Ana Sayfa 1998-2012 Hangi Kürdistan

Hangi Kürdistan

Hangi Kürdistan? Diye sormayın. Yıllar önce (Kerkük Dergisi: Yıl: 1. Sayı: 7. Mart 1999) bir yazımda bu kelimeyi kullanmıştım. Birçok yerde Kürdistan yerine oluşum denilmesi ve yazılmasının daha doğru olacağı söylendi. Oluşum, Kuzey Irak’ta oluşum! Gün geldi Sayın Başbakan, sanki o oluşumum bir parçası imiş gibi, tedbir yerine, adının zikir edilmesinden korkulan oluşumun, AB’nin yolunun geçtiği, Orta Doğu projesinin merkezi olacak dedikleri, Türkiye Devleti’nin ve Türk milletinin toprağı olan yere, şehre gittiler ve ıslanan baklayı ağızlarından çıkardılar: KÜRT SORUNU.

- Reklam -

Hangi sorun veya mesele demeyin, önümüzde açık bir gelişme var, Irak’ta gelişen olayların aynısı Türkiye’de hızla cereyan etmektedir ve siyasal Kürtçülük hergün bir adım ilerleyerek KÜRTÇÜ olmayan diğer Kürt vatandaşlarımızı da bu çember içine almaktadır.

Beyaz Saray’da peşmerge kıyafeti ile (Kürtlerin millî kıyafeti) karşılanan Barzanî, devlet adamı imiş gibi BUSH’la beraber yapılan basın toplantısında Kürtçe konuştu. Dünyaya “vücut dili” ile, peşmergeyi, yani Kürt bağımsızlığı için savaşanları, “fedaîleri” tanıttı ve Talabanî’nin dediği gibi peşmerge sayesinde bu günlere geldiklerini, Bush’un desteği ile ilân etti. Tarihin hiçbir döneminde var olmayan, ABD’nin Wilson prensipleri doğrultusunda, Büyük Orta Doğu projesinin çerçevesi içinde gerçekleştirildi, yasalaştırıldı. Türkiye’nin de ÖZAL sayesinde büyük katkıları olduğu, BM’lerin 1991’den itibaren kabul ettiği “Kürtçe” ile konuşması, isteklerini “DİL” dili ile de kabul ettirdiğini belgelemiş oldu.

Artık ben bu kıyafet sayesında dilimi, adımı, Beyaz Saray’dan sayenizde dünyaya ilân ediyorum: Güney Kürdista n Devleti!

Dostumuz, müttefikimiz BUSH “Kürdistan Bölge Hükûmetinin Başkanı Barzanî’yi Oval Ofis’te ağırlamak benim için bir onur, Barzanî cesur bir adam, tirana karşı ayağa kalktı. Bugün Barzanî bu kıyafetleri giydi, çünkü çok da uzun olmayan bir zaman önce bu kıyafeti giyseydi Saddam Hüseyin’in adamları tarafından kaçırılacak ve sırf bu kıyafeti giydiği için öldürülecekti (Barzanî Saddam ile bir zamanlar bu kıyafet ile Bağdat’ta Saddam tarafından kabul edilmiş, sarmaş dolaş olmuş, ama yine âlet olmuş ve her dönemde olduğu gibi isyan etmiş. Barzanî kıyafetinden ötürü değil, yaşadığı topraklara hıyanet ettiği, bölmeye çalıştığı için öldürebilirdi. Bush, her zaman olduğu gibi kendi çıkarı doğrultusunda gerçekleri saptırarak yorum yapıyor ve Türkiye’yi uyutmaya aldatmaya çalışıyor: (Nereye kadar?) Barzanî bu kıyafeti burada rahatlıkla giyiyor, çünkü biz özgür bir ülkeyiz, Barzani artık kıyafetini kendi vatanında da giyiyor çünkü Irak artık özgür”.

Her gün onlarca insanın öldüğü, Telafer’de dünyanın gözü önünde, Türkiye’nin yakın takibi doğrultusunda ABD ve PEŞMERGE KIYAFETLİLERİN Türk soy kırımı yaptığı bir ülkede ne kadar BUSH vari özgürlük olabilir veya var. Silâhların gölgesinde özgürlük ve Saddamdan ders alarak ondan geri kalmayan Talabanî, Barzanî.

Beyaz Saray’da Bush-Barzanî buluşması, Kürdistan Bölge Hükûmet Başkanı’nın kabulü, ne tesadüfdir ki, Irak’ta anayasa referandumu sonuçlarının ilânından birkaç saat sonra gerçekleşti. Ya referandumda anayasa reddedilseydi, o zaman bay başkan Barzanî yine bir zamanlar çete olan, yol kesen peşmergelerin başı mı kalacaktı? Tabiî ki hayır, çünkü bu referanduma planlandığı gibi, demokrasiyi yerleştirdik, bu anayasa ile yerleştiriyoruz Irak halkının kanı oluk oluk akıtılacak ve EVET denilecek ve Kürt devleti bu kanlı, sözde demokrasi tezgâhı üzerinde Türkiye’nin gözleri önünde dünyaya poz vererek el sıkışarak ilân edilecekti.

- Reklam -

Ve bay başkan Barzanî İngiltere’ye gidiyor, Tony Blair ile görüşüyor, orada da Kürdistan’ın “4” parçasının birleştirme ümidi içinde el sıkışıyor.

Mesut Barzanî’nin son açıklamalarını hatırlarsak: “Kerkük, kimliği Kürt olan bir Kürt şehridir. Ne Türkiye’nin ne de başka bir ülkenin Kerkük ya da Irak’ın başka bir şehriyle ilgili bir şey söylemeye hakkı yoktur”. (30 Ocak 2005 Milliyet). Günün Yazısı: Oktay Ekşi. Hürriyet. 28.10.2005: “Dünyada hiçbir güç veya devlet, benim Kerkük’ten vazgeçmemi sağlayamaz, kim kimin ülkesini parçalıyor? Kim neyi nereden ayırıyor? Onlar (Türkiye, İran, Suriye, Irak) Kürdistan’ı sömürgeleştirerek 4 parçaya ayırmışlar. Biz kendi ülkemiz olan Kürdistan’ı birleştirmek istiyoruz. Irak, Türkiye, İran ve Suriye topraklarından birer parça koparalım demiyoruz….. Ben onların akıllı olmasını istiyorum, Kürt ve Kürdistan gerçeğini anlamalarını istiyorum. Daha yumuşak olmak ve Kürtlere dostluk elini uzatmak Türkiye’nin çıkarınadır. Temennim, Türkiye’nin dostluk politikasını seçmesidir”.

VE

Talabanî: “Barzanî’nin Bölge Başkanı sıfatı ile davet edilmesi önemli bir gelişmedir (Bush, özel uçak göndererek Erbilden Barzanî’yi aldırmış) ABD’de çok önemli görüşmeler ve temaslar yapılacak. Özellikle sınır güvenliği, Güney Kürdistan’daki güvenlik sorunları gibi konular masaya yatırılacak. ABD bizim için bir çatıdır, koruyucudur. ABD gezisi boyunca kurumların işleyişi, Irak’ın yeni siyasal sürecinde Kürtlerin birleştirici ve bütünleştirici fonksiyonu ve bunun yanında Sünnîler ve Şiîlere karşı oynayacağımız siyasî rol daha da netleşecektir”. (Ortadoğu Gazetesi: 26.10.2005).

Habur sınır kapısında Kürt Bayrağı, Bağdat’ta PKK Bayrağı, Telafer’de soy kırım, Kerkük Kürtleşiyor, Türkmenleri yok sayan anayasa referandumdan geçmiş, her gün onlarca insan ölüyor. 2007 yılında Kerkük’ün kaderini belirleyen referandum yapılacak, Barzanî elimde silâh var, hiçbir kuvvet Kerkük’ü benden almaz diyerek, başta Türkiye’ye meydan okuyor ve Türkmenler SİLÂHSIZ KORUMASIZ VE YALNIZ, Siyasal Kürtçülük güneydoğumuzda hızla gelişip ortam buluyor, PKK saldırıları devam ediyor. Bütün bu olumsuz gelişmeler karşısında Siyasî iktidar yakın takip ve hassasiyet içersinde suskun, referandumdan memnun, Genel Kurmay Başkanımız: “Zaman değişiyor, koşullar değişiyor. Barzanî bir lider olmuş. ABD de onu öyle ağırlamış, ilerde neler olur kimse bilmez Irak’ta durum değişikliği oldu ve bunu kabul etmemiz” lâzım diyebiliyor.

- Reklam -

Bu ne anlama geliyor? Yani yarın (2007 yılında) Kerkük Kürt bölgesine bağlanır veya Kürt devleti kurulursa EVET dememiz icap eder, çünkü şartlar bunu gerektirir, demek mi istiyor?

Dış politikada millî bir görüşü olmayan 1 Mart tezkeresinin reddinin nelere yol açtığını hâlâ idrak etmeyerek, yakından takip ediyoruz, üzerinde hassasiyetle duruyoruz, söylemleri ile geçiştiren iktidara bir de Genel Kurmay Başkanımdan destek mahiyetinde demeç. Vay Türkiye’mi bekleyen zor günler. Kerkük, sen hâl-i perişanının çaresini kendin bul, Anavatan’ın bundan sonra sana yetişmek istese, de bu siyasî çalkantılar içinde yetişemez.

 

Orkun'dan Seçmeler

- Reklam -