Ana Sayfa 1998-2012 KAYIPLARIMIZ

KAYIPLARIMIZ

- Reklam -

Son aylarda Türkçü aydınlarımızı birer birer ve kısa aralıklarla kaybettik. Önce Hasan Oraltay vefat etti. Oraltay Kazak Türklerindendi. Altayları aşarak çeşitli maceralardan sonra Türkiye’ye ulaşan büyük Kazak göçü ile vatanımıza gelmiş ve İzmir civarına yerleşmiş bir ailenin çocuğuydu. !960’larda İzmir’de Türkçü Büyük Türkeli dergisi çıkarmıştı. Daha sonra Almanya’nın Münih şehrindeki Radio Liberty’de Kazak seksiyonunu yönetmiş ve Kazak lehçesinde yayınlar yapmıştı. Buradan emekli olduktan sonra Almanya ile ilgisini kesmemiş, yılın yarısını orada, yarısını Türkiye’de geçirmeye başlamıştı. İnançlı ve faal bir Türkçüydü. Atsız Bey’in Bostancı’da girdiği inşaata o da katılmış, Atsız’la komşu olmuştu. Ancak bu komşuluk fiiliyata geçmemişti. Atsız Bey, Onun inşaatla ilgili işlerini takip ediyor ve mektupla bilgi veriyordu. Oraltay, öldüğü zaman 75 yaşını aşmıştı.

Sonra Necdet Sevinç hayata veda etti. Necdet yaman bir Türkçüydü. Fikirlerinden ve kişiliğinden asla taviz vermezdi. Bundan ötürü çeşitli sıkıntılara katlanmıştır. Bu yönüyle bir bakıma Atsız’a benzemekteydi. Mesleği gazetecilik ve yazarlıktı. Basındaki kısıtlı milliyetçi yayınlarda uzun zaman köşe yazıları yazmıştır. Görüş ayrılığı belirince o gazeteden ayrılmış, işsiz kalma bahasına boyun eğ memiştir. Yazılarında sert ve haşin ifadeler kullanmasıyla dikkat çekmiştir. Son yılları hastalıklarla ve sıkıntılarla boğuşarak geçmiştir.60’lı yaşlardaydı. Erken bir yaşta ölmesi ciddi bir kayıptır.

Ziyaeddin Babakurban da aramızdan ayrıldı. Ziyaeddin Özbek Türklerindendi. 1940’ların başında Türkiye’ye göç etmişlerdi. Benim Ortaokul 6. Sınıftan arkadaşımdı. Zamanla büyük Türklük fikrine sahip olmuş ve bu uğurda çalışmıştı. 1952’de birlikte Öğrenciler Arası Fetih Yıllarını Kutlama Derneği’ni kurmuştuk. Doğu Türkistan’dan Türkiye’ye gelen Mehmet Emin Buğra’nın çıkardığı Türkistan dergisinin yayımında ona yardım etmişti. Almanya’da faaliyet gösteren Veli Kayyum Han’ın ve Millî Türkistan dergisinin Türkiye’deki temsilciliğini yapmıştı. Daha sonra Münih’teki Radio Liberty’nin Özbek seksiyonunu yönetti. Bu sebeple uzun yıllar Almanya’da yaşadı. Emekli olup Türkiye’ye döndükten sonra rahatsızlandı ve hastalıkların pençesinde yaşadı. 81 yaşında vefat etti.

- Reklam -

Ankara Tıp Fakültesi profesörlüğünden emekli olan İsmail Hakkı Gökhun benim 1955’ten beri ülkü arkadaşımdı. Faaldi. Atsız Bey’in en yakınlarındandı. Hem MHP’de faaliyet gösteren hem de Atsız’la olan yakınlığını koruyan ender Türkçülerden biriydi. Soyadı “Yücel” iken, Hasan-Âli Yücel’le benzeşmemesi için mahkeme kararıyla ”Gökhun” olarak değiştirmişti. Nüfus sayımı sırasında görevlinin “Dininiz ne?” sorusuna “Şaman” diye cevap vermişti. Bu yüzden asıl adından çok bu sıfatıyla anılmaya başlandı. Atsız’ın ona yazdığı mektuplar hep “Azizim Şaman” diye başlıyordu. Zaman zaman Türkçülüğün gelişme stratejisi üzerinde görüş ayrılıklarına, hattâ uzaklaşmalara maruz kalsa da dostluğumuz ölümüne kadar devam etti. Hayat boyunca Türkçülük ülküsüne sadık kalmış ve bu çevrenin içinde bulunmuştu.

Son olarak da Yılmaz Öztuna hayattan ayrıldı. Rumelili bir ailenin çocuğuydu. Liseyi bitirdikten sona Paris’e gitmiş ve Sorbon Üniversitesi’ne devam etmişti. Paris’teyken tarihe olan merakıyla derin araştırmalar yapmıştı. Türkiye’ye döndüğü zaman 1952’de İsmail Hâmi Dânişmend vasıtasıyla Atsız’la tanışmış ve çok genç yaşta olmasına rağmen onun takdirini ve dostluğunu kazanmıştı. Bu yakın dostluk Atsız’ın vefatına kadar devam etmiştir. Öztuna’nın, yönettiği Hayat Tarih Mecmuası’nda Atsız’ın ölümünden sonra onun hakkında yazdığı yazı Atsız’la ilgili yazıların en samimisi ve en güzelidir.

Yılmaz Öztuna, hayatını serbest meslek sahibi, yazar ve müellif olarak geçirmiştir. !960’larda Hayat müessesesinde uzun yıllar Hayat Tarih Mecmuası’nı yayınlamış, tarihi sevdiren bu dergiyi yüksek satış rakamlarına ulaştırmıştır. Aynı müessesede Büyük Türkiye Tarihi adlı 12 ciltlik eserini yayınlamıştır. Bu eseri daha sonra 14 cilt hâlinde genişletmiş, bir bölümünü de yine ciltler hâlinde Osmanlı Tarihi adıyla hazırlamıştır. Büyük Türkçe Sözlük de onun yürüttüğü ve tamamladığı bir girişimdir. Tarih Konusunda çeşitli eserleri vardır. Üslûp sahibi bir yazardı. Türk musikisi alanında derin bilgi sahibiydi. Bu alanda Arel çevresinde yetişmiştir. TRT ekranlarındaki tarih sohbetleri ilgiyle izlenmiştir.1969 – 1973 arasında Konya milletvekili olarak parlamentoda bulunmuş ve Atsız’ın hapisten çıkarılması için çok çalışmıştır. Parlamentoda Fethi Tevetoğlu ve Tekin Erer’le milliyetçi bir üçlü oluşturmuşlardır. Türk Ansiklopedisi’nde de görev yapmış ve çeşitli tarih maddelerini kaleme almıştır. Soybilim sahasında beş ciltlik büyük ve orijinal bir eserin sahibidir. Son olarak Türkiye gazetesinin başmakalelerini yazıyordu. Yetişmiş Türkçü bir aydındı. Kendisiyle samimi bir dostluğumuz vardı. Gönderdiği kitaplarındaki ithaf yazıları son derece içten ve lütufkârdı. Vefatı Türkçü camia için ciddî bir kayıp olmuştur. Öldüğünde 82 yaşındaydı.

Türkçülüğe hizmeti ve emeği geçmiş bu dostlarımıza Tanrı’dan rahmet dilerim. Mekânları cennet ola.

- Reklam -

 

- Reklam -

Son Yayınlananlar

- Reklam -