Ana Sayfa 1998-2012 Geleceğin “Stratej”lerini Hazırlamak

Geleceğin “Stratej”lerini Hazırlamak

Bir kavram, bir sözcük ya da bir akım ilgi görmeye başladığında; artan oranda kullanımı yaygınlaştığında Türkiye’de “yayın patlamasının” olması kaçınılmazdır. Bu yayınların kapsamına, okuyucu açısından ve özellikle yazar açısından değerine; yayıncının ve editörün yayına verdiği öneme bakıldığında üzücüdür ki, çoğunluğu ekonomik kaygıların önceliğine dayanan bir biçim almıştır. Satın alırken, okurken, üzerine düşünürken bunu sezmemek olanaklı değildir. Bu yaygın kanıyı bir çırpıda silebilecek, özel bir kitap: “Yüksek Stratejiden Etki Odaklı Harekâta Geleceği Yönetmek” Bu kitaptan, Erol Mütercimler’in titiz çalışmalarından yeni bir örnek’ olarak söz etmek: bir kavramın önünü arkasını tüm bağlamlarını o rtaya koyan, örneklerle zenginleştiren ve yerinde kullanılan okuma parçalarıyla örülen bir başucu yapıtı değerini hak etmiş bir kitap için yetersiz bir nitelemedir.

- Reklam -

Strateji, taktik öngürü, jeopolitik, jeostrateji, askerî strateji, bilgi, teknoloji, liderlik, riskler ve krizler gibi kavramlar başat olmak üzere, kavramların etkilendiği süreçler, kullanım alanları ve daha bir çok etkin tanımlama örneği kitapta yerini almış. Strateji sözcüğü çevresinde derinleşen konular; ciddî bir birikimin kurguladığı, “matematik aklın” öncü olduğu bir irdelemenin sonucu doğduğu kuşku götürmeyen bir gerçek olarak itapta kendini gösteriyor. Yetkin bir kalem olan Mütercimler kitabına eleştirilerle başlıyor. Türkiye’de son on yıllık bir dönemde “strateji merkezlerinin” pıtrak gibi çoğaldığına, bunun hem strateji kavramını olmusuz yönde etkilediğine hem de bu tür kurumlaşma çabalarının özveriyle yapılmadığına dikkat çekmekte; “st rateji uzmanı”, “stratejist”, “stratejici”, “stratejik düşünce” gibi temelde çelişkili ve yanlış kavramların altını çizmekte. Mütercimler, “stratejik düşünme” yetisine ulaşanlara “stratej” denmesini öneriyor (s. 21) ve Türkiye’de neden stratej yetişmediğini şöyle saptıyor: “Türkiye’de neden ‘stratej’ yetişmiyor? Yetişmez mi? Yetişebilir, yetişmek zorundadır ancak bu gidişatla çok güç. Birinci neden: bizlere düş kurduracak üç meslek alanı ve erbabı var. Bunlar, mimarlar, sinemacılar ve moda yaratıcıları. İşte bizim düş dünyamızı tetikleyecek, bizi uçuracak, başka evrenlere sürükleyecek bu üç alanda zanaatkâr yetişmiyor da ondan.” (s.29) İkinci neden olarak da çocukların tek boyutlu, yaratıcılık kazanımının önünü açmayan, düşünsel gelişimini belki de törpüleyen şu etkenlere dikkat çekiyor: “Çocukluk çağlarımızda oynadığımız oyuncakları anımsıyormusunuz? 68 kuşağının, 78 kuşağının oyuncakları nelerdi? Kent çocukları bir dereceye kadar ithal oyuncakları oynadı ama kırsal kesimde büyüyen çocuklar hangi tür oyuncakları tanımıştır? Metal çember, çelik çomuk aşık, bilye, bez bebekler, tahta tabanca ve metal bıcaklar.” Osmanlı döneminde sanatsal birikimin ol uşmasını, düş kurmayı engelleyen ‘günah ve yasak’ gibi faşist uygulamaların Türk gencine ne kazandırdığını ve ne kaybettirdiğini düşünmek gerektiğini vurguluyor, Mütercimler. (Ss. 29-30).

“Günümüzde Türk Gençliği’nin önünde, Türkiye’nin önünde hangi yol var?” sorusu kanımca bu kitabın ruhuna aykırıdır. Erol Mütercimler’in, kitapta vermek istediği temel düşünce; bireyin, toplumun ve devletin önünde ‘tek bir yol’un değil, ‘yolların’ olduğu. Okullardaki rehberlik hizmetleri, kurumlarda ve özel sektördeki insan kaynakları, halkla ilişkiler gibi birimlerin tanımlarında da yol değil yollar göstermek vardır, ancak başarıya ne ölçüde ulaşılabilir, tartışılır. Günlük yaşamda çeşitli biçimlerde kullanılar, büyük olasılıkla ağzımızda sakız olan bir kavramdır strateji: “örneğin, maaşımızın ailemizi geçinderme yöntemine kafa yormak, stratejik bir olaydır. Bu düşünce aşaması stratejinin “teori boyutunu”, bunun eldeki koşul ve olanaklara gore kullanılması da “uygulama boyutunu”, literatürdeki deyimiyle “stratejik teknolojiyi” oluşturur.”

Strateji konusunda yayınlanan kitapların, makalelerin çoğunluğuna bakıldığında derleme/toplama, yaşamdan kesitler sunmayan, teorik boyutuyla ağırlıklı ele alınan bir yaklaşım vardır. Bu yaklaşımı dama atan bir nitelikle bu kitap, hem askerî yetkililere hem özel sector ve kamu sektörü temsilcilerine hem de gençliğe önemli bir rehber olma niteliğine sahip olarak değerlendirilebilir. Hemen hemen her alt başlığa özenle seçilmiş örnekler, okuyucuyu düşünme ve ilişkilendirme yapmaya yönlendirmekte, farklı teorik anlam yüklerinin anlaşılır kılınmasında belirleyici bir etken olarak seçildiği izlenimini bırakmaktadır.

Mütercimler’in kitabı dört ana bölümden oluşmakta: “Sihirli ve Çekici Kavram: Strateji” başlığında kavramsal çözümlemep düşünürlerin, bilim insanlarının yaklaşımlarının, devlet adamlarının başarılarının öyküleriyle örülmüş, ilgi çekici yazılarla oluşturulmuş. İkinci bölüm: “Tarihin ve Coğrafyanın Farkında Olmak” tarihsel süreç içinde stratejlerin büyük yengilerini, coğrafî konumdan kaynaklanan önem ve önceliklerin belirlenmesi çerçevesinde jeostrateji değişkenlerini, ulusal stratejilerin koşullardan ve olanaklardan bağımsız gerçekleşemeyen hedeflerini, politikalarının değerlendirmesini bulabiliyoruz. “Strateji Matematik Akıl İşidir” isimli üçüncü bölümdeyse; daha çok devletlerin dış politikalarının nasıl biçimlendiğiyle ilgili. “Stratejik Hamleler, Stratejik Sorunlarla Etki Odaklı Harekât” kitabın son ve en zorlu bölümü. Bilgi, bireylerin, devletlerin ve “yeni dünyanın” belki de yönetmekte en çok zorlandığı ölçüde bir birikime ulaşmıştır. Bu gidişe eş zamanlı olarak ‘bilgi kirliliğinin’ de yaşandığı günümüzde, Erol Mütercimler; ulusal çıkarlar imbiğinden damıttığı değerle kurgulamış kitabını.

Yayınlanma öncesinde kitabın teorik ve uygulama açısından ayrı ciltlerde toplanması önerilerini dile getirenlere kulak tıkamamış, ancak bu yöntemi de uygulamamış, Mütercimler. İyi ki de bu yöntemi seçmiş. ‘Strateji şudur’, ‘Liderlik şu değişkenlerden oluşur’ gibi salt teorik bilgi yükü: okuyucu kitlesinin sınırlanmasını, başka bir deyişle, kitabın akademikleşerek halktan kopma tehlikesi doğurabilirdi. Erol Mütercimler’in bu kitabını yaşam felsefesi olarak da okumak olanaklı, ulusal çıkarlarını bireysel ve kurumsal çıkarlarının altında gören bir gelecek olmaması için tasarlanan bir kitap. Kitabın ikinci cildiyse; “Türkiye’nin çeşitli alanlardaki ‘stratejik sorunları’nı” ele alan bir kurguyla olacakmış. Geleceği yönetmeye aday olan bireyler/gençler ‘stratejik düşünme’ yoluyla yetişecekse; bu kitabın hakkını vermeli.

(Erol Mütercimler, Yüksek Stratejiden Etki Odaklı Harekâta Geleceği Yönetmek, Alfa Yayınları, Mart – 2006, 754 Sayfa)

- Reklam -

 

Orkun'dan Seçmeler

- Reklam -