Ana Sayfa 1998-2012 AB yolunda bir o kadar çılgın ve bir o kadar karabıyıklı Tür...

AB yolunda bir o kadar çılgın ve bir o kadar karabıyıklı Tür…

Aşağıda vermiş olduğum alıntıyı okuduğunuzda kulaklarınıza inanamayacaksınız. Belki de olmaz böyle bir şey diyeceksiniz. “Doğru Olmayan Haber” başlığı altında verdiğim alıntı, Ermeni Araştırmaları Enstitüsü’nden (ERAREN) bilgi notu olarak geldi.

- Reklam -

Verilen bilgi notu aynen şöyle:

“Avrupa Parlâmentosu Türkiye ile müzakerelerin devam edebilmesinin ancak, Türkiye’nin Manyas’da işlediği hindi soy kırımını tanıması ve kabul etmesi halinde mümkün olacağı konusunda karar almaya hazırlanıyor. Boğaziçi, Bilgi ve Sabancı üniversitelerinin Soros Vakfı desteği ile düzenleyeceği panelde, bu konuda yeni açılımlar tartışılacak. Nobel Ödülü aday adayı Türk yazar Orhan Pamuk, en az 1.000.000 hindinin ve 500.000 tavuğun Türkler tarafından Soykırıma uğratıldığını iddia etti.”

İlk okuduğunuzda önce belki gülümseyeceksiniz sonra, olamaz böyle bir şey diyeceksiniz. Belki de bazılarınız, kim bilir? Neden olmasın? Diyeceksiniz. Çünkü, bu olay belgeleriyle sabit. Hemen hemen bütün televizyon kanallarında milyonlarca insanın gözü önünde 1 milyon masum dişi, erkek, yavru hindi ve 500 bin mas um civciv ve tavuğu, Türkler önce kümeslerinden vahşice çıkartarak çöp bidonlarına doğru -Halil Berktay ve tayfasının deyimiyle- ölüm yürüyüşüne, hemen ardından da katliama tâbi tutmadılar mı? Söz konusu olay Türkiye ve dünyadaki hemen bütün TV kanallarında defalarca gösterilmedi mi?

İşte sadece bu olay bile, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne alınmaması için en büyük gerekçelerden birisini oluşturur. Türkiye’nin karşısına sürekli olarak farklı gerekçelerle çıkan AB için ERAREN’ deki nüktedan hiciv, yeterli bir gerekçe değil mi?

ERAREN bilgi notları arasında yer alan ve oldukça anlamlı olan bu nüktedan hicvin yapıldığı sıralarda Türkiye gündemine bomba gibi düşen, gerçek bir haber geldi. Haber aynen aşağıdaki gibi:

“Fransa’da Ermeni anıtlarından sonra şimdi sözde Keldânî soy kırım anıtı dikildi. Paris yakınlarındaki Sarcelles’e dikilen anıtın açılış törenine Belediye Başkanı François Pupponi, Iraklı milletvekili Yonadam Y. Kanna ve Fransa Keldânî Derneği Başkanı Numan Adlun’la bölgede yaşayan Keldânî toplumu mensupları katıldı. Nelson Mandela stadının önündeki Ermeni soy kırım anıtının yakınına dikilen anıtın üzerinde ‘1915’te Osmanlı İmparatorluğu döneminde soykırım kurbanı 250 bini aşkın Keldânî’nin anısına’ cümlesi yer alıyor. Fransa Keldânî toplumu, Ermeniler gibi kendilerinin de 1915’te soykırıma uğradığını ileri sürüyor. Finansmanı Sarcelles belediyesi tarafından karşılanan 2 metrelik anıtın açılışında konuşan Belediye Başkanı Pupponi, ‘Türkiye, Ermeni ve Asurî-Keldânî soy kırımını kabul etmediği sürece, AB’ye asla üye olamayacaktır’ dedi. Keldânî asıllı Iraklı milletvekili Yonadam Kanna ise şöyle konuştu: ‘Hakkâri ve Botan’a da aynı anıttan dikildiği zaman Keldânî toplumunun acısı biraz hafifleyecektir.’”

- Reklam -

Okumuş olduğunuz bu haber, 17 Ekim 2005 tarihli Hürriyet gazetesinden alıntıdır.

Bu yazıyı okurken belki gülüyorsunuz (ağlanacak hâlimize), belki de saçınızı başınızı yolmayı düşünüyorsunuzdur. Aman ha! Saçınızı başınızı yolarken görmesin AB’ciler. Saçlarınıza yönelik soykırım yaptığınız için sadece sizi değil Türkiye’yi de suçlayabilirler.

Evet… Fransa, Jacques Chirac’ın izinden gidiyor. “15 yıl sonra Türkiye’nin AB’ye alınıp alınmamasına torunlarımızın yapacağı referandum karar verecek” diyen Sayın Chirak, torunlarına bırakacağı Türk düşmanlığının filizlerini, şimdiden Paris’in çeşitli yerlerine diktirdiği soykırım anıtları ile iyice kuvvetlendiriyor.

Ve son söz, Jacques Chirac ve Paris’teki anıtı sponsorluk yaparak diken Sarcelles Belediye Başkanı Pupponi için:

Sayın Chirac, Sayın Pupponi, Osmanlı Devleti içerisinde yaşayan Keldânî sayısı 16 bin (Yazıyla yalnızca “On altı bin”) dir. Bu rakam 1850 tarihlidir (kaynak Fransızca). 1914’teki Keldânî sayısı ise 13.211’dir. (Kendi istekleri ile Batı’ya 1860’lardan itibaren göç etmişlerdir.) Osmanlı Devleti eğer bu 13 bin veya 16 bin Keldânî’yi öldürmüş olsaydı siz Fransızlara böyle bir anıtı dikme fikrini veren bile olmazdı.

- Reklam -

Fransız yetkililerin sormadan, bilmeden ve araştırmadan tarihi tahrif ederek diktikleri anıt ile yaptıkları hata, Kelaynakları bile güldürür. Fransız yetkililer isterlerse, Osmanlı Devleti’nde yaşayan Keldânîler için verdiğimiz nüfus rakamının doğruluğunu kendi (Fransız) kaynaklarından da öğrenebilirler.

 

Orkun'dan Seçmeler

- Reklam -