Murakebe edilmeyen şey muhafaza edilemez (Mecelleden).

- Reklam -

Bilge Kağan’ın dediği gibi; “Ey Türk, titre kendine dön.”

Tanrı Türk’ü korusun.
 

Orkun'dan Seçmeler

- Reklam -