Ana Sayfa 1998-2012 Tarihte Bu Ay: Hikmet Tanyu Öldü

Tarihte Bu Ay: Hikmet Tanyu Öldü

- Reklam -

11 Şubat 1992: Türkçü ilim adamı Prof. Dr. Hikmet Tanyu İstanbul – Heybeliada’da öldü. Doğumu: Ankara, 9 Ocak 1918.

Dil ve Tarih – Coğrafya Fakültesi’ni bitirdi. 1944 Irkçılık – Turancılık Dâvâsı’nın mağdurlarındandır. İşkencelere mâruz kaldı, yargılandı ve beraat etti. Buna rağmen Türkçülük aleyhtarı siyâsî otorite onu ezmeye devam etti. Lise öğretmeni olarak tâyini engellendi. İlkokul ve ortaokul öğretmenliğine tâyin edilerek tahkir edildi. Üniversiteye intisabı engellendi. Ancak 1955 yılında Ankara İlâhiyat Fakültesi’ne Dinler Tarihi asistanı olarak kabul edildi. 1973’te profesör oldu. Üç yıl süre ile dekanlık yaptı.

Eserlerinden bazıları:

- Reklam -

Türkçülük ve Gerçek Demokrasi (1945), Türk Gençliğinin Kükreyişi – Türk Milliyetçilerinin Dâvâsı ve Hedefleri, Komünizm ve Komünistlerin Tahlil ve Tenkidi (1947) Türkçülük Dâvâsı ve Türkiye’de İşkenceler (1952), Niçin Komünist Oluyorlar? (1958), Dinler Tarihi Araştırmaları (1973), Türklerin Dinî Tarihçesi (1978), İnsan ve Dünya (Şiirler 1978), İslâm Dininin Düşmanları ve Allah’a İnananlar (1980), Türklerde Tek Tanrı İnancı (1981).

Hikmet Tanyu ’nun en önemli yönü, Türkçülüğü ve fikir adamlığı idi. Genç yaşlarında gönül verdiği Türkçülük ülküsü uğruna çileler çekmiş, hapis yatmış, işkenceler görmüştü. Ülküsünün verdiği inanç ve güçle bütün bu sıkıntılara göğüs germiş, ömrünün sonuna kadar ülküsünün gerçekleşmesi için çalışmıştır.

Türkçülüğün ve Türk Milliyetçiliğinin en büyük düşmanı saydığı komünizm ile ilgili pek çok yazılar, risâleler ve kitaplar yazıp yayınlandı. Ayrıca Özleyiş, Orkun, Toprak, Ocak, Türk Yurdu, Millî Işık, Ötüken, Devlet, Yeni Düşünce ve kısa aralıklarla çıkan bütün ülkü ve fikir dergilerinde yazılarıyla gençliği aydınlattı. Hikmet Tanyu Türkçülüğe, büyük Türkçü Ziya Gökalp’in Yeni Türkiye’nin Hedefleri ve Kızılelma adlı eserlerini notlar ve açıklamalar ekleyerek yayıma hazırlama suretiyle katkıda bulunmuştur. Fethi Gözler ile birlikte hazırladıkları Ortaokullar için Türkçe’miz adlı ders kitabı, yıllarca resmî ders kitabı olarak okutulmuştur.

Şâirliği de bulunan Hikmet Tanyu’nun İnsan ve Dünya (1978), Cihan İçinde Bir Cihan (1980) ve Atatürk İçin Şiirler (1981) isimli kitapları, şâirlik yönünün ürünleridir.

- Reklam -

Çok çalışkan, mütevazı, değer bilir, dostluğuna güvenilir, yardımsever bir ülkü, bilim ve düşünce adamı idi. Emekli olduktan sonrda İstanbul’da Heybeliada’ya yerleşti. İlmî ve fikrî çalışmalarını burada sürdürdü.

Hikmet Tanyu’nun az bilinen çok önemli bir özelliği daha vardı: Türkçülük ve İslâmiyet’in ayrılmaz bir bütün olduğunu her vesile ile yılmadan savundu.

Türkçülüğe karşı olan bazı kişi ve çevreler, Türkçülüğün, İslâmiyet’e karşı olduğunu iddia ederler. Bu iftiranın dayanaksızlığını en iyi şekilde ispat etmek görevini üstlendi. Çok da başarılı oldu. Aşağıdaki satırlar, Onun bu konudaki doyurucu fikirlerini özetlemektedir:

“Türkçülük hakkında iftira savurarak işin esasını bilmeyen dindar kardeşlerimize tesir etmek isteyenler, Türkçülüğü İslâmiyet’e karşı veya sanki onun yerine geçirmek istermiş gibi gösteriyorlar. Bu tamamıyla yalandır, iftiradır. Umumiyetle bir dinin yerine geçen, ayrı bir dindir. Kendi nevindendir. Türkçülük, içtimaî bir mefkûredir. İnsan şahsiyet ve haysiyetine büyük ehemmiyet verdiği gibi, gerçek demokrasiyi, halk hâkimiyetini, içtimaî adaleti en baskılı devirlerde bile müdafaa etmiş ve İslâmiyet onun iman, ahlâk, fazilet ve metafizik inancı, ruhu olmuştur. Türk milliyetçilerinin maddeciliğe, materyalizme vesaire, komünizme, din düşmanlarına, karşı yaptığı mücâdele ortadadır. Türkçülük, hiçbir zaman İslâm inancına karşı değildir. Bilakis Türk Milliyetçiliği tam bir samimiyet, hakikat, şuur ve inancıyla kaynaşmıştır. Türk milletinin mânevî, ahlâkî, ruhî temelleri İslâmiyet ile yoğrulmuş, onunla ilerlemiş ve olgunlaşmıştır. Esasen Türk milletinden oluş, İslâm ümmetine bağlanış ve çağdaş ilim ve tekniğe, çağdaş medeniyet seviyesine ulaşma gayreti Türkçülükte, Türk milliyetçiliğinde en güzel âhengi bulmuş, ana maddeler hâlindedir. Zâten bugün İslâm milletleri tam bir milliyetçilik şuuru, ülküsü ve hamlesi ile hareket etmektedir.

Türk milliyetçiliğinin unsurları olan Türk dili, Türk tarihi, Türk vatanı, Türk istiklâlini vs. inkâr etmek, kısacası Türk milliyetçiliğini reddetmek, İslâmiyete de bir şey kazandırmaz. Esasen İslâm dîni; milliyet, dil gibi özellikleri tanımıştır. İslâmiyeti derinliğine bilen, onun milliyete muarız olmadığını anlar.”

 

- Reklam -

Son Yayınlananlar

- Reklam -