Ana Sayfa 1998-2012 Ankara-İstanbul Hızlı Tren Projesi Bugün için gereksizdir ve...

Ankara-İstanbul Hızlı Tren Projesi Bugün için gereksizdir ve…

İki büyük şehrimizin ara ulaşımında, HIZLI TREN PROJESİ BUGÜN İÇİN ACİL BİR UYGULAMA OLMAMALIDIR.

- Reklam -

Başımızdan geçen hâdiselerden de ders alamıyor ve tecrübe kazanamıyoruz.

Bizi enflâsyon canavarına yem yapan bu gibi HATALI UYGULAMALARI, YİRMİ YIL ÖNCE KARA YOLLARI ULAŞIMINDA YAPTIK.

Şehirlerarası mevcut kara yollarımızı, büyüterek ıslahı yerine, KAYNAKLARIMIZI OTOBANLARA GÖMDÜK. Bu metotla bir km’si ortalama bir milyon dolarak mâl olacak işlemi ortalama en az 5 milyon dolara çıkardık ve Özal döneminde, İSRAF EKONOMİSİNİN KUCAĞINA DÜŞTÜK, ENFLÂSYONU AÇIKÇA KÖRÜKLEDİK.

- Reklam -

Tarihî Kırkpınar Yağlı Güreşlerini seyir için her yıl kullandığımız İstanbul-Edirne otobanındaki trafik yoğunluğunun azlığını gördükçe, borçla aldığımız faizli kredi kaynaklarımızı heba edenleri, ekonomik krizle mücadele eden halkım adına affedemiyorum. İstanbul-Edirne karayolunu ıslah yerine çok büyük kaynak harcayarak otoban yapanlar acaba yarım saat önce Edirne’ye ulaştıklarında zamanları pek çok mu olacaktı?

Hele bugün üstünde hassasiyet gösterdiğimiz, Ankara-İstanbul hızlı tren projesine sarf edilecek kaynak ile ancak 90 km’lik bir otobanın yapılabileceğini hesapladıktan sonra, yapılan ihanetin korkutuculuğunu daha iyi anlamış oluruz.

- Reklam -

Şimdi de aynı hatalı uygulamamızı yeni tren projemizde yapıyoruz ve bugüne kadar memleketimizde oynanan çirkin İHALE OYUNLARINI tekrarlıyoruz. Projenin tahminî bedeli 415 milyon dolardır ve eski yıllardaki kötü uygulamaları içeren ihale metotları ile gerçekleştirilmeye çalışılmak ktadır. Bu metotla proje bedelinin iki kat artacağı şüphesizdir.

2002 Şubat ayı verilerine göre, memleketimizde 4 kişilik bir ailenin FAKİRLİK SINIRI bir milyar üç milyon TL’sıdır. Bu paranın altında kazancı olan aile FUKARADIR. Bu sınırı aşmaz için ailenin tamamının çalışması gerekir. Anlayacağınız ÜLKEMİZİN EN AZ % 90’ı FAKİRLİK SINIRININ ALTINDADIR.1

Ben, bu hızlı tren projesi konusunda güvenilir teknik otoritelerle ilişki kurdum, bilgilendim ve bu bilgileri sizlere sunuyorum:

Dış kredi, Alarko firmasının öncülüğünde yapılan konsorsiyom tarafından ve İspanya firmalarınca yapılması şartıyla temin edilmiştir. Tabiî ki, azamî kârlar ilave edilerek aracıların da menfaatleri dikkate alınmıştır.

Görülecektir ki, burada da, Türk olmayan Türkiyelilerle miktarları her geçen gün azalan millî kaynakları koruma çabasındaki yöneticilerimizin mücadelesi olacaktır. Nitekim Hazine Müşteşarı eski Devlet Plânlama Teşkilâtı Müsteşarı Fait Öztrak tehdit ve baskılara rağmen dış krediyi şimdilik tutmakta ve onay vermemektedir.2

Ankara-İstanbul demiryolunun rehabilitasyon projesi için altı teklif verildi. En ucuz teklifi Hintliler verdi. “320 milyon dolar”, işi alan İspanyolların teklifi ise 415 milyon dolar. Bu teklifin yeni işbirlikçisi de Alarko firması.

Bize göre bu projenin sakıncaları nelerdir, şimdi bunu inceleyelim:

Her şeyden önce, proje, bizim için şimdilik fazla lüks ve pahalıdır. İnsanımızın Ankara-İstanbul hızlı tren projesine âcil bir ihtiyacı da yoktur. Bugün için isteğimize cevap verebilen ulaşım imkânlarımız yeterlidir. Uçaklarımız, çeşitli trenlerimiz ve lüks otobüs işletmelerimiz arzumuzu fazlasıyla yerine getirmektedir.

Ayrıca en basit fizik kaidelerine göre, hızın artışı enerji ihtiyacını kademeli olarak çoğaltacağından yüksek enerji sarf bedelinin yanında, yatırım ve işletme bedelleri çok yüksek olacak, bizim bugünkü şartlarda 13-15 TL olan bilet ücretimiz yükselecek ve bundan ancak GELİR SEVİYESİ YÜKSEK insanlarımız yararlanabilecektir ki, bu imkâna sahip insanlarımızın bugün böyle bir ulaşım vasıtasına ihtiyaçları da yoktur.

Ayrıca, hızlı tren teknolojisi bugün için Japonya, Almanya, Fransa, İtalya ve dünyanın en gelişmiş demiryolu ağına sahip Hindistan’da bulunmaktadır. İspanyollarda ise teknoloji yok denecek kadar azdır. Kendileri bu teknolojiyi transfer ederek ancak kısa mesafeli Madrid-Sevilla arasındaki düz arazide uygulayabilmişler ve Madrid-Barcelona arasının dağlık olduğu gerekçesiyle uzun süre bağlayamamışlardır. Bunu yapamayan İspanyolların Ankara-İstanbul’u nasıl bağlayacakları da ayrı bir sorundur.

Önerimiz: Daha henüz işin başındayken bu projenin tekrar tekrar alâkalı her devlet görevlisi tarafından dikkatle tetkik edilmesini ve medya yolu ile neticeden hepimizin haberdar edilmesini uygun görüyoruz ve eğer biz ileriki yıllarda hızlı tren projesini gerçekleştirmek istiyorsak bunun en doğrusu ve bize yakışanı, adı geçen milletlerden TEKNOLOJİ TRANSFERİ yapılarak, memleketimizde bulunan özel ve resmî OTOMOTİV VE ELEKTROMEKANİK kuruluşlarla bu projenin kendimiz tarafından gerçekleştirilmesidir.

Çünkü, Türkçülerin düşündüğü DEMİRYOLU GELİŞTİRME POLİTİKASInın esası, yurdumuzda özlenen yurtiçi ulaşımlarının demiryolu yapılması ve ürünlerimizin ihraç limanlarımıza ekonomik olarak taşıyacak imkân yaratılmasıdır. Yoksa niyetimiz Marshall yardımına takılı kalıp, karayollarında kamyonlarla benzin yakarak kaynaklarımızı yabancılara aktarmak değildir.

Hedefimiz, en büyük Bozkurt ATÜTÜRK’ün uyguladığı gibi; DEMİRAĞLARLA ÖRDÜK ANA YURDU DÖRT BAŞTAN olmalıdır.

Tanrı Türk’ü Korusun.

Dipnot:

1- 09.02.2002 Hürriyet, Fatih Altaylı

2- 09.02.2002 Hürriyet, Fatih Altaylı.

KORKUT EKEN’E ÖDÜL YAĞMURU

Susurluk davasında hapis cezasına çarptırılan “Efsane Yarbay” Korkut Eken’e “üstün hizmetlerinden dolayı” Samsun’da şükran plâketi verildi. Aralarında bazı belediyeler ile Emniyet Mensupları Şehit Aileleri Derneği, Güvenlik Kuvvetleri Şehit Aileleri Derneği, Türk Ocakları Şubesi ve Karadeniz Sportif Havacılık Kulübü’nün de bulunduğu kuruluşlarca ortaklaşa verilen plâket için Büyükşehir Belediyesi Değişim Sahnesi’nde tören düzenlendi. İlkadım Belediye Başkanı Necmi Akkoyunlu’nun öncülüğünde gerçekleştirilen törende konuşan TSK Özel Harp Dairesi Özel Birlikler eski Komutanı emekli Yarbay Korkut Eken, “kimseye kırgın ya da kızgın değilim.” dedi. Eken, “Ben 1965’de asker olduğumda bayrağıma, devletime ve milletime ihanet etmeyeceğim diye yemin etmiştim. Yeminime sadık kaldım. Bana verilen görevleri aynen uyguladım. Teşekkür ederim.” diye konuştu.
 

Orkun'dan Seçmeler

- Reklam -