Ana Sayfa 1998-2012 Sahtesiyle gerçeğini ayıralım

Sahtesiyle gerçeğini ayıralım

Türk milliyetçiliği, Türkçülük, vatansevrlik ayağa

- Reklam -

düşürülmemelidir. Suç işleyenlerin maskesi suratlarından

sıyrılmalı, “milliyetçiyim” kalkanı ellerinden alınmalıdır.

Geçenlerde bir gazeteden ismi meçhul-bence meçhul- bir köşe yazarı “Ben Milliyetçi Değilim!” başlıklı bir yazı yazmış (ünlem ondan).

Yarı mizah üslûplu.

Türk milliyetçilerine -hattâ bir keresinde “Türkçüler” sözünü de kullanarak-demediğini bırakmıyor. Tam da anlaşılmıyor. “Milliyetçi” sıfatlıların son zamanlarda yaptıklarından dolayı milliyetçileri mi suçluyor, yoksa, kendisi de vaktiyle milliyetçiymiş de, her kanunsuzluğun altından “milliyetçiyim” diyenler çıkıyor diye mi isyan ediyor? Bu “etiketi” artık kirlenmiş sayıyor.

• • •

- Reklam -

Epey kafa karıştırıcı, Ama bulanık hava da öyle. En iyisi yazdıklarımdan birkaç örnek vereyim. Milliyetçilik konusunun sıkça kullanılmasının onda alerji yapmaya başladığını belirttikten sonra şöyle devam ediyor.

“O milliyetçi, bu milliyetçi. Biz sap gibi ortada k alıverdik. Çünkü milliyetçilik birilerinin tekeline geçtiği için benim gibilere bir şey kalmadı.” (Bu son cümlesi, yazarın kendisinin de vaktiyle milliyetçi olduğunu anlatmak istiyor gibi geldi bana).

Ve devam ediyor:

“Aman kalmasın. Benim ne işim var çetelerle? Mafya liderleriyle?… Ağca’ya ‘En büyük Türk’ diye tezahürat yapan karanlık tiplerle?… Ben bu tiplerle aynı kefede nasıl yer alırım? Çünkü bunların hepsi de milliyetçi olduğunu söylüyor.”

Ve yerinde bir tesbiti:

- Reklam -

“Hiç abartmıyorum. Türkiye’de milliyetçilik, Türkçülük, vatanseverlik işte bu hâle düşürüldü.”

“Mafya babası yargılanırken, Türkçülük ve milliyetçilik nutukları atıyor. Silâh kaçakçısı milliyetçi, çek-senet tahsilatçısı milliyetçi, suikastçı milliyetçi… Neymiş, bunları milliyetçi ve vatansever oldukları için yapıyorlarmış… Meydanı boş bulan bu tipler, yine süratle çoğalmaya başladılar.”

Ve benim de kullanacağım bir uyarıyla bitiriyor:

“Dikkatli olalım!”

• • •

Ama kendisi de dikkatsiz. Milliyetçiliğin zart-zurtluk olmadığını söylerken, ne olduğunu söylemiyor, hattâ besbelli ki bilmiyor. Bilseydi, savunduğu isimler hep Orhan Pamuk, Hırant Dink gibiler olmazdı. Adı geçenlerin fikir özgürlüğü savunulacaksa, şiddete baş vurmayan protestocuların da fikir özgürlüğü unutulmamalıydı, suçlanmamalıydılar.

Gene de, bu gazetecinin çizdiği kara tablo düşündürücü.

Türk milliyetçiliği, Türkçülük, vatansevrlik ayağa düşürülmemelidir. Suç işleyenlerin maskesi suratlarından sıyrılmalı, “milliyetçiyim” kalkanı ellerinden alınmalıdır. Bu sahtekârlıkları kullananları “deşifre” etmek, aslında neyin nesi olduklarını belirtmek ve asla, asla aramıza almamak, gerçek ve gerçekçi Türk milliyetçilerinin vazifesidir.

• • •

Türk milliyetçiliği en önce sevgiyle başlar. Türk’ü, Türk yapan her şeyi (zararlılar hariç) sevmek. Duyguyla ve akılla, bilerek.

Ya Türk’e karşı -içte ve dışta- düşmanca davrananlara, hainlere, ya da yanlış yapanlara Türkçünün tutumu ne olmalı? Şüphesiz önce akıl yoluyla doğruyu göstermek, zararlarını önlemek için tedbirler almak gerekir. Daha azgın olanlarına karşı da Türk silâhlı kuvvetlerine güvenmeliyiz. Sahte iddialarla, komplo teorileriyle TSK’nın yıpratılmasına olanca Türkçü gücümüzle karşı çıkmalıyız. Ve Atatürk’ün irşatlarını da her zaman hatırlamalı, fakat zaman ve zemine de uygun davranmalıyız.

2006’nın dünyasında uyarımız bu olmalı.

Ve bir uyarı:

Son günlerde bizde ve dışarda da moda oldu: 1700-1800 kişilik anketler yapılıyor, “Türklerin ne düşündükleri, neyi benimseyip neyi redettikleri” meydana çıkarılıp (!) dünyaya ilân ediliyor (bir örneğini daha önce de yazmıştım Orkun’da), Ve isteyen beğendiğini bu rakamlardan seçip gerçek oymuş gibi kabulleniyor, dahası, kabul etmemizi istiyor!

Aman dikkat edelim. bırak 300 milyon Türk’ü, 73 milyonluk Türkiye Türkünü bu bin-iki bin kişi belirtecekse, vay gerçeğin hâline! Bu anketler bana çok art-niyetli yapılıyor, “seçmenler” öyle seçiliyor gibi geliyor. Ne dersiniz?

 

Orkun'dan Seçmeler

- Reklam -