Ana Sayfa 1998-2012 ALTAN DELİORMAN'IN ARDINDAN

ALTAN DELİORMAN’IN ARDINDAN

- Reklam -

24 Ağustos’ta Fâtih Camii’nden teşyî ettiğimiz merhum Altan Deliorman, Atsız’ın rahle-i tedrîsinden geçmiş ve onunla aramızdaki bağı koruyan eski Türkçülerdendi. Yarım asrı bulan yazı hayâtında Türk milliyetçiliğine hizmet etmiş, kaleme aldığı ders kitaplarıyla milliyetçi nesillerin yetişmesinde önemli etkileri olmuş değerli bir büyüğümüzdü. 1998’de çıkarmaya başladığı ve matbû yayın hayâtı 2006’ya kadar süren Orkun Dergisi Türkçülüğün en uzun süreli neşir faaliyetlerinden birisi olarak matbuat târihimizde yerini almıştır. Ben de bu dergide hem te msilcilik hem yazarlık yapma bahtiyarlığına erişenlerden birisiyim.

Altan Bey’le ilk tanışıklığım Tarık Zafer Tunaya’da gerçekleştirilen bir 3 Mayıs anması vesilesiyle olmuş ve burada “Tanıdığım Atsız” adlı kıymetli biyografisini “Ülküdaşıma” ithâfıyla adıma imzâlamıştı. Çok sonraları Orkun Dergisi’nin yazıhânesinde kendisiyle sohbet etme imkânını bulmuştum. O sıralar rüzgârı kuvvetli esen ve basında “Kızılelma Koalisyonu” adıyla anılan ortaklığa ilişkin dergide neşredilen yazıma gelen tepkilerden bahsetmişti. Sonraları askerlik, iş, güç, türlü gâileler arasında yazılarımla mütevâzı katkımı sürdürmeme rağmen kendisiyle tekrar görüşme imkânım ne yazık ki olmadı. Taa ki Fatih Camii’nin pek çok uğurlamaya tanıklık eden büyük avlusundaki buluşmaya kadar. Yanımda merhum Altan Deliorman’ın müstakbel bir meslekdaşı, genç Türk milliyetçilerinden Yasin Usta’nın bulunması zihnimde güzel bir tevâfuk olarak kaldı. O saflarda Türkçülüğün ileriki mücâdele yıllarında çabalarıyla hizmet edip iz bırakacak pek çok Deliorman olduğunu düşünerek sevindim.

Bayrağa sarılı tabutuna bakarken aklımdan, onun da Atsız’ın tabutuna bakarken düşündüğüne benzer şeyler geçti. Altan Bey o teneşir taşının üzerinde sâdece fânî bir fert olarak kendisini değil, Türk milliyetçiliğinin bir devrini ve bir neslini temsîl ediyordu. Reha Oğuz’dan, Refet Körüklü’den sonra büyük mücâdele devirlerinin fâil ve şâhitlerinden birisinin daha terk-i hayat eylemesi dünyânın katı yasasını bize tekrar hatırlattı ve omuzlarımıza yüklenen bu ağırlıkla cedlerimizin İstanbul’daki ilk ulu mâbedinden ayrıldık.

- Reklam -

Tanrı’nın esirgenliği ve yarlıgaması üzerine olsun…

 

- Reklam -

Son Yayınlananlar

- Reklam -