1944 Irkçılık-Turancılık Dâvâsı Mahkeme Günlükleri

Tuva Türkleri ve Tuva Federal (Özerk) Cumhuriyeti

1. Giriş

DOĞU Sibirya’nın güneyinde bulunan Tuva özerk Türk cumhuriyeti, 1944’e kadar Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte dünyadaki iki bağımsız Türk devletinden biriydi. Devlet 1944’te Stalin tarafından ortadan kaldırılmıştır.

Tuva Türkleri kendilerine Tıva derler. Eskiden Soyonlar, Soyotlar, Uryanhaylılar veya Urhanhaylılar (Moğolca ormanlı adam) ismiyle de anılırlardı. Esas itibariyle Tuva Özerk Cumhuriyeti’nde yaşarlar.

2. Yüzölçümü, başkenti, hudutları ve kuruluşu

Yüzölçümü 170.300 km karedir. Başkenti Kızıl şehridir.

Ülke Doğu Sibirya’nın güneyinde, Yenisey nehrinin yukarı havzasındadır. Güney ve güneydoğuda Moğolistan, kuzeydoğuda Buryat Özerk Cumhuriyeti, kuzeyde Krasnoyarsk ve İrkutsk eyaletleri, batıda Hakas ve Altay özerk Türk cumhuriyetleri ile huduttur.

Tuva özerk vilâyeti 13 Ekim 1944’te kurulmuş, 10 Ekim 1961’de özerk cumhuriyete dönüştürülmüştür. 1984’te 14 ilçe, 5 şehri vardı.

Tuva Türklerinin ülkesi 1944’te Sovyetlerce işgal edilmiştir.1

3. Nüfus

Cumhuriyetin 1 Ocak 1984’teki toplam nüfusu 276 bin kişi idi. Bu nüfusun 166.082 bini Tuva Türkleriydi.

Cumhuriyetin 1989’daki toplam nüfusu ise 306.000’dir. Bunun 206.924’ü, yani % 66’sı, başka deyişle üçte ikisi Tuva Türkleridir. 1979’da 166.082 kişi olan Tuva Türkleri, 1989’da 206.924 kişi olmuşlardır. Bu artış dörtte bir oranında oldukça yüksek bir artıştır. Tuvalıların % 98.5’i Tuva Türkçesini ana dili olarak kabul etmiştir. Rusya Federasyonu’ndaki Tuva Türklerinin hemen hepsi bu cumhuriyette yaşar. Ayrıca Moğolistanda da 30 bine yakın kişi Tuva Türkçesini konuşur.

Cumhuriyette Ruslar, Hakas Türkleri ve başka halklar da vardır. 1984’te ortalama sıklık 1.6 kişi idi. Ahali Tuva ovasında daha sıktır. Şehir ahalisi % 44’tür. Esas şehirleri Kızıl (1984’te 73 bin, 2000’de 91.0001) Şagonar, Çadan, Turan, Erzin’dir.

4. Din

Budist-lamaist ve şamandırlar.1 Budist olan diğer Türk boyu Çin’in Kansu eyaletinde yaşayan Sarı Uygurlardır.

(Sarı Uygurlar, kendilerine Sarıg Yugur derler. Dilleri z’lidir, azak (ayak), poz (boy) gibi. Kansu eyaletinin güneye doğru uzanan Gonçjou ve Tszütsüan yolu üzerindeki yayla ve dağlarda otururlar. Etraflarında Çinli, Moğol ve Tangutlar yaşar. Dağlarda oturanlara taglıg (dağlı), düzlerde oturanlara oylıg (ovalı) denir. Nüfusları 1961’de 10 bindi. Dinleri Budizm’dir.1 İslâm Ansiklopedisi 30 bin,1 bazı yeni kaynaklar ise 9 bin rakamını verir.1

5. Coğrafya

Dağlık bir ülkedir. Ortasında Batı Sayan dağları, Şapşal, Sagan-Şibetu (Mongun Tayga dağı 3.970 metre) güneyinde Tannu Ula sıra dağları ve Doğu Tuva yaylası ile çevrilen Tuva ovası vardır.

Tannu Ula, Moğolca tan yeri dağları mânâsına gelir. Bu dağlar Göktürklerin Köymen (Kögmen) dediği dağlardır.1 Tan kelimesi Moğolcaya Türkçeden geçmiştir. Bu dağlar, Yukarı Yenisey havzası nehirleri ile Ubsu Nor gölü (nor, Moğolca göl demektir) arasındaki suları ayırır. Uzunluğu takriben 300 km, en yüksek noktası 3.061 metredir. Sedir ve karaçam ağaçlarıyla kaplı dır. Dağlarda tundra bitkileri vardır.1

Tuva ovasının uzunluğu takriben 400 km., eni 25 ila 60-70 km. kadardır. Ovanın yüksekliği 600-900 metredir. Ova Yenisey ve onun sol kolu olan Hemçik ırmağınça yarılmıştır. Esasen tepeli bir ovadır. Kestane rengi toprakları vardır. Hayvancılık. bilhassa koyunculuk gelişmiştir. Buğday, arpa, darı ekilir. Kızıl, Şagonar, Turan ve Çadan şehirleri buradadır.

İklimi sert karasal iklimdir. Ortalama ısı ocakta -28 ila -35, temmuzda ise 15-20 derecedir Yıllık yağış ovalarda 150-400 mm., dağlarda 400-1000 mm.’dir. Çok yıllık donuşlu sahaları vardır.

Nehirleri esasen Yenisey (Türkçe adı Kem, Tuva Türkçesinde Hem) havzasına aittir. Yenisey, Moğolistan’da Şimhid Kol adıyla doğar, Tuva topraklarına girince Kızıl Hem adını alır. Kızıl Hem, Balıktık Hem ile birleşince Ka Hem (Küçük Kem) olur. Biy Hem ve Ka Hem, cumhuriyetin başkenti Kızıl’da birleştikten sonra nehre Ulug-Hem (Yukarı Yenisey) ismi verilir. Ulug-Hem yine Tuva topraklarından doğan sol kolu Hemçikle Hakas topraklarında birleşerek yoluna devam eder.1 Han Sıra ırmağı da Hem nehrine kavuşan akarsulardandır. Tes Hem ırmağı ise Ubsu Nor gölüne dökülür.

Yenisey nehrinin uzunluğu Ka-Hem, Biren-Hemden 4.102, Biy Hemden 4.092 km.dir.

Cumhuriyette Toora-Hem, Biren-Hem adında Hemli yerleşim birimleri vardır.

Ovaların kestane renkli ve siyah topraklarında çeşitli bitkiler, onları ihata eden sıradağların yamaçlarında ve cumhuriyetin doğu bölümünde dağ-orman ve dağ-tayga topraklarında sedir, karaçam ormanları çoktur. Arazinin yarısı takriben dağ ormanlarıdır.

Hayvanları konur ayı (kahve renkli ayı), vaşak, yaban sığırı (Az Türkçesinden sığın), geyik, Ren geyiği (Az. Türkçesinde maral, şimal maralı), karaca (Az. Türkçesinde cüyür), samur, tilki, kurt, dağ keçisi vs. dir. Kuşlarda tetra kuşu, Sibirya horozu, kaz, ördek vesairedir. 7 koruma bölgesi (millî park) vardır.

6. Tarih

En kadim arkeolojik kalıntılar üst paleolit devrine aittir. Tunç devrinde hayvancılık ve maden işleme işi gelişmiştir. Tuva topraklarında MÖ 2.-MS 1. asırda Hunların akrabası olan kavimler yaşamıştır. MS 2. asırdan itibaren Siyenpiler, sonra Cücenlerin hâkimiyetine girdi.

Tuva Türkleri Çin belgelerinde 3. yüzyıldan itibaren anılırlar. Tuvalar 261 yılında bir devlet kurmuş, 310 yılında Çin’in bütün kuzeyini ele geçirmişler ve 550’ye dek hâkimiyetlerini sürdürmüşlerdir. Tuvaların Siyenpilerin bir kolu olduğu kabul edilir. 7. asırda Çin tarihleri ilkel bir yaşayışı olan bir Dubo boyundan bahseder. 647’de Çin’e bir elçilik heyeti göndermişlerdir. Tuva Türklerinin Çin’e hâkim olan Tobaların ana yurtta kalan soydaşları olduğu ilim âleminde kabul gören bir fikirdir. Reşideddin, Cami’üt-Tevarih’inde burada orman halkı (Moğolca Uryangıt) adı verilen bir halkın yaşadığını yazar.1

Tuva toprakları ve halkı, 6. asrın ortalarından itibaren Göktürklere, 8. asırdan itibaren Uygurlara, 9. asırdan itibaren Kırgızlara tabi oldu. Tuvalıların soy kökünde yerli kavimler olan Göktürk, Uygur, Kırgız ve başka Türk dili kavimler ile Türkleşmiş Moğollar da mevcuttur.

1207’de Cengiz Han burayı kağanlığına kattı. 13-14. asırda Moğol Yuan sülâlesinin, 16. asrın sonunda Moğol Altın Han Devletinin, 17. asrın sonunda Cungarların, 1717-1912 arasında Çin’in hâkimiyetinde kaldı.

16-17. asırlarda yayılmaya başlayan lamaizm yukarı kesimin dini oldu. Millî hürriyet mücadelesi sayesinde 1912’de Çin idaresinden kurtuldu. 1912-13’te satın alınan derebeyleri Rus çarlığının bünyesine girmeyi talep ettiler. 1914’te Rus himayesi kuruldu. 1917’de muvakkat Rus hükûmeti bunu tasdik etti. 16 Mart 1918’de Tuva’da Soyvet hâkimiyeti ilân edildi. 18 Haziranda toplanan kurultay öz kaderini tayin hakkını kabul etti. 14 Ağustos 1921’de Umum Tuva tesis kurultayında (hural), Tannu Tuva (Tan yeri Tuvaları) halk cumhuriyetinin kuruluşu ilân ve anayasası tasdik edildi. Cumhuriyetin başkenti Hem-Beldır1 (1926’dan itibaren Kızıl olarak isimlendirildi) şehri idi. 1922’de Tuva Halk İnkılâp Partisi kuruldu. Cumhuriyet 1926’dan itibaren kendisini Tuva Halk Cumhuriyeti olarak adlandırdı.

2. Dünya Harbi’nde Stalin burasının da istiklâline son verdi. Güya 17 Ağustosta toplanan Tuva Halk Cumhuriyeti fevkalâde huralı (kurultayı) kabul ettiği kararda Sovyetler bünyesine dahil edilmesini istemişti. 13 Ekim 1944’te Tuva muhtar vilâyet olarak Sovyetlere katıldı. Böylece bu Türk cumhuriyetinin bağımsızlığı sona erdirildi.

7. İktisat

Hayvancılığa dayalıdır. 1984 istatistiklerine göre 164.6 bin karamal (sığır), 1.2 milyon davar vardı. Atçılık, devecilik, maralcılık ve kuşçuluk da yapılır. 1983’te ekilen sahalar 300 bin hektardır. Bilhassa buğday ekilir. Kürkleri için hayvan avlanır. Asbest, taş kömürü yatakları mevcuttur. Et, süt, un, bira; orman ve ağaç; inşaat malzemeleri, deri ve ayakkabı sanayisi gelişmiştir. 1984’te demir yolu yoktu. Irmak nakliyatı da yapılır.

Tuvalılar kidisög denilen keçe çadırlarda yaşarlardı.

8. Tuva dili

Tuva Türkçesinin 4 lehçesi (merkez, batı, kuzeydoğu ve güneydoğu) vardır. Edebî dil merkez lehçesine dayandırılmşıtır. Fin-Ugor ve Moğol dillerinden etkilenmiştir. Ses terkibinde 8 uzun ünlü vardır. Yapı bilgisinde yönelme ve istikamet hâlleri, topluluk ve üleştirme sayıları farklandırılır. Fiil şekilleri muhteliftir. 1930’da Lâtin, 1941’de ise Kiril elifbasına geçilmiştir.1

Tuva Türkçesi d’li (ayak yerine adak, ayı yerine adıg) guruba girer. K’ler h olur (Kem yerine Hem, kurultay yerine hural gibi). Kelime içindeki ğ’ler uzun ünlülere dönüşür (oğul yerine ool gibi.

Fuat Bozkurt’un Türklerin Dili (İstanbul, 1992), Saadet Çağatay’ın Türk Lehçeleri Örnekleri (3. b. 2. c. Ankara 1972), Türk Ansiklopedisinin ilgili maddeleri ve Ferhat Zeynalov’un Torkologiyanın Esasları (Bakü 1981) isimli eserlerinde Tuva ve bilhassa Tavu Türkçesi hakkında faydalı malûmat vardır.

9. Edebiyat

1930’lardan itibaren zengin şifahi halk edebiyatı üzerine yazılı edebiyat gelişmiştir. 1930-40 arasında ilk roman, hikâye, şiirler yayımlandı (S. Sarıg-ool, B. Hovenmey, S. Pürbü, Toka Salçak). A.A. Pambah, V. Kol-ool tiyatro eserleri yazdılar. Bunlara ilâveten S. Sagan-ool, M. Kenin-Lopsan, K. Kudaji, S. Sürün-ool ve Y. Künzegeşin gibi sanatçılar şiir, hikâye, roman kaleme aldılar. A. Kalzan, D. Kuular, M. Hadahane tenkit sahasında eser verdi.

10. Tiyatro

Bütün Türklerde olduğu gibi halk tiyatrosu mevcuttu. 1920’lerde amatör tiyatro toplulukları oluşmuş. 1936’da Kızıl’da tiyatro sahnesi, 1938’de devlet bedayi tiyatrosu. 1940’ta musikili dram tiyatrosu açılmıştır. Başlıca tiyatrocular M. Munzuk, K. Munzuk, İ. Zabrodin, V. Kok-ool, H. Kongar, S. Mayer’dir. Ülkede 20 tiyatro, o cümleden 4 genç temaşacılar tiyatrosu ve kukla tiyatrosu vardır.

11. Musiki

Halk musikisi zengindir. Türkü türleri olan ırlar ve kojamıklar esas olarak solo, bayramlarda koro ile okunur. Sığıtlar ve kırgıraalar boğaz sesleri ile solo okunur. Musiki âletleri çoktur. Şanzı, sadagan, şeler-homus, hola-homus, igil (telli), murgu, şoor, buree, buşkuur (nefesli) sazlardır. Homus, kopuzun Tuva Türkçesindeki şeklidir.

Profesyonel musikinin oluşumu 1930’larda başlamıştır. Musiki dram tiyatrosu 1940’ta, tiyatroya bağlı orkestra 1943’te, musiki mektebi 1947’de, radyo-tv senfoni orkestrası 1966’da, filarmoni orkestrası 1969’da, Sayan türkü ve raks topluluğu 1970’te, Bestekârlar Birliği 1978’de, Ayan vokal-enstrümantal topluluğu 1980’de faaliyete geçmiştir. İleri gelen müzisyenler şunlardır: Bestekâr a. Aksyonov, A. Çırgal-ool, R. Kendenbil, D. Hureş-ool, M. Munzuk, N. Olzey-ool, H. Kongar, Y. Kendenbil’dir.

DİPNOTLARI

1. Azerbaycan Sovyet Ansiklopedisi (ASA), 9. c.366 s. Bu makale esas itibariyle ASA’nın Tuva Muhtar Sovet Sosialist Respublikası, Tuiva Çökekliği, Tuvalılar, Tuva Dili, Tannu Ola maddelerinden faydanılarak yazılmıştır.

Ayrıca Atlas dergisinde çıkan şu yazılardan da faydalanılmıştır:

1. Sinan Anadol, “Şaman Türkler Tuva ve Hakasya”, Atlas, Ocak 2000, 82. sayı, 22 (bu sayfadaki yazı Özcan Yüksek imzasını havidir), 30-52 ve 162. s. (Yazıda Tuvalıların lamaist, Hakasların şaman olduğu yazılıdır).

2. Sinan Anadol, “Tuva Tanyeri Türkleri” Atlas, Şubat 2000, 96-114 s.

3. Özcan Yüksek-Sinan Anadol-Leonid Eremin-Nadya Yuguşova-Kemal Tayfar, “Altaylar Anayurt”, Atlas, Kasım 2000, 92. sayı, 18, 24-26, 32-116. s.

1. Atlas, Şubat 2000, 83. sayı, 114. s.

1. ASA, 9. C. 366.s.

1. Saadet Çağatay, “Sarı Uygurların dili”, Türk Dili Araştırmaları Yıllığı Belleten 1961, 37.s.

1. İ.A. “Türkler”, 12. cb 522. s.

1. Atlas, Eylül 1993, 6. sayı, 64. s.

1. René Giraud (çev. İsmail Mangaltepe), Göktürk İmparatorluğu, Ötüken neşriyat, İstanbul 1999, 275. s.

1. ASA, 9. c. 146. s.

1. Hemçik, Kemçik yani Ufak Kem, Ulug-Kem Ulu Kem, Biy Kem Büyük Kem, Ka-Kem Küçük Kem anlamındadır.

1. Fuat Bozkurt, Türklerin Dili, Cem yayınevi, İstanbul 1992, 383. s. vd.

1. Kelime mânâsı “Kem kavşağı” demektir. Kem, Yenisey’in Türkçe ismidir.