Ana Sayfa 1998-2012 Doğu Türkistan dünya gündeminde

Doğu Türkistan dünya gündeminde

- Reklam -

Bilindiği gibi Doğu Türkistan 235 yıldır Çin işgalinde bulunmaktadır. Geçen bu 235 yıl içinde üç bağımsız devlet kurulmuş, yıkılmış, işgal edilmiş ve sayısız isyanlar olmuştur. Kurulan millî devletlerimizin işgalinde, yıkılışında ve özgürlük isyanlarının bastırılmasında Çin, bu işgal ve isyanları bastırma olaylarını dünyaya kendi iç meselesi olarak lanse etmiş ve dış müdahalelerden savuna gelmiştir. Ancak, dünya kamu oyunda 11 Eylül olayı olarak bilinen ve ABD’ne karşı tertiplenen terörist saldırı, günümüz dünyasında dengelerin değişmesine ve yeni stratejilerin geliştirilmesine vesile olmuştur. Değişen bu yeni dünya düzeninde güçlü devletlerin dünya siyasetine yön vermekte olduğu da bir realitedir. Elbette Türk dünyası ve onun bir parçası olan Doğu Türkistan’ın da bu dengede yerini alması gerekecektir. Bundan dolayıdır ki, Doğu Türkistan meselesi dünyaya yeni şekil vermek isteyenler tarafından birdenbire gündeme getirildi ve bu güçler arasında tartışma konusu olmaya başladı. Şimdi bu tartışmalardan örnekler göreceksiniz. Çin Halk Cumhuriyeti bu yeni düzende, Doğu Türkistan meselesini, Doğu Türkistanlıların, milletlere istiklâl, insanlara hürriyet prensipleri gereğince, özgürlük ve istiklâl arama mücadelelerini, dünya kamuoyuna terörizm olarak lanse etme çabası içerisinde olmuş ve olmaya devam etmektedir. Çin Halk Cumhuriyeti ABD’nin terörizme karşı başlattığı global savunmasını istismarla, olayları saptırarak kendi menfaatleri yönünde kullanmağa devam etmektedir. Komünist Çin hükûmeti, 8 Eylül 2001 tarihinde bir bildiriyle de Doğu Türkistan’daki teröristlere karşı batı dünyası ile işbirliği yapmak istemiş, terörizme kurban olduklarından söz etmiştir. Bununla da yetinmeyen Çin dış işleri bakanı, Rusya Federasyonu Dış işleri bakanını telefonla arayarak, ”Rusya Çeçen teröristlerinden, Çin ise, Doğu Türkistan teröristlerinden zarar görmektedir” demiş, ve işbirliği istemiştir. Ayrıca, Çin dış işleri bakan sözcüsü, Su-Yu-Xi, 11 eylül 2001 tarihinde yapmış olduğu basın toplantısında Doğu Türkistan sözünü ilk defa Çince Dong-Tu olarak telâffuz etmiş ve Dong Tu’lar bölgelerinde terör faaliyetleri sü rdürdükleri gibi, yurt dışındaki terörist teşkilâtlarla temas ve işbirliği hâlindedir. Bu faaliyetler Çin için bir tehdittir. Doğu Türkistan özgürlük ve istiklâl faaliyetleri milletlerarası terörizmle bağlıdır” demiştir. Sözlerine devamla Doğu Türkistan teröristleriyle ve tüm terör eylemlerine karşı koyacağız, dünyada barış ve istikrarı sağlayacağız, demekle de, Doğu Türkistan’daki özgürlük mücadelesini milletlerarası terörizm seviyesine çıkarmaya çalışmıştır.

19 Ekim 2001 tarihinde Pekin’ de toplanan APEC toplantısına katılan ABD Başkanı G. W. Bush’ un Çin ve Rusya devlet başkanlarıyla görüştükten sonra yaptığı basın toplantısında, üstü kapalı olarak Çin yetkililerine şu göndermeyi yapmıştır: “…terörizmle mücadele, azınlıklara darbe vurma bahanesi olmamalıdır.” Bush, üstü kapalı bu ifadesinde, terör bahane edilerek Doğu Türkistanlıların hak arama mücadelesini sindirme olarak dile getirmiştir. Diğer taraftan da, ABD’leri dışişleri bakanı C. Powell, Çin’i, Ekim 2001 tarihinde, terörle mücadele ederken insan haklarına dikkat etmeleri konusunda uyarmıştır. Bu açıklamaya cevap veren Çin yetkilileri, azınlık haklarını ihlâl etmediklerini, aksine teröristlerin Bin Ladin’ ın kamplarında eğitim gören militanlar olduğunu beyan etmiştir. Çin’in bu sahte kızgınlık ve tepkisine karşı, ABD başta olmak üzere batı dünyasının resmî makamları ve medyası şöyle cevap vermişlerdir:

“ Bir milletin tabiî haklarına sahip çıkmak için yaptıkları mücadele, terör kapsamına giremez” demeleri, Çin’in iftira ve beyanlarına kulak asmadıklarını göstermekteydi. BM İnsan hakları yüksek komiseri Mary Rubenson 8 Kasım 2001 tarihinde Çin’in Doğu Türkistan istiklâl hareketlerini terör eylemi sayarak şiddet kullanmasını eleştirmiştir.

- Reklam -

ABD Başkanı Bush’un terörizm danışmanı General Franks Taylor, 5 aralık 2002 tarihindeki Pekin ziyaretinde, Çin’in tutumunu şöyle dile getirmiştir:”ABD’leri ve Çin, şimdilik Doğu Türkistan konusunda farklı görüşe sahiptir. ABD hükûmeti Doğu Türkistan’lılara terörist gözü ile bakmamaktadır. Bu sorunu terörizmle değil, siyasî üslûpla çözmek” gerekir, demiştir. Diğer taraftan ABD dışişleri bakan sözcüsü Philip Reeker, 22 Mart 2002 tarihinde yapmış olduğu açıklamada.”Milletlerarası terörizm bahane edilerek Doğu Türkistanlıların haklı özgürlüklerine baskı yapılamaz,” diyordu. 14 Ekim 2001 tarihinde The Washington Post gazetesine bir makale yazan senatör Jesse Helms, Çin’in Taliban ilişkilerini uzun uzadıya dile getirdikten sonra, Doğu Türkistanlılar Pekin’in acımasız yönetimine karşı haklı bir özgürlük mücadelesi veriyorlar. Ve bu mücadelelerini büyük ölçüde yasal yollardan yapıyorlar”” demektedir. The Asia Wall Street yazarlarından Thomas Beal ise, 5 Kasım 2001 tarihli makalesinde, Çin’in terörizme karşı sahte ve kızgın tavırlarından söz ettikten sonra, ABD Pekin’in Doğu Türkistanlılara karşı işlediği suçlara ortak olmamalıdır, diyordu.

ABD’ de yayınlanan “Felâket “ adlı kitapta, Çin’in Taliban ve El Kaide ile olan ilişkileri dile getirilmekte, 11 Eylülden sonra bu iki örgüte Çin’in istihbarat ve silâh sağladığı yolunda yeni kanıtların bulunduğu yazılmaktadır.

17-l9 Ekim 2001 tarihinde Avrupa Parlâmentosu, Çin hükûmetinin şiddetli itiraz ve protestolarına rağmen tertip edilen 2.Doğu Türkistan Millî Kurultayın’da konuşan konuşmacıları, Pekin hükûmetini terörist olarak kınamıştır. Bununla beraber Türkiye Cumhuriyeti hükûmetinin başbakanı Necmettin Erbakan, bir Çin heyetini kabulünde Doğu Türkistanda 30 milyon Türk ve Müslüman kardeşimiz var. Bu kardeşlerimize iyi bakarsanız, Türkiye ile Çin arasında köprü olurlar, Türkiye ile Çin ilişkileri gelişir, demiştir. Hakeza, gene Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti Başbakanı Bülent Ecevit, 17 0cak 2002 tarihinde Washington Beyaz Sarayda yaptığı basın toplantısında, bir gazetecinin, Çin hükûmeti, Doğu Türkistan teşkilâtlarını terörist olarak tanımlıyor. Türkiye hükûmeti olarak bunu nasıl değerlendiriyorsunuz? sorusuna şu cevabı vermiştir.” Türkiye’deki Doğu Türkistan teşkilâtları yasal kuruluşlardır. 0nları terörist olarak nitelemek doğru değildir. Biz onları terörist olarak görmüyoruz” cevabını vermiştir.

11 Eylülden sonra, Çin’in, Doğu Türkistan meselesini uluslararası terörizmle örtüştürerek bitirmek amacında olduğu açıkça görülmektedir. Ama, Doğu Türkistan meselesinin milletlerarası gündeme oturması, Çini hayâl kırıklığına uğratmıştır. Çin’in Ankara büyükelçisi Son Aıguo, Aksiyon dergisine verdiği bir demeçte şöyle diyor: “Sincang, Çin’in bir parçasıdır. Bölgede Uygurlarla birlikte 13 millet var. Bunların hepsi birbirlerine eşit kardeştirler. Biz kardeşliğin ahenkli gelişimini istiyoruz. Bu yüzden Türkiye’deki ikinci, üçüncü kuşakla ilgileniyoruz. Bunlar bizim vatandaşlarımız ya da bizim vatandaşlarımızın çoçuklarıdır. 0nlara kardeş gözüyle bakıyoruz. Bizim vatandaşlarımız onlar. Son zamanlarda yaptıklarımız, ilgimizi göstermeyi, ilişkilerimizi daha sıcak hâle getirmeyi amaçlıyor. Bunun ana esası ana vatan ilgisini bu vatandaşlarımıza göstermektir. Bunun için İstanbul’ daki ve Ankara’ daki Uygur ve Kazak Türklerini ziyaret edip onlarla ilgileniyoruz”

- Reklam -

Bu gelişmelerin ışığında, Çin’in bu politikası, Doğu Türkistan dışında muhacerette bulunan 3.5 milyon Doğu Türkistanlılarla, dünyanın muhtelif ülkelerinde faaliyette olan 54 Doğu Türkistan teşkilâtı, geçici kurultay düzeyinde toplantılarla mücadelelerini sürdürmekte olan muhaceretteki Doğu Türkistanlıların toparlanmasına ve birleşmelerine yardımcı olduğu gibi, artık milletlerarası gündeme oturan Doğu Türkistan meselesini tek elden ve tek merkezden yürütmek, dünya siyasî platformlarında, milletlerarası arenalarda, demokratik yöntemlerle, siyasî üslûplarla, milletlere istiklâl, insanlara hürriyet prensiplerini benimseyen dünya kamu oyuna duyurmak, anlatmak ve dâvamızı takip etmek üzere, özlemini duyduğumuz hükûmetimizi kurmuş bulunuyoruz. 60 üyeli parlâmentosu ve 20 bakanlıktan oluşan Sürgünde Doğu Türkistan Cumhuriyet hükûmeti ve Doğu Türkistan Devletinin l4 bölüm 70 maddeden ibaret anayasası ile göreve başlamış bulunmaktadır. Doğu Türkistan’ın özgürlüğü, Asya’da ve dünyada barışın, güvenin ve istikrarın teminatı olacaktır.

Doğu Türkistan Cumhuriyeti Hükûmeti Doğu Türkistanlılara, Türk ve İslâm alemine, tüm insanlığa hayırlı olsun. Allah yardımcımız olsun. Yaşasın Doğu Türkistan Cumhuriyeti.

DİPNOTU

•SDTH’nin Devlet Bakanı ve Başbakan 1.Yrd.

 

- Reklam -

Son Yayınlananlar

- Reklam -