1944 Irkçılık-Turancılık Dâvâsı Mahkeme Günlükleri

Yargıda itibar

Nusret Demiral
Yargı mensuplarının, özellikle hâkim, savcı ve avukatların özel yaşantılarına dikkat etmeleri gerekiyor. Bu hususta gösterilecek dikkatsizliğin her zaman önemli bir engel çıkaracağını bilmelidirler.

Hâkim olarak, Cumhuriyet Savcısı olarak görev üstlenen meslek erbabının her soruşturmada, her karar aşamasında görülecek basit bir yanlışlığın bile çok hassas olan hayatın cilvesinde kendisinden çok mesleğinin onurunu zedeleyeceği yıpratacağı varsayılmalıdır.

Ayrıca meslek hayatında hiç yanlışı olmayan meslektaşlarımızın zaman olur ki, yanlış bir eylemi görev içinde olsa bile devletimizin önemli kurumlarını yaralar.

Bilinmesi gerekli olan bir sözümüz var: “Gerçeğe uzanamıyorsanız lütfen dedikodu yapmayınız.” Bu söz, yapılan hazırlık soruşturmalarında, gizlilik ön planda olduğu için, soruşturmayı yanlış yöne çekecek, yanıltmayı ve yönlendirmeyi amaç edinen kişilerin ortaya koydukları yazılı ve sözlü ithamların teyidini bulamıyorsak o kişilerin iddialarını değerlendirmekten, ele almaktan uzak kalma yolunun seçilmesinde önem taşır. Yargı görevi olmayan makamların bir eylem için yaptığı araştırma içindeki bulgular -hazırlık soruşturması sırasında değerlendirmeye alınması gelecekte ihtilat yaratabileceği için- dikkatlice incelenmelidir.

Bir başka husus da, izin verilmesi usûlüne dayalı soruşturmalarda ihbarların değerlendirilmesinde gizliliğe uyularak yapılıp, ilgili makama sevk edilmesi gereklidir. Bir iddianamede neler yazılacağı usûlü 5271 say ılı yeni CMUK’nun 170. maddesinde gösterilmiştir. Devlete karşı işlenen suçlarda da aynı durum söz konusudur.

Cumhuriyet Savcılığı o ilin Başsavcılığı makamıdır. Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne yönelik eylemlerin soruşturmaları birden çok Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılarak hazırlık safhası bittiğinde gizlilik içinde o yerin Cumhuriyet Başsavcısı, günümüzdeki usûle göre Cumhuriyet Başsavcı Vekili de dahil bir bütün hâlinde iddianamenin birlikte hazırlanıp mahkemeye tevdi edilmesinde zorunluluk hâli düşünülmelidir.

Çünkü bu tür eylemlerin araştırılması, eylemin delile bağlanması, her türlü yazılı ve sözlü iddianın da teyidi gereklidir. Örneğin teyidi olmayan yerli yersiz ithamlar her zaman soruşturmanın safahatı için zararlı olmaktadır. İlgili makamlar ile yapılan yazışmaların Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığı ile yapılmasında fayda vardır. Esas kaide de budur.

Cumhuriyet Savcılığı adında, Cumhuriyet kelimesinin bulunması o görevi üstlenenlere bazı yetkiler vermektedir. Nedir bu yetkiler? “Hey Savcı! Türkiye Cumhuriyeti’ni sen koruyacaksın, sen kollayacaksın, sen sürekliliğini sağlayacak tavrı yasalar çizgisinde görev süren içinde ve görevin onursal bir biçimde bittikten sonra da takınacaksın.”

Yargı mensupları görev süresinde her hâlükârda bu tür tavırdan sarfı nazar etmeden Cumhuriyet’i korurken, kollarken sürekliliğini sağlarken, “GÖZÜNDE VATANINI, GÖNLÜNDE ATATÜRK İLKE VE İNKILÂPLARINI TUTARAK, VİCDANINDA DİNİMİZİ SAKLAYARAK, ATATÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ VE LAİK DEVLET DÜŞÜNCESİ” içinde görev yapmaya çok dikkat etmelidir.

1980 Askerî ihtarından sonra Türk halkının temiz ve sağlam oylarıyla kabul ettiği Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda, 143. madde ile 1980 öncesi yurdumuzda gelişen olayların bir daha yaşanmaması için kurulan Devlet Güvenlik Mahkemeleri’nin kuruluş amacını araştırdığımızda, mahkemede asker ve sivil hâkim ve Cumhuriyet Savcılarının görev aldıklarını işin hassasiyetini ve özelliğini açıkça görürüz. Ama geçen zaman içinde terör örgütlerinin devletimizin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne yönelik eylemleri, devletimiz topraklarını bölmek için süregelmesine karşın dış baskıların tesiriyle DGM’nin kaldırılması günümüzde ne denli yanlışlıkların yapılacağını göstermekte gecikmemiştir.

Ordumuz, yargı ile karşı karşıya getirilmek istenmektedir. Devlete karşı işlenen suçlarda eylem akabinde “bizlerin düşüncesi kabul görsün görmesin” artık ihtilatlı ortamı silebilmek için Devlet Güvenlik Mahkemeleri’ne verilmiş görevin (devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü, hür demokratik düzen ve nitelikleri anayasamızda yazılı Cumhuriyet aleyhine işlenen ve doğrudan doğruya devletin iç ve dış güvenliğini ilgilendiren suçlara bakmak üzere) üst derecede hâkim ve Cumhuriyet Savcılarından oluşan özel bir mahkemenin âcilen kurulması düşünülmelidir. Dünyada bu tür mahkeme örneği de vardır.

Güncelliğini koruyan son hazırlık soruşturması çok dikkatle okunup ortamda gerçeğe ulaşılarak değerlendirmeye alınmalıdır. Siyasîler, bürokratlar ve kendini görevli sayanlar devletimizin kurumlarını yıpratacak şekildeki hareketleri sorgulamaktan kaçınmalıdır.

Yargıya intikal etmiş olayların soruşturması yapılırken TBMM’ de araştırma komisyonunun kurulması, yargı erkinin görevine bir müdahale olarak düşünülmelidir. Eğer yargı görevi bittikten sonra TBMM araştırma komisyonu kurulup incelemeye başlasaydı günümüzdeki ihtilatlı ortam yaratılmazdı.

TBMM’nin iç tüzüğü gereği kurulan araştırma komisyonlarında yargıya intikal etmiş olayları incelerken bilgi almaktan da kaçınmaları genelde önemlidir. TBMM içtüzüğünün ilgili maddesinde anılan kamu kurumları içine yargı alınmamalıdır. Yargı devletin üç erkinden biridir. Özelliği bağımsız oluşundadır. Görev sırasında araştırma komisyonlarına bilgi vermeyişimiz, bu kaide gereği olmuştur.

Günümüzde görüyoruz ki, hangi görevde olursa olsun biraz da basının sorularına yerli yersiz cevapların verilmesiyle bakınız ne yanlışlıklar yapılıyor. Acıdır ki, yargı görevini üstlenmek için herkes yarışıyor. Yargı görevi hazırlık soruşturmasında Cumhuriyet Savcılarınındır. Muhakeme etmek de Bağımsız hâkimlerindir.

Yargıdaki görevin itibarlı oluşu vatanımız ve milletimiz için önemlidir. Gerçeğe ulaşamıyorsak lütfen dekikodu yapmamalıyız. Gerçek her zaman ve zeminde dedikoduyu önleyen önemli faktördür. Yaşam, milletimizin hayrınadır. Vatan sağ olsun, Ne Mutlu Türküm Diyene.