Ana Sayfa 1998-2012 SARKOZİ’LERE BENZEMEYELİM

SARKOZİ’LERE BENZEMEYELİM

- Reklam -

Fransa’nın muteber Cumhurbaşkanı Sarkozi Bey, bize dönüp diyor ki:

-Boşuna heveslenmeyin. Tam olarak bize benzemedikçe Avrupa Birliği’ne adım atamazsınız.

Pek âlâ! AB’ye giremezsek geremeyiz. Pek dert değil. Ama, takınılan tavır üzerinde biraz durmalıyız.

- Reklam -

Sarkozi, geçenlerde karısından ayrıldı. Her Fransız’ın bildiği gibi, ayrıldığı kadın, evli iken bir başka adamla yaşıyordu. Sevgilisi olduğunu da inkâr etmiyordu. İşin daha da garibi Sarkozi de karısının utanç verici durumundan haberdardı. Haberdardı da bir şey yaptığı, bir şey söylediği yoktu. Yani, her şey normalmiş gibi davranıyordu. Yahut öyle görünüyordu.

Şimdi bu adam Türkiye’ye diyor ki: “Bizim gibi olursan z, AB’ye girersiniz.

Yani bizlerin de Madam Sarkozi ve onun hazımkâr muhterem eşi gibi olmamız tavsiye ediliyor.

Bu, bir. Devamı da var.

- Reklam -

Anlaşılıyor ki, Sarkozi’nin madaması al takke ver külâh iken kendisi de boş durmuyormuş. O da eski model bir sevgili peydahlamış. Onunla “ciddi şekilde” görüşüyormuş. Manzara muhteşemdir: Karı-koca, evliykenler, her ikisinin de aşna fişneleri bulunuyormuş. “Sen yaparsan beni geri mi kalırım?” anlayışı ile birbirleriyle âdeta yarışıyorlarmış. Bu tablonun baş kişisi de Türklere “Bana benzemezseniz AB’ni unutun” diyormuş. Bu da iki. Ama daha devamı var.

Sarkozi Bey, geçenlerde, Fransa’nın ünlü zenginlerinden birinin yatında tatil yaptığı için şiddetle tenkit edilmişti. Son olarak, aynı adamın özel uçağıyla Mısır’a gidip Noel tatili yapması bardağı taşıran son damla oldu. Çünkü, uçağını, yatını pervasızca kullandığı kişi, Sarkozi Bey cumhurbaşkanı olduktan sonra büyük çapta devlet ihaleleri almış. Semirdikçe semiriyormuş. Sarkozi Bey’le yakınlığı olmasa bunların hiçbirini beceremezdi diyorlar.

Cumhurbaşkanı, başbakan gibi yüksek makam sahiplerinin, iş ve ticaret sahipleri ile sıkı fıkı olmasını eskiden beri anlayamamışımdır. Sana uçağını, yatını emaneten verir ama arkasından da faturayı dayar. İşin tabiatı böyle. Sen istediğin kadar derdini anlat. Ortada bir şey olmasa bile kimseyi inandıramazsın.

Bu olayların faili olan zat, sıkılıp utanmayı bir kenara bırakmış, “Bize benzerseniz amenna, yoksa hava alırsınız” diyor.

Yahu, biz senin neyine benzeyeceğiz? Hem, niye benzeyelim ki? Özenilmesi gereken bir yerin mi kalmış? Biz, ekranlardaki bir avuç gece kuşunun sana benzeyen hayatlarından bile rahatsızız. Bizim, kendimize göre geleneklerimiz, eğilimlerimiz, hayâllerimiz ve anlayışımız var. Onları bırakıp başkalarına benzemeye çalışmak onur kırıcı değil mi? Valla, böyle olmaktan da memnunuz. Kim ne derse desin. Herkesin kültürü kendisine.

Sarkozi’lere benzeyip Avrupa Birliği’ne gireceğimize bir kenarda kendi kaderimize sahip çıkmak bana daha şerefli görünüyor. Size de öyle görünmüyor mu?

 

- Reklam -

Son Yayınlananlar

- Reklam -