1944 Irkçılık-Turancılık Dâvâsı Mahkeme Günlükleri

YELELİ ASLANLAR

Turgay Tüfekçioğlu
1945 yılında Türk vatanının Muş ili Varto ilçesi KASMAN köyünden Mehmet Şerif FIRAT Doğu İlleri ve Varto Tarihi adında bir kitap yazdı. Bölücüler onu öldürüp Ankara’daki Çubuk barajına attılar. Bu kitabın ÖN SÖZ’ünü aşağıda aynen veriyorum.

ÖNSÖZ

(Doğu İlleri ve Varto Tarihi) başlığı altında yazdığım bu eserde, ilkönce, doğu illerimizde oturan dağlı Türk aşiretlerine niçin Kürt denildiğini ve doğu illerimizin Milâttan önceki durumunu ve bu dağlı Türklerin tarihi ve gerçek soylarını ve bu halkın sonradan hangi çeşit zorlamalar altında kalarak Kormanci ve Zaza dillerini vücuda getirdiklerini ve niçin öz Türkçe dillerini yitirmek veya bozmak zararına uğradıklarını, ve bu halkın birkaç yüzyıl önce neden kendilerini Türk’ten ayrı bir yığın sandıklarını, Osmanlı siyasetinin, derebeylik ve Hamidiye alayları devrinde doğu illerimizde yarattığı kötülükleri, Meşrutiyet devri ve Birinci Dünya Savaşı’nda, doğudaki tarihî savaş ve olayları ve Şeyh Sait isyanını anlatacağım.

Yine bu eserimde, doğu illerinin çeşitli bö lgelerinde oturan Alevî ve Bektaşî aşiretlerin tarihî soylarını ve bu Türklerin Yakın Çağda nerelerden doğu illerimize geldiklerini ve bunların bu illerde hangi zorlamalar altında öz Türkçe dillerini karmakarışık edip Kormanci veya Zaza lisanını öğrendiklerini, Alevîlik, Bektaşîlik ve Kızılbaşlığın ne demek olduğunu ve bu akidelerin Türklere nasıl aşılandığını, Osmanlı İmparatorluğu’nun Alevîlik ve Bektaşîliğe karşı güttüğü siyaseti ve Bektaşîliğin Türk kültüründe gördüğü görevleri açıklamağa çalışacak ve bütün konuların tarihî olaylarını sıra ile kovalıyacağım.

Bu eserimin tarihî olayları; ilkönce Varto ilçesinden başlamış ve dolayısiyle doğu illerimizin tarihi hülâsa edilerek sıralanmış, en çok Varto’da oturan kabileler ve bütün doğu aşiretleri ve Hormek kabilesi hakkında geniş bilgiler verilmiştir.

Tarihimin son bölümlerinde doğu illerimizdeki Türk boyları arasında hâlen yaşamakta olan Türk’ün eski töre, örf ve âdetlerini ve Şamanîlikten gelen birçok millî oyunları sıralamış, Varto’nun ve doğu illerinde meşhur olan Bingöl dağlarının coğrafî durumlarını geniş ölçüde sayın okuyuculara sunmuşum.

Tarihin ilk devirlerinden başlıyarak en çok Selçukîler çağından 1928 yılına kadar doğu illerimizde cereyan eden tarihî olayları içine alan bu kitabı yazmağa beni zorlayan biricik ülkü, gerçekte asil Türk kanını taşıyan ve Türk oğlu Türk olan Varto halkıyla doğu illerimizin çeşitli bölgelerinde oturan Türk ve Türkmen boylarına mensup halkın ve bu çiftçi köylümüzün hâlen Kormanci ve Zaza dil hamurlarıyla konuşmaları derdi olmuştur.

Bu halkın hepsi de bugün Türk soyundan olduklarını bildikleri hâlde, Acem, Arap, Ermeni, Keldânî kelimeleriyle dolmuş ve bu suretle anlaşılmaz bir hâle gelmiş, aslında Türkçe olan bu karışık ve mânâsız dilleri bir türlü söküp atamamışlardır.

Ben bu eserimle bu yurttaş ve kandaşlarımın fikirlerini daha fazla aydınlatacak ve onlara gerçek soy ve dilleri hakkında geniş bilgiler sunmağa çalışacağım.

Her bir karış toprağı Türk ecdadımızın kanlarıyla sulanan ve her bir dağında ovasında bel ve geçidinde binlerce Türk şehidi yatan ve her yanı bu şehitlerin adlarıyla anılan aslanlar yatağı doğu illerimizin dünyanın kuruluşundan beri Türkün özyurdu olduğunu tarihî kaynaklara ve gerçekliğe dayanarak isbat etmiş bulunmaktayım.

Büyük Atatürk, Millî Şef İnönü ve millî Cumhuriyetin açtığı millî çığır üzerinde millî birlik ve bütünlüğe doğru yürümek, bu dağlı Türk kardeşlerimizin de yurdu ve millî ödevleridir. Bu ödev, bize en doğru yol ve tarikati Cumhuriyet ve yurt sevgisini millî birlik ve bütünlüğün korunmasını buyruklamıştır. Türküz Türkçe konuşacağız. Türk Cumhuriyeti ve Türk yurdunun savunması için ovasında sapan işletecek, dağlarında yeleli aslanlar gibi yurdumuza saldıranlarla dövüşecek ya gazi veya şehit olacağız.

15.02.1945

Muş İli Varto İlçesi Kasman Köylü

M.Ş. FIRAT

Bu söyenenlere eklenecek ne olabilir ki? 1945-2006 arasında geçen 61 yılda köprülerin altından akan sular çok şeyleri değiştirdi. Bunun en önemli nedeni bizlerin millet olarak bu insanlarımıza ve yazdıklarına sahip çıkmadığımız gerçeği değil mi?