Ana Sayfa 1998-2012 Orkun Gençliğinden Kıbrıs Türk Gençliğine Açık Mektup

Orkun Gençliğinden Kıbrıs Türk Gençliğine Açık Mektup

Yiğit Kıbrıs Türklerinin yiğit çocukları, Hür dünyanın hür çocukları olarak doğup büyümek varken emperyalist ambargoların gölgesinde sindirilmeye çalışılan bir yurdun çocukları olarak bu günlere geldiniz. 124 yıldır sosyal, iktisadî ve ruhsal olarak esir kalmış bir yurdun yetiştirmeye çalıştığı gençlersiniz. Esir kalışınızda, Lozan’da esaretinizin tescillenmesinde, 1960’larda esaretin kalkması ümidiyle yeni bir köle tüccarına kaptırılmanızda, 1974’ten günümüze fiziksel olmasa da iktisadî ve ruhsal olarak esir kalışınızda sorumluluğumuz olduğunu kabul ederek sözlerimize başlamak istiyoruz. 1878’de yurdunuz İngilizlere kiralanırken yöneticilerimiz suçluydu. 1923’te Lozan’da kurulan diplomasi tezgâhında sizin İngiliz vatandaşı olduğunuzu söyleyen belgeyi imzalarken yöneticilerimiz suçluydu. 1950’li yıllarda “Bizim Kıbrıs diye bir meselemiz yoktur” diyerek size olan sorumluluğumuzu inkâra kalkan yöneticilerimiz suçluydu. 1974 yılında sizin soykırımdan kurtarılmanızın ardından dünyanın uyguladığı siyasal ve iktisadî ambargoya yeterli öl çüde kafa tutulmadığı için, sadece direniş gösterip baskıların üzerine gidilmediği için yöneticilerimiz suçludur. Aynı milletin ayrı yurtlarda yaşayan gençleri olarak kandırıldık. Sizi de bizi de kandırıp uyuttular. Türk-Yunan dostluğu deyip duranlar; tarihi yok saymayı tercih ederek Yunan’ı dost edinmeyi çalıştı. Kırk yıllık Yanni’nin Kani olamayacağını idrakten yoksun kişilere geleceğimizi emanet etmenin bedelini çok ağır ödüyoruz. Dün Girit’teki, adalardaki akrabalarımızı diplomasi tezgâhında bir şişe uzo’ya satan hainler bugün Kuzey Kıbrıs’taki siz akrabalarımızı satılığa çıkardılar. Bizler aynı köyün çocuklarıyız, Kayseri’den, Sivas’tan, Maraş’tan akrabayız sizinle. Biz şuurlu Türk gençleri olarak sizlerin hürriyet dâvanıza tepkisiz kalmamaya kararlıyız. Sizler de hürriyetinizin anlaşma masalarında, diplomasi tezgâhında satılığa çıkarılmasına tepkisiz kalmayın. Türk millî kimlik bilincinize sahip çıkarak bu tezgâhı dağıtın, DAĞITALIM! İçinizden bazıları “Barış Yürüyüşü” adı altında gerçekleştirilen ihanet hareketinin sahte çekiciliğine aldandı. Yürüyüşlerde atılan nutuklara bakınız; Türkiye Cumhuriyeti Avrupa Birliği’ne girebilsin diye Rumlarla birleşilsin diyorlar size, Rumlarla birlikte Avrupa pasaportu alalım diyorlar size. Kandırılıyoruz arkadaşlar; bizi yine uyutmaya çalışıyorlar. Size uygulanan ambargonun baş sorumlusu olan Yunanistan ve Avrupa’ya kucak açmamızı istiyorlar. Eğer Avrupa iyi bir birlik olsaydı, Batı Trakya’daki Türk cemaatine yıllardır uygulanan despotluğa seyirci kalır mıydı? Sizlerin geleceğini karartan siyasal ve iktisadî baskının uygulayıcısı olur muydu? Kuzey Kıbrıslı Türk gençlerinden en önemli beklentimiz Türk gencine yakışır hareket etmesidir. Yüzümüze gülüp arkamızdan oyunlar kuran, geleceğimizi haraç mezat satılığa çıkaran ihanet odaklarına karşı uyanık olmalıyız. Bağımsızlık bizim karakterimizdir. Eğer Kuzey Kıbrıs Türk genci olarak sen; oynanan oyunu göremeyerek, birkaç gün sürecek tatlı kazancın peşine düşüp sonrasında karşılaşacağın acı olayları sezemeyerek, daha dün amcanı, kuzenlerini, akrabalarını toptan yok etmeyi ülkü edinmiş Rum’a yurdunu teslim edersen bir daha asla dönemeyeceğin bir uçuruma sürükleneceksin. Biz Orkun gençleri; Türkiye’deki akranlarınız olarak ne size ne de Türkistan’daki Türk gençlerine ağabeylik etmiyoruz, bizler sizin yaşıtınız ve denginiziz. Sizden hiçbir üstünlüğümüz bulunmadığı gibi size üstünlük de taslamayacağız. Ne burası anavatandır, ne de Kuzey Kıbrıs yavru vatandır. Vatan tek ve bir tanedir, bizler ayrı yurtlarda yaşayan aynı vatanın, aynı milletin çocuklarıyız. Ziya Gökalp’ın dediği gibi; Vatan ne Türkiye’dir Türklere, ne Türkistan Vatan büyük ve müebbed bir ülkedir, Turan! Hür Türklerin vatanının kurulabilmesi için bugün sizlerin Kuzey Kıbrıs’ta hürriyetinize yani tam bağımsızlığınıza sahip çıkmanız gerekiyor. Bunu yapabilecek kuvvet de şuur da damarlarınızdaki asil kanda mevcuttur. Kıbrıs Türklüğünün lideri mücahid Rauf Denktaş’a sahip çıkarak şuurunuzu gösterin. Gelin hep beraber, el ele vererek zincirleri kıralım. Bu çirkin oyunu bozalım, diplomasi tezgâhını dağıtalım! Tanrı Türk’ü Korusun ve Yüceltsin!
 

- Reklam -
- Reklam -
- Reklam -

Orkun'dan Seçmeler

- Reklam -