Ana Sayfa 1998-2012 Gezegenler arası bir gezinti

Gezegenler arası bir gezinti

YAŞIM icabı internette dolaşırken cıddî konuları seçerim. Almanca biraz da İngilizce bildiğimden ağdaki yabancı siteleri de dolaşırım. Gök yüzüne de merakım vardır. Onun için özellikle NASA’nın sitelerini hayranlıkla izlerim. Zaten birkaç sitenin de abonesi olduğumdan elektronik posta kutuma her gün uzay ile ilgili bilgi ve resimler de gelir. Malûm son zamanların önemli olayları NASA’nın şu anda Mars’ta bulunan ve araştırmalar yapan ve sonuçları NASA’ya bildiren Spirit ve Opportunity adlı uzay araçları ve bir Avrupa kuruluşu olan ESA’nın yine Mars etrafında dönen ve muhteşem resimler gönderen Mars Express1 adlı uzay aracı. Bir önemli uzay olayı da yine NASA tarafından yedi yıl önce Satürn2 gezegenine fırlatılan Cassini adlı uzay aracının Haziran ayında Satürn’e varması ve onun ünlü halkalarını izlemeğe başlaması. Yarım ton ağırlığındaki Cassini sırtında bir de altmış ton ağırlığında Huygens adlı ikinci bir uzay aracı taşıyor. Cassini onu da aralık 2004’te Satürn’ün büyük uydularından (bizim ay gibi) Titan’a3 fırlatacak. Titan’ın özelliği, atmosferinin dünya atmosferine benzemesi. Huygens (Hollandalı ünlü bir eski astronomun adı) atmosfer koşulları aynı olduğuna göre acaba Titan’da dünyadakine benzer canlı var mı diye araştıracak. Bu meyanda Cassini’nin Satürn’e ulaşmasını sağlayacak hızı gerçekleştirmek için ona diğer gezegenlerin çekim güçlerinden yararlanarak yaptıran “Swing by” manevrasının pozitif insan kafasının, fiziğin ve astrofiziğin şaşmaz kurallarının muhteşem bir örneği olduğunu eklemeliyim.

- Reklam -

Bu – Türkçüleri belki de sıkan! – uzay olaylarına, bir de yine NASA’nın Ağustos 2004 başında güneşe en yakın gezegen Merkür’e (çapı 4878 kilometre. Titan’dan küçük) fırlattığı Messenger adlı ve Merkür’e sekiz yılda varması beklenen ısıya dayanıklı uzay aracını da zikrederek son veriyorum.

Bir konuyu okur veya yazarken sıkılır veya yorulursam konu değiştirim. Reader’s Digest’in Almanca versiyonu olan Das Beste’nin eski sayılarını4 karıştırıyorum. Gözüme AB’deki kasaplık hayvanlar ve et mevzuatı çarptı. Aman Tanrım, adamlar hayvanlardan insan sağlığına zarar verecek hususları ortadan kaldırmak için öyle kılı kırk yarmışlar ve öyle bir kontrol sistemi kurmuşlar ki, hayret ettim. Hattâ öyle ki bir dana doğar doğmaz ana-babasının kimliği ile birlikte merkezî bilgisayar sistemine bildiriliyor ve o hayvan kesimhaneye gidene kadar adım adım takip olunuyor. Tabiî o hayvanın etlerinin nerelere gittiği ve nerelerde kullanıldığı vs. Yani Berlin’deki bir sosisin içinde saptanan virüsü takip ederek meselâ o hayvanın doğum yeri olan Sicilya adasındaki çiftliğe ve sahibi Giovanni’ye ulaşılıyor.

Bütün bu – herhâlde pahalı – ve karmaşık sistem, insan sağlığını korumak için. Bir de aynı AB’nin insan hayatını kurtarmak için neler yaptığını ve yapabileceğini düşünün…

•••

Evet siz düşünürken ben can sıkıntısından biraz da Türk basınını karıştırayım. Bir haber: İzmir’de yüzme bilmeyen 16 yaşında beş Kur’an kursu kız öğrencisi elbiseleri ile serinlemek için el ele tutuşarak denize giriyor. Elbiselerin de ağırlığı ile batıyor ve boğulurken çığlık çığlığa yardım istiyorlar. Yardıma koşmak isteyen erkekler kurs hocası tarafından ‘günah’ diye durduruluyor. Böylece ‘cıvıl cıvıl’ beş kızımız ‘çığlık çığlığa’ boğuluyor5. Aileleri de ‘Allah’ın Emri!’ diyor.

Türkiye’de son zamanlarda Hipokrat yemini etmiş olması gereken tesettürlü hanım doktorların erkekleri muayene ve tabiî tedavi etmediğini de unutmayalım. Düşünün bir kez, bir tarafta müdahale ile kurtarılabilecek otuzunda bir erkek, diğer tarafta “günah” diye ona elini sürmeyip o delikanlıyı ölüme terkeden otuzunda, altı yıl tıp tahsili yapmış bir uzman bayan hekim! Dilerim (bedduaya inanmam) aynı kafadaki bir erkek (meselâ Niyazi Bey) aynı kafadaki bir bayan hekime (meselâ Huriye Hanım) muhtaç olur ve ikisi de böylece cennet vizesi alır. İster misiniz Niyazi Beyin cennetteki mükâfatı olan Hurilerden birisi bizim Dr. Huriye Hanım olsun!

- Reklam -

Hızlandırılmış Tren denen tren Pamukova mevkiinde raydan çıkıyor ve 37 kişi ölüyor. Devlet Demir Yolları’nın bir yetkilisi Ali Kemal Ergüleç ‘Her şey Allah’tan’ diyor!6 Muhalefet gensoru önergesi veriyor. AKP’li Nusret Bayraktar, ‘ilâhî bir tecelli, kem gözlerin nazarı’ diyor…. Tabiî sıfır hata oranı ile üretilen taşıtların günde ‘Allah’ın Emri(!?)’ ile ortalama kaç can aldığını söylemeğe gerek yok; kanıksadık artık, okumuyoruz bile o basıt sıradan haberleri…

Biraz değişiklik olsun diye siz Orkun okurlarına iki ayrı gezegenden haberler vermeğe çalıştım. Birinci gezegen, evreni fethe çıkan, insan sağlığı için bir kesim hayvanının hayatını doğumundan kesimine ve sosis olana kadar bilgisayar ortamında izleyen insanların gezegeni, adına ‘Milenyum Gezegeni’ diyelim. İkinci gezegen ise insan yaşamının hiç mi hiç değer taşımadığı bir gezegen. Adına isterseniz ‘Ortaçağ Gezegeni’ diyelim! Birinci gezegen güneşin ışığını alıyor. İkinci gezegen ise Gazalî ile beraber güneş tutulmasına girmiş, bir ara Atatürk aydınlığına kavuşmuş ve şimdi gözünü kamaştıran bu aydınlıktan kurtulmak için uğraşıyor, yarasalar ve baykuşlar kadar bile ışıktan hoşlanmıyor…

DİPNOTLARI

1- Mars-Express, Mars’a bir de “Beagle 2” adlı araştırma aracı indirdi. Ancak bu araçtan haber alınamadı. Not: “Beagle” ünlü Darwin’i Galapagos takım adalarına götüren yelkenli geminin adıdır.

2- Satürn dünyanın 95 katı büyüklüğündedir, güneşe uzaklığı 1 milyar 425 milyon kilometredir (dünyanın güneşe uzaklığı 150 milyon kilometredir. Ay’ın dünyadan uzaklığı 380 bin kilometre))

- Reklam -

3- Titan, Güneş Sistemi’ndeki ikinci büyük uydudur ve çapı 5150 kilometredir (dünyanınki 12780 kilometre)

4- Ekim 2002, sayfa 89 ‘Fleisch: Informationen A-Z’, HIT-Datenbank

5- Suudî Arabistan’da yangında mahsur kalan kadınlara ‘günah’ diye Arap itfaiyeciler yardım etmemişti. Bilmem siz bunu duyunca ne demiştiniz. Benimki oldukça kaba olmuştu ama söylemiyeceğim

6- Vatan gazetesinin 27 temmuz tarihli haberine göre, Başbakan “…Kardeşim böyle anlayış olur mu? İyi bir şey yapıldığında ‘her şey Allahtan’ mı diyoruz. Böyle söz söylemek yanlış” demiş. Umarım bu bir zihniyet değişikliğinin başlangıcı olur.

 

Orkun'dan Seçmeler

- Reklam -