1944 Irkçılık-Turancılık Dâvâsı Mahkeme Günlükleri

UNUTMA (O, Kabuslu Günlere Dönüş mü?)

Orkun
“1856’da (Kırım Harbi’nin sonlarına doğru) ilân edilen İslahat Fermanı, Âli Paşa ile İstanbul’daki Fransız ve İngiliz elçileri tarafından hazırlandı. Bu hal İstanbul’daki elçileri şımarttı. İçlerinden her biri mensup olduğu devletin menfaatlerini ön plânda gözeterek sadrazamlar ve nazırlar istemeye başladı. Artık iktidara geçmek Osmanlı devlet adamları ile elçiler arasında bir pazarlık konusu haline geldi.

Bundan böyle Osmanlı devlet adamlarında, kendilerini Avrupa devletlerine beğendirmek düşüncesi yükselme ve iktidar yolunda yükselmede bir dayanak oldu. İş bu şekli alınca alakalı devletler sempati ve yardımlarını ancak menfaat karşılığı göstermeye başladılar.

Böylece devletin iç ve dış siyasetinin gözetimi yabancı devletlere geçti. Islahat Fermanının tatbiki için, her devlet kendine göre bir program ve bir usul teklif etmeye başladı. Bu durum karşısında, Osmanlı Devleti’nin istikrarlı bir siyaset takip etmesine de imkân kalmadı.

Devletin genel siyaseti yerine, İngiltere’ye yatkın Reşid Paşa’nın, Fransa’ya yatkın Âli Paşa’nın, daha sonraları Rusya’ya taraftar Mahmud Nedim Paşa’nın siyaseti geçerli oldu. Abdülmecid’in yirmi yıl süren saltanatı devrinde yirmi iki defa sadrazam değiştirmiş olmasının sebeplerinden biri ve belki de en önemlisi bu yabancı müdahalesidir.”

(Karal, Enver Ziya, Osmanlı Tarihi, C.6. sh. 23)

•••

Abdülaziz zamanında Ahmet Mithat Efendi yabancı nüfuzu hakkında şunları anlatıyor:

“Çoğunlukla valilik ve mutasarrıflık gibi büyük memuriyetlere tayin edilebilmenin, Rusya sefarethanesine müracaat ve Rus Sefiri İgnatieff’in yardımıyla olduğu inkâr ve gizlenmesi mümkün olamayan gerçeklerdendi. Memuriyetlerinde kalmak isteyen memurlar dahi oradaki Rusya Konsolosu’yla uyuşmak zorundaydılar. Zira İgnatieff’in İstanbul’da bir dediği iki olmak ihtimali artık geçmişti”

(Şehsuvaroğlu, Haluk Y., Sultan Aziz, sh. 65)