1944 Irkçılık-Turancılık Dâvâsı Mahkeme Günlükleri

Ulusal Solcuların Din Anlayışı

İkbal Vurucu
Ulusal solun dine bakış açısını öğrenmek için kendilerinin kaynak olarak ele aldıkları yazar ve kitaplara bakmak yeterli olacaktır.

Ulusal sol ideolojinin teorik yönü, SSCB'nin kurucularından Sultan Galiyev'in görüşleri çerçevesinde oluşturulmaya çalışılmaktadır. Galiyev'in dine bakış açısını ortaya koyduğumuzda, Türkiye'de Ulusal Devrimci Sosyalistlerin İslâm'a nasıl baktıklarının ip uçlarını fazlasıyla buluruz.

Sultan Galiyev'in 1921 yılında Moskova'da Komünist Partinin yayın organı "Jizn Natsional' nostey"in 127. ve 128. sayılarında yayınlanan "Müslümanlar Arasında Anti Din Propagandasının Metodları" isimli makale Galiyev'in din anlayışını fazlasıyla yansıtır. Galiyev'in din (İslâm) hakkındaki görüşleri:

"İslâmın tarihsel evrimi çeşitli mümin grupları arasındaki dayanışma duygusunu güçlendirip İslâm'a dönme eğilimine güç vermektedir. Bu koşullar din karşıtı kampanyayı çok güçleştirmektedir."

"... geç ortaya çıkışına bağlı olan büyük canlılığıyla ve diğer yandan da ezilen ve ancak çok geç olarak özgürleşen müslüman halkların psikolojik durumuyla açıklanabilecek olan din karşıtı propagandada yeni yaklaşım ve yeni yöntemler gerekmektedir."

Bu tavsiyelerden sonra Büyük önder! Galiyev, İslâm'ı yok edecek metodları açıklıyor.

"Bu yöntemler neler olmalıdır?

Herşeyden önce soruna dikkatli biçimde uygulanabilirlik mantığıyla yaklaşılmalıdır. Her türlü bürokrasiden ve saldırganlıktan kaçınılmalıdır. Konu din karşıtı bir savaş olarak değil din karşıtı bir propaganda olarak alınmalıdır. Bir kere tümden hasımlarımızın elinden sırtımızı yere getirecek silâhları almalıyız. Bağıra bağıra doğrudan dine karşı savaşmadığımızı, sadece doğal hakkımız olarak kendi Tanrı tanımaz inançlarımızın propagandasını yapmak istediğimizi ilân etmeliyiz. Gerici misyonerleriyle aynı kefeye konulmamız ancak kullandığımız yaklaşımın niteliğiyle güvence altına alınabilir. Din karşıtı propagandayı yaygınlaştırırken Probadonotsev ve İl'minsky'in çalışmalarını değil daha çok İslâm'ın kendi aydınlarının yakın zamanlardaki aynı yöndeki çalışmalarını sürdürdüğümüzü müslümanlara anlatmalıyız. Sonra saflarımızda içimize sızabilmiş olan eski misyonerleri temizlemeliyiz ve din karşıtı propagandanın örgütlenmesi görevine müslüman komünistleri getirmeliyiz. Hiçbir şekilde beceriksizler ve sahtekârlar bu işte yer almamalı. Bu ancak bizim müslüman ahalinin gözünde inandırıcılığımızı zedeler" (Oğuz S. Duman-Sultan Galiyev-Doğu Batı Arasında, 113-4

Galiyev'in bu sözleri materyalist felsefeye bağlı bir kişi olarak ateistliğinin ve İslâm'a düşmanlığının açık göstergeleridir. Türkiye'de onun izinde giden ve onun fikirleri etrafında kümeleşerek bir ideoloji oluşturmaya çalışan bir grup, eski Marksist, fikirleri iflâs edince gerçeğe yönelmek yerine eski pörsümüş ideolojilerine, yükselen değer milliyetçiliğin-kutsalın rengine bürünerek kendilerini saklamaya çalışmaktadırlar. Yıllarca Galiyev'in fikirlerinden habersiz, bırakın Galiyev'i, dış Türklerin adlarını ağızlarına almayanların bir anda Kâbeleri yıkılınca Galiyev'in fikirlerini ideoloji yapmaları şaşırtıcı ve düşündürücüdür.

Galiyevci sosyalistlerin Türkiye'de çıkarmaya başladıkları (Ulusal) dergisinde İslâm hakkındaki görüşlere baktığımızda Galiyev'in din anlayışıyla önemli paralellikler taşıdığı görülür. Ulusal dergisinden yapacağımız bazı alıntılarla meselenin daha iyi anlaşılacağı kanısındayım...

"İslâm'a yaklaşımı konusunda da çeşitli saptırmalar olan Sultan Galiyev'in aslında bir ateist olduğu 'Müslümanlar arasında din karşıtı propagandanın yöntemleri' adlı müthiş makalesinden anlaşılmaktadır. Bu makalede Galiyev ayrıca Sovyet ateist pratiğini eleştirir ve İslâm toplumlarının farklılığını ortaya koyar" (Yiğit Atın-Ulusal-say.152)

"Türk ulusal solcuları, hedeflenen toplumsal düzen müslümanlığa sıkı sıkıya bağlı olan Türk halkıyla Türk halkı için kurulabileceğine göre İslâm çerçevesinde bir seçenek de ortaya atabilmeli ve bu seçeneği kendi devrimsel koşullarına uyarlayabilmelidirler. Bu seçeneğe "Ulusal devrimci müslümanlık seçeneği diyebiliriz. Bu kavramlardan ürkmemek gerekmektedir. Türklerin müslümanlık anlayışı ve tecrübesi, etno-kültürel yapılanmalarının da etkisiyle komünist-kollektivist bir içeriğe sahiptir. Bu anlayış içeriği tamamen sosyalist felsefeye uygun olan Kur'an düşüncesine de en uygun anlayıştır.

"Türk ulusal sol siyasî stratejileri şu üç ulusal devrimci düşünce ve aksiyon bloğu dikkate alınarak oluşturulmalıdır. Ulusal devrimci sosyalizm, ulusal solcu milliyetçilik, ulusal devrimci müslümanlık."

(Hakan Reyhan-Ulusal- say. 2)

Yukarıda görüleceği gibi Sultan Galiyev ve onun uzantısı ulusal sosyalistler İslâmı halkın dini olduğu, bir ihtiyaç olduğu için değil kendi komünist toplum modeline bir engel oluşturduğu için önemsiyorlar. Yoksa müslümanlığın, Batının beşerî ürünü materyalizmle hiçbir ilgisi yoktur. Yukarıdaki satırlar dikkatlice okunduğunda görülecektir ki ütopyalarında dinsiz bir toplum modeli vardır. Ulusal sosyalistler bu aşamay Rusya'daki dinsizleştirme metoduyla değil millî bir model sunuyorlar: Ulusal dinsizleştirme projesi.

Sonuç:

Türkiye'deki sosyalist hareketlerin her bir fraksiyonu, bu ülke şartlarını dikkate alarak oluştuğunu iddia etmişlerdir. Lâtin Amerika'dan Çin'e, Afrika'dan Avrupa'ya kadar sosyalist hareketler tamamen o coğrafyanın, o ülke insanının millî özelliklerini benimseyip beynelmilel bir özellik kazanmışlardır.

Bizim ülkemizde ise bu olguların gerçekleştiğini söyleyemeyiz. Bizim sosyalistler de her zaman Avrupa'da doğan sosyalizmin, Avrupa'ya özgü şartlarda oluştuğunu iddia etmelerine rağmen her bir fraksiyon Lenini, Maoyu, Enveri, Che'yi model almıştır. Esas itibarı ile Türkiye'de sosyalist-komünist bir sistem, tarihî ve kültürel bünyemize uymadığı gibi, sol böyle bir sistemi oluşturacak entellektüel yapıdan da çok uzaktır. Türkiye'deki sol aydınların bir özelliği de fikir namusuna sahip olmayışlarıdır. Bu aydınlar bukalemun gibi her dönem ve değişen şartlara göre birbirine zıt görüşleri benimseyebiliyorlar. Meselâ SSCB'nin çöküşü ile sosyalistlerin bir anda liberal olmaları gibi. Ayrıca Türkiye'deki sosyalistler siyasî kimliklerini tamamen bırakmadıkları için buna bağlı olarak etnik ırkçılığı, mezhepçiliği (Alevîliğin siyasîleşmesi), feministliği kendilerine ana dâvâ yapmışlardır. Küreselleşmeye tepki olarak reaksiyoner ulus-devletçi, hattâ Kemalist olanlar bile epey vardır.

Bizim yukarıda esas ele aldığımız konu kendilerini "Ulusal" olarak adlandıran grubun ve kısmî olarak genel sosyalizmin görüşlerinin gelişimini gördük. Türkiye'deki sosyalistlerin bizim siyasî, kültürel, sosyal ve ekonomik sistemlerimize olan etkilerine dair iki önemli fikir ve devlet adamımızın görüşleriyle son vereceğiz.

Dünya çapında bir sosyolog (ama Türkiye çapında değil!) Orhan Türkdoğan: "Ülkemizde uzun süre marksist ideoloji "sınıf çatışması" modeline dayalı bir teoriyi gündeme getirirken, sürekli bir tarzda diyalektiği işlemiş ve Türk toplumunun hoşgörü dengelerini bozmuştur. İşçiyi sınıf mücadelesine hazırlamış, işverene düşman etmeye çalışmış, etniklik bilincini canlı tutmuş, halklar teorisi ve bölücülüğün tüm normlarını gündeme getirmiştir. Denilebilir ki, Türk demokrasisinin yeşerememesinde, bölük pörçüklüğünde bu Marksist aydınların elli yılı aşan bağışlanamaz sorumlulukları vardır."

Değerli siyaset bilimcisi Dr. Devlet Bahçeli:

"Marksist gelenek içinde yetişmiş bazı yazar ve akedemisyenlerde gözlenen milliyetçi eğilimler ise-küreselleşmeye karşı, milletlerarası sermayenin tekelleşmesine ve politikalarına karşı millî devletin geçici olarak desteklenmesi gerektiği düşüncesinden öteye geçememektedir. Ulusal sol akımın temsilcilerinin milliyetçiliğe bakışları da bazı tutarsızlıklar içermekte ve sosyal demokrasi ile Atatürkçülük arasında kurmaya çalıştıkları bağla sınırlı kalmaktadır. Yine millî kültürle din konusundaki yaklaşımları muğlak ve bulanık bir muhtevaya sahiptir."

KAYNAKLAR

Prof. Orhan Türkdoğan: Değişme, Kültür ve Sosyal Çözülme, Birleşik Yay. Kemalist Sistem, Ada Yayınları

Prof. Erol Güngör: Sosyal Meseleler ve Aydınlar, Ötüken

Prof. Mustafa E. Erkal: İktisadî Kalkınmanın Kültürel Temelleri Der Yayınları

Prof. Bozkurt Güvenç: Türk Kimliği, T.C. Kültür Bakanlığı

Prof. Bozkurt Güvenç vd: Türk-İslâm Sentezi, Bilgi Yay.

Dr. Arslan Tekin: Devlet Bahçeli-Türkiye Gazetesi

Ulusal Sol Dergisi sayı:7 : Teorik Katkı

O. Şaban Duman: Doğu-Batı Meseleleri ve S. Galiyev-TDAV. Yay.

Prof. Orhan Türkdoğan: Türkiye'de Demokratik Rejimin Yapısı Kültür Dünyası dergisi sayı: 6 Yıl 98