Ana Sayfa 1998-2012 Avrupa Birliği'nin Hristiyan Bayrağı

Avrupa Birliği’nin Hristiyan Bayrağı

Avrupa Birliği üyeliğimizin Fener Rum Patrikliği’nin amaçları üzerindeki etkileri tartışılırken; bununla ilişkili bir konu olan AB bayrağının simgesel anlamı da gündeme girmiş bulunuyor.

- Reklam -

Bayrak(1); bir ulusun, belli bir topluluğun veya bir kuruluşun simgesi olarak kullanılır, renk ve biçimi özelleştirilmiştir; kumaştan yapılır. Ulusal anlamda egemenlik ifade eder, kimlik işaretlidir.

Avrupa Birliği de kendisini özel bir bayrakla temsil ederek egemenliğini, önderliğini, kimliğini belirlemek istemiş ve bu kararını gerçekleştirmiştir. Bilindiği gibi AB bayrağı; lacivert zemin üzerinde, orta yerde daire şeklinde dizilen yaldız rengi (veya sarı) 12 yıldızdan oluşuyor.

AB üye sayısı değişmekte, fakat bayraklarındaki yıldız sayısı değişmemektedir. Halen AB üye sayısı 15 olduğu hâlde bayraktaki yıldız sayısı 12 olarak kalmıştır. Bunun anlamı; ABD bayrağındaki yıldızlardan herbirisinin bir eyaleti temsil etmesine benzer şekilde, AB bayrağındaki yıldızlardan herbirinin bir üyeyi temsil etmediğidir.

- Reklam -

AB bayrağı ile ilgili olarak elimizde bir belge bulunmuyor. Buna rağmen emin olmamız gerekir ki; Türkiye’de tamamını hemen hemen hiç kimsenin okumadığı, fakat okumadan uymaya, uygulamaya gözü kapalı istekli olduğumuz ve 120 bin sayfa olduğu söylenen AB belgeleri arasında, bu bayrakla ilgili bir yönetmelik, karar, vb. vardır.

AB bayrağı ile ilgili olarak en tutarlı ve bugüne kadar hiç itiraz gelmeyen açıklama: Bayrağın üzerindeki 12 yıldızın Hz. İsa’nın 12 havarisini temsil ettiğidir.

- Reklam -

Havari yardımcı anlamına gelen Arapça bir sözcüktür, Yunancası Apostolos’tur.

Havariler Hz. İsa’nın, öğrencilerinin arasından seçtiği, İncili yaymak ve vaaz vermekle görevlendirdiği yardımcılarıdır. Hastalarla da ilgilenen Havariler ikişer ikişer görevlendiriliyorlardı.

12 Havariler için kutsal sayıdır. 12 sayısını Yahudilerin 12 kabilesi ile irtibatlandıranlar da var.(2)

Havariler: Andreas, Bartholomaeus, Petrus, Yuhanna, Büyük Yakub, Küçük Yakub, Matta, Filipus, Simun, Taddeus (Yahuda), Tomas, Mattias.

Hz. İsa’nın göğe çıkışından sonra Havariler Petrus’un başkanlığında Hristiyan topluluğun yönetimini üstlendiler.

AB bayrağının sayılan 12 Havariyi temsil edip etmediğini bilmeliyiz. Hangi anlamın, hangi egemenliğin bayrağı altında toplanmaya çalışıldığını bilmek, Türk toplumunun ve Türk insanının hakkıdır. Elbette ki bu bayrağın altına koşmaya hazır ikinci mandacıları kastetmiyorum. Onlar zaten herşeyi biliyor. AB üyeliğini ve onun bir sonucu olacak, Hz. İsa’nın 12 havarisini simgeleyen AB bayrağı altında toplanmayı savunan siyasî İslâmcıların hâline ise, üzülmekten öte bir şey yapmak mümkün değil.

AB’yi kurtarıcı olarak görenler ve göstermeye çalışanlar; AB için Atatürk’ün emaneti olan, Atatürkçülüğün alt yapısını, temelini oluşturan bağımsızlığımızı ve ulusal egemenliğimizi AB kurumları ile paylaşmaya razı olanlar AB bayrağı hakkındaki bilmeceyi açıklamalılar.

DİPNOTLARI

(1)Bayrak Türkçe bir sözcüktür. Prof. Dr. H. Eren’in etimolojik sözlüğünde, Orta Türkçede kullanılan “Batrak” sözcüğünden geldiği açıklanıyor. Arapça ve Farsçaya geçmiş, Rumca, Bulgarca, Romence, Arnavutça, Sırpça’da alıntı olarak kullanılmaktadır.

Prof. Dr. Bahaeddin Ögel de bayrağın, mızrak anlamındaki “Batrak”tan geldiğini açıklamıştı.

Türk bayrağındaki hilâl 1250 yıllarından itibarın Türkler tarafından kullanılmaya başlanmış, İslâm dünyasına yayılmıştı. Hilâl ve yıldızlı bayrak Osmanlı İmp. tarafından önce hilâl, sonra yıldızlı hilâl şeklinde 19. yüzyılda kullanılmıştı. Abdülmecid döneminde (1839-1861) 8 köşeli yıldız beş köşeye indirildi. Bugünkü bayrağımız Cumhuriyet döneminde bir kanunla kabul edilmiştir.

Avrupa’da ilk ulusal bayraklar Orta Çağ ve Rönesans’ta kullanılmaya başlandı. Çoğunlukla koruyucu Hristiyan azizlerin bayrakları ülkelerin simgesi olarak benimsenmiştir.

Bugünkü AB bayrağı aynı geleneğin sürdürüldüğünü gösteriyor.

(2)Hz. İbrahim’e vaadedilmiş topraklara yerleşen 12 kabile (İsrailoğulları) Tanrı’nın seçilmiş kavmi sayılmış ve benimsedikleri din (Musevîlik) bu halkın ulusal dini olarak gelişmiştir.

Hazar Türk İmparatorluğu’nda (558-1016) her üç semavî dinin serbestçe yaşandığı, yönetici kadronun Musevî olduğu biliniyor. Hazar İmparatorluğu dağıldıktan sonra Musevî Türklerin Rusya ve Doğu Avrupa’ya, bir kısım Müslüman Türk ve Musevî Türklerin Doğu Anadolu’ya göçtükleri değerlendiriliyor ve Türk Musevîler 13’üncü kabile olarak anılıyorlar.
 

Orkun'dan Seçmeler

- Reklam -