Ana Sayfa 1998-2012 Makedonya, Kosova, Kerkük

Makedonya, Kosova, Kerkük

Erdoğan Saraç, Türk Demokratik Partisi kurultayında

- Reklam -

şöyle diyordu:

“Anavatanımız Türkiye Cumhuriyeti, kalbimizde taht kurmuştur. Bu tahtı yıkmak isteyenler, kim olursa olsun, bizim gerçek düşmanımızdır. Biz, büyük Türk milletinin bölünmez bir parçasıyız.”

30.06.2000 tarihinde, Türk dünyasından kopmayan, kopamayan ecdat yurdu, evlâdı fatihan toprağı Makedonya ve Kosova’ya, Aydınlar Ocağı’nın değerli Başkanı Sayın Prof. Dr. Mustafa Erkal, Türk dünyasının değerli üstün şahsiyeti, Kerkük’ü onun o tarifi imkânsız duygulu gözlerinde gördüğüm Muhterem Yavuz Bülent Bakiler, tarihçi Ramazan Kırkık, Dr. Şahin Ceylan, Emekli Albay Şadi beyefendilerle, gönlüm Kerkük ve Türk dünyasının sevgisiyle dolu olarak Makedonya’nın Ohri şehrine Türkleri kucaklamaya gittik.

Yeşillikler içersinde, göl kenarında Türk Demokratik Partisi (TDP) Kurultayına katıldık. Toplantı salonuna girer girmez asılı bayrağımızı görünce şaşırdım, heyecanlandım, gözlerime inanamadım. Değil ay-yıldızlı bayrak asmak veya bulundurmak, söz etmenin cezası bile idam olan Kerkük’ü hatırladım. Ve onların ne kadar şanslı olduklarını, büyük bir fırsatı yakaladıklarını düşündüm, yeter ki iyi kullanmasını bilsinler.

Sayın Erdoğan Saraç Beyefendinin konuşmasında dikkat çekici pek çok cümleler vardı. Bence en çarpıcı sözler: “Anavatanımız Türkiye Cumhuriyeti kalbimizde taht kurmuştur. Bu tahtı yıkmak isteyenler kim olursa olsu n, bizim gerçek düşmanımızdır.”

“Biz, büyük Türk milletinin bölünmez bir parçasıyız.”

- Reklam -

“Anavatanımıza yürekten bağlıyız.” olmuştur.

Her tarafı ormanlarla çevrili, iç çeşmelerle dolu Gostivar’da Abdülhakim Hikmet Doğan Eğitim Kültür ve Sanat Merkezin (vakfı)deki sohbet bir nevi dertleşme ve bizlerden ümit bekleme toplantısı. Vakıf Başkanı Sayın Prof. Dr. Hamid Hasan ve Prof. Dr. Fazıl Hocalar Makedonya Türkleri hakkında geniş bilgi verdiler.

Dikkatimi çeken (biz bize benzeriz) aralarında, ihlâfların bulunması oldu. Kerkük’le mukayese edersek, bugün oluşan ve oluşturulan durum 3 milyon Türkü çok zayıf bir konuma getirmiştir, âdeta erime eşiğine sokmuştur. Ricam şu oldu: “Türk dünyasının içinde ömrünü geçiren, olayların içinde yaşlanan bu kardeşinizi iyi dinleyin, birleşmeyi sağlayın, bu görev Vakıf Başkanı Sayın Hamdi Hasan ve TDP Başkanı Sayın Erdoğan Saraç Beylere düşer. Makedonya Millet Meclisinde Türklerin yer alması birliğe, tek çatı altında toplanmaya bağlıdır.”

Yıkılan cami yerine, inşaatın üstü kapatılarak, gizlenerek kilisenin yapımını göz yaşlarımla seyrettim. Büyük elçimizin bu konuda hiçbir duyarlık göstermediği gibi, elçilikten dışarı adım atmadığı halk arasında söylenmekte.

Kosova, bana kalırsa, Türk yurdu. Her ne kadar oralarda 200.000 Türk var deseler dahi, Priştine’den Mamuşa’ya kadar herkes Türkçe konuşmakta, hiç kimsenin anlaşmada bir sıkıntısı yok. Mamuşa, 5000 nüfuslu bir Türk köyü. Cuma namazını kıldığımız camide, İmam efendinin Türkçe vaazında ilmin önemini vurgulaması dikkat çekicidir. Toplantı salonları Türk bayraklarıyla donatılmış, gurur verici, Türk birliği ve eşgüdüm, şuurlu, devletimizin büyüklüğüne yakışır, iftihar edilecek övünülecek bir durum. İçimden geçti, o an keşke Kerkük Türklerine de bu şekilde yaklaşılmış olsaydı, durumu lisanı münasip ile oradakilere anlattım.

- Reklam -

Her yerde olduğu gibi sıkıntıları var, Priştine Üniversitesinin Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü kapatılmış. Türkiye, Kosova Türklerine ayırdığı yüksek öğrenim kontenjanında daha önce 80 olan rakamı bu yıl, 25’e indirmiş. Yanlış! Hem eğitimi baltalayan hem göç doğuran bu karar bir an önce düzeltilmeli. Anlamakta güçlük çektiğimiz Arnavutlara neden 90, Türklere 25 kontenjan verildiğidir. Arnavutlar ister Türkiye’de ister Kosova’da olsun, Türklerin ve de Türkiye’nin kuyusunu kazarken bizler gülücükler ve insanî haklar tanımaktayız. Giden birçok yardımlar Türklere yetişmeden dağıtılmış veya imha edilmiş. Yeter artık. İşte siyasî Kuzey Irak’ta Türklerin başına gelenler. Habur sınır kapısından akan dolarlarla Kürt Devleti’nin kurulmasını sağlayan bizler, oradaki Türklerin başına gelenleri bir an için düşünürsek, Arnavutlara hizmetin geleceğini iyi hesaplamamız gerekmez mi?

1974 yılında kazanılmış hak sayılan Türkçe dili bugünkü Birleşmiş Milletler yönetimi tarafından kaldırılmış. Nüfus sayımı formlarında Türk milliyeti dışlanmış. Papalık tarafından Hıristiyanlığın yayılması için büyük bir propaganda yapılmakta. Türkçe yayınlar çeşitli bahaneler bulunarak engellenmekte, TV ve radyo yayınlarına son verildiği gibi.

Bu ve buna benzer sıkıntıların çözümü için bütün varlıkları ile karşılıksız Anavatan Türkiye’ye bağlı olan Türkler, geleceklerinden emin olup yaşamak, Türk kalarak ölmek için yardım beklemektedirler.

Yüce devletim buna kadirdir. Yeter ki konuya ayak üstü yaklaşımlarla ve günlük politikalarla değil, ileriye dönük kalıcı ve Türk milletinin millî çıkarları doğrultusunda el konulsun.

FİLİZLER Derneği, müzik, folklor, edebiyat, resim ve sanatın diğer dallarını içeren, gençleri toplayan Kosova’nın büyüklerinin de uğrak ve dertleşme yeri. 3. sınıf öğrencisi küçük kızımız Ferda Derviş duygularını, Türklüğe bağlılığını:

Annem

Annem gün ışığım

Annem bahar çiçeğim

Annem yaz güneşim

Annem Kurt sütüm

Annem dünüm

Annem bugünüm

Annem yarınım

Annem Boz Kurdum

Annem Altayım

Annem Asya gülüm

Annem Ay Yıldızım

Annem Türk Bayrağım

Annem Türkmen kızım

Annem Oğuz lehçem

Annem Kıpçak lehçem

Annem Anadolum

Annem Çanakkalam

Annem Türkiye benim.

Bu yaşta ne güzel ifade ediyor, işte doğuştan milliyetine bağlılık budur.
 

Orkun'dan Seçmeler

- Reklam -