Ana Sayfa 1998-2012 Ekonomi "Ve Getirdikleri"

Ekonomi “Ve Getirdikleri”

Son on beş yıl içinde yurdumuzda gelişen olaylar ile meydana gelen ekonomik sarsıntı”nın milletimiz üzerinde malî sıkıntı oluşturduğu bir gerçektir.

- Reklam -

Anlatıma girersek; Ekonomiyi sarsan nedenlerden önde gelenleri ve en önemlileri hiç şüphesiz, devletimizin bazı birimlerinde -halkın deyimi ile- kadrolu müteahhitler ordusu olduğu, yapılan ihalelere fesat katıştırılarak ve de bir kısım büyük şirketlerin yan kuruluşu olarak oluşturulan özel bankaların mevduatının banka sahiplerince paravan şirketlere aktarılması ile devleti zarara sokan eylemler, bir ihalede iş alınmasıyla doğan kuşkular ve bazı iş adamlarımızın teşvik için aldıkları paraları üretimde değerlendirecekleri yerde üretim dışı kullandıklarına ilişkin söylentiler, özetle, bozulan ekonomik düzenin göstergeleri sayılan bu kritik olaylar olmuştur.

Ama başka iki gerçek daha, bütün bu etkenler bir yana ilki, devletimizin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne yönelik terörü önlemek ve ortadan kaldırmak için yapılan savunma harcamaları devletimizin ekonomisini olumsuz yönde etkilemiş, ayrıca krizin önlenmesi görevini üstlenenler ile görsel ve yazılı basının önceden suçlayıcı ithamları işin daha da büyümesini sağlamıştır.

Sonuçta ekonominin bozulmasını ve yasadışı çıkar amacına dayalı çalışmaları önleyecek, devletimizin parasal zarara sokulması eylemlerini işleyenlerin cezalandırılmasını sağlayacak bir yasanın çıkarılması gündeme gelmiştir. Ama olumsuzluklar sürekli peşimizi bırakmam aktadır.

- Reklam -

İşte bu yolda yürürlüğe sokulan 4422 sayılı yasaya aykırı davranışların takibinde:

o Kesin ve elverişli deliller tespit edilmeden basın ve yayın kurumlarınca kullanılan itham edici ifadeler,

- Reklam -

o İş adamlarının teşhiri ile gizli yapılması gereken hazırlık soruşturmasının ihlâli,

o Suçlunun yanında suçsuzun da takibe alınması, halk deyimi ile kurunun yanında yaşın da yakılması,

o Devlet görevlileri hakkında doğrudan yapılan soruşturmalar sırasındaki bazı işlemlerin olumsuz etkileri.

Halkımızın görevlilere karşı itimadını kırmış, insanımızı daha da karamsarlığa götürmeye yetmiştir.

Zira iş sahibinin hukuk içinde aldığı her işin, yapılan soruşturmalarda, yasadışı çıkar amacına yönelik eylemler ile birlikte ve iç içe değerlendirmeye alınma düşüncesi, işleri iyice çıkmaza sokmuştur. Bundan dolayıdır ki, kapımız ne zaman çalınacak, ne zaman gözetime alınacağız gibi olumsuz düşüncelerle görevlilerin bir işleme imza atmama tavrı oluşmuş ve devlet hizmeti durma noktasına gelmiştir.

Ayrıca; çıkar amacına dayalı yasadışı eylemlerin devlete karşı işlenip işlenmediği kuşkuları, bu görevin Devlet Güvenlik Mahkemelerinin görevine girmediği sayı, 4422 sayılı yasada değişikliği gündeme getirmiş, bazı suçların DGM’nin görev alanından çıkarılma yolu seçilmiştir. Bu yolun ekonomiye ferahlık getireceğini umuyoruz.

“Gerçeğe uzanamıyorsanız, lütfen dedikodusunu yapmayınız” ifadesinin uzağında, politik veya medyatik çıkar sağlamak isteyen halkımızın içinde bir kesim insanımız, medyanın yerli yersiz itham edici yayınları, üretimsiz kullanılan paralar ve devletimizin zarara sokulduğu söylentileri, hem ekonomik, hem siyasal düzeni olumsuz yönde etkilemiş, ekonomik krizi körüklemiştir.

Hükûmet dışından bir ekonomistin devlet bakanı yapılmasıyla dışa yeni borçlanmalar ile ekonomimizin düzeltileceği varsayılsa bile geçmişteki kapitülâsyon olayının başımıza açtığı felâketi anımsamak kuşkuları artırmaktadır.

Şimdi önemle yapılacak işler sayılırsa;

a) İşlemlerin ihale usulüne uygun olduğu ve olmadığı ve alınan işin şartları gereği zamanında ve düzgün olarak ifa edilip edilmediği araştırılmalı,

b) Alınan işin bitiminde devlete parasal bir zarar verilmediğinin anlaşılması hâlinde, müteahhid istihkakının ödenmesi yolu seçilerek hakkındaki soruşturma sonuçlandırılmalıdır.

c) Bankaların borçları protokola bağlanarak ödeme süreleri tespit edilip geri alınmasının teminine çalışılmalıdır.

d) Memurun işi doğru yapanı ile yanlış yapanını ayıracak yöntemler geliştirilerek işi bilen kaliteli ve bilgili kişileri göreve getirmeliyiz.

e) İnsanımızı kırmadan vergi dışı paranın yasal yol bulunarak tespitine çalışılıp devlete intikalini sağlamalıyız.

f) Kısaca herkesi yeni bir beyaz defter edindirerek kayıt yolunu araştırmalıyız. Bütün bu itinalı durumda bile usulüne uygun olmayan şekilde ihale edilmiş ve zamanında bitirilmemiş ve devlet zarara sokulmuş iş yapıldığı görülürse soruşturma sürdürülmeli ve suçluları cezalandırılmalıdır.

Düşüncelerimize geçmişi anımsayarak bakarsak, hareketimizin doğruluğunu görebiliriz.

Böylece… Cumhuriyetimizin ilk yıllarında İzmir’den toplanan Birinci İktisat Kongresi’nde büyük ATATÜRK’ün söylediği “Bir ulusun yaşamıyla, yükselişi ile, çöküşüyle doğrudan ilgili olan şey o ulusun EKONOMİSİ’dir” sözünün ne kadar önem taşıdığını ve bugün geçerliliğini anlarız.

Büyük ATATÜRK’ün o günlerde yaptığı “Siyasî başarılar ne kadar büyük olursa olsun ekonomik başarılarla sağlamlaştırılmadıkça sürekli olamaz”. açıklaması işi daha da anlatmaya yeter sanırız.

Ayrıca bir başka durumda da gene ATAMIZIN 1 Kasım 1937 tarihinde T.B.M.M. 5’inci Dönem 4’üncü toplatısında verdiği söylevindeki “Ulusun emeğinin ve üretiminin kıymetlendirilmesi için eline ve zekâsına güvenilen ve bu güvene lâyık olduğunu göstermesi gereken kişidir” sözündeki tüccarın tarifi karşısında, özünde böyle olmayan tüccarın getireceği tehlikeyi görürüz.

Üzülerek söylemek gerekirse günümüzde ekonomimizde gelişen olayların, büyük ATATÜRK’ün bu düşüncelerine gölge düşürdüğünü öğrenmiş oluruz.

Bunun içindir ki; “ekonomiye gösterilecek özen, ekonominin çıkar yolu, işlerin tayin olunan çizgide yapılmasıyla ve de devlet memurunun güvenilir hâle sokulmasıyla” olacaktır. Bu durumda devletimiz çağdaş dünyada yerini alacaktır.
 

Orkun'dan Seçmeler

- Reklam -