Ana Sayfa 1998-2012 Beklenen Lider

Beklenen Lider

ESKİ Yunan filozoflarından Sokrates (M.Ö. 469-399) “benim bildiğim bir şey varsa, hiçbir şey bilmediğimdir” demiştir. Demek ki bir insan başlı başına bir âlem de olsa, bütün insanların bildiğini bilemez. Bildiğini iddia ederse de, gülünç olur. Peygamberimiz (SAV) istişare etmemizi boşuna tavsiye etmemiştir.

- Reklam -

Ben her şeyin doğrusunu bilirim, en iyi ben düşünürüm diyen bir insanın yanılma payı o derece de büyük olur. Bilhassa sorumluluk yüklemiş insanlar için, isabetli karar verme ve uygulama olayı, yoğun araştırma ve istişareden geçer.

İster Cumhurbaşkanı ister Başbakan ve isterse bir belediye başkanı olsun, istişareye itibar ederse, millet ve devlet işlerindeki icraatlarında o nisbette verimli ve başarılı olurlar. Ayrı fikirlere ve ayrı partilere mensup olmak istişare yolunu tıkamamalıdır.

Ell li yıldan beri Türkiye’de iktidar olmuş partiler ve liderleri, ben iyi bilirim tutkusunda olmasalardı, Türkiye bugünkü olumsuz şartlar içinde olmazdı. Bu yurdun çocukları yabancı ülkelerin temizlik işçiliğine mahkûm edilmezlerdi. İktidarlar, artan nüfusumuza göre yurt imkânlarımızı akıllı bir şekilde kullansalardı, yurt dışına işçi göndermekle, yurt içindeki gerçek işsizliğe çare bulduklarını söyleyerek Türk milletini kandırdıklarını sanmazlardı.

Adı “Bir Bilen”e çıkan popülizmin ustalarından sayın Demirel enflasyonu beş yüz günde bitireceğni vâad ederek milletimizden ödüç oy dilenmez, merhum Özal da demiryollarını komünist işi ilân ederek çürümeye terk etmezdi. 1950’den itibaren gelip geçen başbakanların olumsuz icraatları Türk milletini bıktırmış olduğundan, bugün milletimiz Atatürk’ün izinde gidecek bir lider aramaktadır. Ve yine milletimiz AB güdümlü temsilcilerden hiçbir şey beklememektedir. Türkiye’nin düştüğü şu hâle bakın. Nerede ise tuvalet ihtiyacımızı yerine getirmek için, AB’den izin talep edecek hâle geldik. TBMM, AB’nin emirlerini Türk milletine kabul ettirme yolunda noter görevi yapma durumuna düştü. Neyin zina olduğunu veya olmadığını bize AB öğretir olmuştur. Beşbin yıllık Türk kültürü bütün değerleri ile tarihin çöplüğüne gömülmek üzeredir. Bu gidişe mutlaka dur diyen çıkacaktır. Hem de kimseden, hiçbir emir beklemeden.

Mustafa Kemal Atatürk Çanakkale’de bağlı olduğu Alman generali Liman von Sanders’ten emir vermesini beklemeyip emrindeki Türk askerlerine “Ben size ölmeyi emrediyorum” diyerek çıkartma yapan İngiliz askerlerine karşı hücuma geçirmeseydi, bugünkü Türkiye Cumhuriyeti devleti kurulur muydu? İşte o günkü AB askerlerinin yerini alan, bugünkü siyasî AB kulübü üyelerinin hep bir ağızdan “Atatürk’ü, Kemalizmi Türkiye’den kovun” demeleri boşuna değildir.

Her şeyimizle aralarına girmek istediğimiz Hristiyan kulübü AB’nin gerçek yüzü budur. Türk iş adamı Rahmi Koç gerek TV de gerekse gazetelerde çıkan beyanatında, “Türkiye AB’ye girdiği zaman AB’nin Türkiye’ye sağlayacağı maddî kaynağı bitmiş olacaktır” demiştir.

- Reklam -

Siz bakmayın dönme, Sebatayist, devşirme yazarların çizdikleri pembe tablolara. Onlar beynelmilel vahşi kapitalizmin şovalyeleridir. Şunu hiçbir zaman unutmayınız; onlar her şeyiyle milliyetçi olan bir Türk kadar bu vatanın geleceğini düşünemezler. Çünkü onlar, yeni adı globalizm olan sömürgecilerin kalemşörleridir.

Ne Mutlu Türk’üm Diyene

 

Orkun'dan Seçmeler

- Reklam -