Ana Sayfa 1998-2012 Bir yeni yıl ve Bayram rüyası

Bir yeni yıl ve Bayram rüyası

- Reklam -

2005 sonuna doğru TUSAM Araştırma Merkezi başkanlarından Ali Külebi (merhum Cahit Külebi’nin stratejist oğlu) ve Metal-İş Sendikası Başkanı Mustafa Özbek tarafından Ankara’da bir sempozyumda konuşmaya davet edildim. Bir tam gün süren “KİMLİK” toplantısında 12 konuşmacıydık (cömertçe konuşan oturum başkanlarından biri dahil).

Ben hasislik ettim, “20 dakika” dediler, 21. dakikada sustum. Ve dinledim. Agâh Oktay Güner’in coşkulu konuşmasını, Ümit Özdağ’ın derin boyutlu analizlerini, tiraj rekorlarını solcu yazarlardan kapan “Şu Çılgın Türkler”ci Turgut Özakman’ın heyecanlı fıkralarını, “Türkiye’nin Etnik Yapısı” araştırmasının yazarı Ali Tayyar Önder’i.. v.s.. v.s.. (Sadi Somuncuoğlu da davetliymiş ama gelememiş, üzüldüm.)

Yorucu bir gündü ama, eski dostlarla tekrar buluşmak (bazılarıyla 8-10 yıl aradan sonra), yenileriyle tanışmak, Ali Külebi’yle sayın Özbek’in açılış konuşmalarında “Kimlik” konusunun dış güçlerce (ve içimizdeki hainlerce) silâh gibi kullanmalarının yeni analizlerini dinlemek nasip oldu. İyi oldu. Değdi.

- Reklam -

Ve yılbaşı gecesi karışık bir düş gördüm. O sempozyumdaki kahramanların hemen hepsi rol almıştı! Hayırdır inşallah dedim.

Türk milliyetçileri yeni bir parti kurmuşlar (mevcut parti başkanları -bütün partilerde- yerlerinden oynatılamadığı için ilk akla gelen çare yeni parti kurmak oluyor ya, rüyada da böyle oluyor!). Agâh Oktay Güner, Osman Bölükbaşı merhumu hatırlatan müthiş “belâgatıyla” kalabalıkları büyülüyor. Ümit Özdağ, politik kurusıkı lâflar yerine, kesin çözüm plânları çizmiş, bir bir açıklıyor. A.Çay ve Yaşar Okuyan, Somuncuoğluyla bir kürsüye doğru kolkola yürüyorlar.. Ve birden bulutlar arasından çıkıp Yeşilköy’e inen bir uçak görüyorum, içinden Namık Kemal Zeybek çıkıyor, yanında genç bir Kazak Türkü.. Birden filmlerdeki gibi sahne değişiyor, gazete manşetleri basılıyor ardarda: “Türk Milliyetçi Partisi bu seçimlerde % 18’leri aştı, belki % 50’leri bulacak..”

Ve gözlerimi uyuşturarak uyanıyorum.

* * *

- Reklam -

Hayırdır inşallah…

Ben ki parti siyasetinden hoşlanmam (Türkeş’in ısrarlarına rağmen MHP’ye girmemiş, Sunalp ve Özal’ın adaylık tekliflerine de yanaşmamıştım) şimdi bu politik rüya da nesi oluyordu? İyi ki düşlerimde kendime gene rol vermemişim hiç!

* * *

Aradan birkaç gün geçti. Bayramın arife gecesi gene buna benzer bir rüya gördüm. Yok, benzemeyen! Bu sefer bu eski dostlar kavga ediyordu. Başkanlık için! Biri “ben olayım, sen sağ kolum ol” diyordu ötekine. Aynı şeyi ötekiler berikilerine söylüyordu. Ve itişe kakışa yürüyorlardı.

Hayırdır inşallah!

Rüya tefsircileri, “aksi çıkar” derler.

Freud gibiler, “bilinçaltındakilerin senaryosudur” der. Ama hangisi?

Yılbaşındaki düşüm mü, bayram gecesindeki mi?

Not: Basınımız son günlerde gene bir yanlış yaptı. Geçen bir yazımda, Kırgızistan olaylarını verirken “TÜRK” adını sade Türkiyeliler için kullanmalarına işaret etmiştim. Bu sefer de Azerbaycan’da düşen uçak olayında başlıklar şöyleydi: “Bir TÜRK öldü, beş de Azerî”. Allah’tan okuyucuların birinden protesto geldi. “Sürçülisan” olabilir, aman dikkatli olalım.

 

- Reklam -

Son Yayınlananlar

- Reklam -