1944 Irkçılık-Turancılık Dâvâsı Mahkeme Günlükleri

Tuva Türkçesi

Prof.Dr. Ferhad Zeynalov
TUVA dili, Tuva Muhtar Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nde yaşayan halkın dilidir. Bu dil, yazısı yeni olan dillerdendir. Tuva edebî dilinde tahsil yapılmaya 1930 yılında başlanmıştır. Tuva 1944 yılının Ekim ayından itibaren Sovyetler İttifakının (Birliğinin) terkibine dahil olmuştur. O zamana kadar bu dil çok mahdut dairede kullanılıyordu. Millî azatlık inkılâbına kadar (1921), Tuvada devlet işleri Moğol dilinde görülüyordu. Daha sonralar da eğitim-öğretim Moğol dilinde yapılmış, hatta Moğol dilinde gazete, dergi ve kitaplar da neşrolunmuştur.

Tuva dili çok eskilerden, 11. asırdan itibaren Moğol dili ile temasta olmuş, her iki dil sürekli olarak birbirlerine tesir etmişlerdir. Bu dilde Moğol sözlerinin çokluğu, hattâ gramatik yapıda kendisini gösteren farklılıklar işte bu alâkaların tabiî neticesidir.

Tuva dilinde 166 bin kişi konuşur.2 Onların ekserisi Tuva MSSC’nde, küçük bir kısmı ise Krasnoyarsk vilâyetinde ve Moğolistan’da yaşar.

Onlar uzun müddet Tıva kiji, Tıvalar, Uryanhaylar, Soyotlar, Soyonlar, Tannu-Tuvalılar ve sair adlarla adlandırılmışlardır.3

Tuva dili en kadim Türk dillerinden olup, Tukyuy kabile ittifakları (kadim Oğuzlar) ile Uygurların karışıp kaynaşması ve ilâveten Ugro-Fin, Moğol dil guruplarının güçlü tesiri altında biçimlenmiştir.

Sovyet devrinde yazıya malik olan bu dil, çok güçlü gelişme yoluna girmiş, dilin söz hazinesi hem kendi öz sözlerinin, hem de alınma (daha çok Rus dilinden) sözler bakımından zenginleşmiş, anlaşma vasıtası olma sahası, vazifesi hayli genişlemiştir. Bütün bunlar neticede Tuva dilinin fonetik ve gıramatik yapısının sabitleşmesini temin edebilmiştir. Böylece Tuva edebî dili yüksek surette gelişmeye başladıktan sonra bu dille tedrisat mümkün olmuş, radyo ve televizyon verilişleri (puroğramları) yapılmış, küllî miktarda gazete, dergi, kitapların neşri hayata geçirilebilmiştir.

Söz hazinesi

Tuva dilinin leksik terkibinin (söz hazinesinin) esasını halis Türk menşeli sözler teşkil eder. Adları, alâmet ve keyfiyeti (sıfatları) ve hareketi aksettiren sözlerin içerisinde en kadim Türk tabakası kolaylıkla seçilir:

baar (karaciğer), diis (kedi), uur (kalkmak), sıın (maral, geyik), ür (uzun) ve saire.

Tuva dilinin leksik terkibi son yıllarda diyeleklerden alınma sözler bakımından, aynı zamanda sözlerin yeni mana kazanması bakımından, diğer taraftan Rus dili ve Rus dili vasıtasıyla başka dillerden alınan sözler bakımından durmadan zenginleşmektedir.

Yeni mana kazanarak kullanılan sözlerden aşağıdakileri göstermek mümkündür:

aalçı (misafir), başkı (öğretmen, önceleri Buda rahibi manasında), bolçukçu (avukat, vekil), domak (cümle, dil, konuşma), mañgıs (tufeyli, asalak), nom (kitap), oduruk (mısra, dizi), örüür4 (örmek, dizmek, yığmak), saançı (sağıcı) ve saire.5

Tuva dili kendi iç imkânları bakımından da durmadan zenginleşmektedir. Yeni türetilen sözlerden aşağıdakileri göstermek mümkündür:

çadag-terge (bisiklet), didim-çoruk (cesurluk), karabajın (hapisane), ulug-hün (istirahat günü), uran-çüül (güzel sanatlar) ve saire.

12. asırdan başlayarak Tuva dilinin leksik terkibine küllî miktarda Moğol sözleri dahil olmaya başlamıştır. Bu süreç 20. asrın 30’lu yıllarına kadar devam etmiştir. Bu kabilden olan sözlerden aşağıdakileri göstermek mümkündür:6

bölgüm (dernek), çazak (hükûmet), darga (reis, başkan, müdür), erge-ajık (merak), huviskaal (inkılâp), kildis (şube), nam (parti), saluu-çut (gençlik), seremçi (ayıklık), şüügü (mahkeme), hökjülde (inkişaf, gelişme) ve saire.

Tuva dilinin leksik terkibinde Rus dilinden alınan sözler ehemmiyetli yerlerden birini tutar:

ansambl’, divan, klass, kombayner, kombinat, kommunizm, lampa, materializm, matrats, muzıka, respublika, revolyutsiya, roman, sotsializm, şkola ve saire.

Bu dilin leksik terkibinde aynı zamanda Çin, Arap, Yunan, Hint, Fars ve sair dillerden alınan onlarca söz bulmak mümkündür.

Ses bilgisi

Tuva dilinin kendisine has, özgün hususiyetleri ile seçilen fonetik yapısı vardır. Malum olduğu gibi Tuva alfabesi 1930 senesinde Latin alfabesi esasında, 1941 senesinde ise Rus yazısı esasında düzenlenmiştir. Rus alfabesine ilâve olarak üç fonem dahil edilmiştir. ö, ü, ñ.

Tuva dilinde sekiz halis normal (kısa) ünlü, sekiz faringal ve sekiz de uzun ünlü vardır.7

Bu dilin normal ünlüleri diğer Türk dillerinin, aynı şekilde Oğuz gurubu dillerinin ünlüleri ile demek mümkün ki aynılık teşkil eder. Bu dilde aslında açık e fonemi de vardır. N. F. Katanov bunu ä harfiyle işaretlemişti.8

Tuva dilinde kullanılan diğer halis normal ünlülere misal olarak aşağıdakileri göstermek mümkündür:

ada (ata, baba), ay, baş, bel, beş, bir, bis (biz), börü (kurt), çok (yok), diş, dört (dört), dus (tuz), edek (etek), er, höl (göl), hün (gün), iyi (iki), kara, kış, kızıl, kiji (kişi), kir (gir), kirpik, kök (gök, mavi), kör (gör), kudruk (kuyruk), kuduk (kuyu), küş (güç), ol (o), ot (od, ateş), öt (öd), sen, tos (dokuz), uzun, üş ve saire.

Faringal ünlülerde uzama fonematik alâmete malik değildir. Önceleri bu ünlüler çift yazılırdı. Şimdi zaruri olduğunda ‘ işaretiyle gösterilir. e’t (et), a’t (at), o’t (ot), ka’at (kat) gibi.

Bu dilde olan uzun ünlüler kelimelerde anlam farkı meydana getirebilir:

baar (karaciğer), bar (var); eer (dönmek, ge ri gelmek), er (er); ool (oğul), ol (o); uur (kalkmak), urar (serpmek); düün (dün), dün (gece); ııt (ses), ıt (it, köpek); sook (soğuk), sok (vur); çugaa (nutuk, söz), çuga (nazik, ince) gibi.

Tuva dilinde büyük ünlü uyumu genellikle muhafaza edilir. Şöyle ki, burada hem damak ünlüleri, hem dudak ünlüleri birbirini izler. Mesela:

o’tta (odda, yani ateşte; o uzundur), ötte (ödde), e’tde (ette, e uzundur), e’tti (eti, e uzundur), holda (elde, kol sözünden), hölde (gölde), kudukta (kuyuda), kuduklu (kuyulu) gibi.

Bu dilde türlü türlü fonetik hadiseler geniş yayılmıştır. Benzeşme attar (atlar), kastar (kazlar), nomnar (kitaplar); ses düşmesi kelir > keir, göçüşme ökne, ödürek, askak görülür.

Tuva dilinin ünsüz sistemi de kendine özgü hususiyetlerle nazar-ı dikkati celbeder. Burada 22 ünsüz vardır. Bir sıra eserlerde imlaya aksetmeyen ñ ve ğ ünsüzleri de buraya dahil edilir. f, y, tş fonemleri bu dil için seciyevî değildir. Onlar ancak alınma sözlerde bulunur. b ünsüzü de ancak söz başında müşahede olunur. Diğer yerlerde esas olarak p ve v ünsüzlerine dönüşür. y ünsüzü ses arasında umumiyetle d ünsüzüne geçer. Bu yüzden de Tuva dili d gurubu dilleri içine sokulur. Mesela:

adak (ayak), adıg (ayı), adır (ayır), bedik (büyük), buduk (boya), hadın (kayın ağacı), kuduk (kuyu), udu (uyu) gibi.

Oğuz gurubu dilleri ile mukayesede j=ş kiji (kişi); s=z kas (kaz); ç=y ças (yaz), çer (yer); h =k hün (kün, yani gün); ke=ka kir=qir (gir) denklikleri müşahede olunur:

Bu dilde ñ ünsüzü de geniş yayılmıştır. ñ, yani sağır nun müstakil fonem olarak kullanılır. Mesela:

on (10)-oñ (sağ taraf), men (ben)-meñ (ben; vücuttaki ben), munar (binmek)-muñ (1.000) gibi.

Yapı bilgisi

Tuva dilinin morfolojik yapısı diğer Türk dillerinin yapısından o kadar da farklı değildir. Burada da morfolojik yolla söz türetme olgusu çok mahsuldardır.

Tuva dilinde ad ve fiil türeten mahsuldar eklerden aşağıdakileri göstermek imkânlıdır:

-çı, -jı, -ık, -ş, -ış, -ışkın, -kı, -l, -m, -ım, -mça, -n, -ak, -g, -ıg, -dıg, -sıg, -çak, -gır, -gı, -kı, -la, -a, -e, -ar, -kar, -şı, -sı, -zı, -sıra, -sa, -sın, -ıırga, -gaar, -ın, -kılaştır gibi.

Tuva dilinin iyelik ekleri diğer Türk dillerinden çok da farklı değildir. Burada kendisini gösteren farklar ancak ses çeşitlemeleri ile ilgilidir:

Tekil

1. şahıs: -m, -ım. tevem, a’dım (devem, atım)

2. şahıs: -n, -ın. teven, a’dın

3. şahıs: -ı, -zı. tevezi, a’dı

Çoğul

1. şahıs: –vıs. tevevis, a’dıvıs

2. şahıs: -nar, -neer, -ınar. tevener, a’dınar

3. şahıs: -ı. tevezi, a’dı

Tuva dilinde tekil-çoğul ulamı –lar, -ler ekiyle meydana gelir. Bununla birlikte bu ekin –dar, -der, -tar, -ter, –nar, -ner çeşitlemeleri de vardır. çerler (yerler), maldar (mallar), a’ttar (atlar), inekter (inekler), nomnar (kitaplar) gibi.

Tuva dilinin hal ulamı kadim unsurları daha ziyade aksettirir. Bu dilde yedi halin varlığı kaydedilir. -ça, -je eki ile meydana gelen şekil, istikamet hali olarak kabul edilir. Eşikçe, başkıje, hemçe, hölçe gibi. Bu ekler ancak bir nevi yönelme halinin oluşturduğu manayı aksettirir.

Bu dilin geri kalan altı hali Oğuz gurubu dilleri, daha ziyade de Kıpçak ve Karluk gurubu dilleri ile demek mümkün ki, örtüşür.

Burada kendini gösteren esas farklardan biri, hal eklerinin Oğuz gurubu dillerinde olan kısalmış varyantlarının olmaması ve eklerin çok varyantlılığıdır. Buna ilâveten yönelme halinde –g, -k unsuru bu dilde muhafaza edilmiş, korunmuştur.

1. yalın hal: eki yok.

2. ilgi hali: nıñ, -dıñ, -tıñ. Dagnıñ, maldıñ, a’ttıñ (dağın, malın, atın).

3. yönelme hali: -ga, -ge, -ka, -ke. A’tka, dagga, hölge, sookka (ata, dağa, göle, soğuğa).

4. yükleme hali: -nı, -dı, -tı. Börünü, inekti, maldı (kurdu, ineği, malı).

5. bulunma hali: -da, -te, -ta, -te. Ayda, hölde (ayda, gölde).

6. ayrılma hali: -dan, -den, -tan, -ten. a’ttan, dagdan, hölden, inekten (attan, dağdan, gölden, inekten).

Burada iyelik ekleri ile şekillenen sözler hallenirken Karluk ve Kıpçak gurubu dillerinden farklı olarak Oğuz gurubunda olduğu gibi birleştirici ünsüzden istifade edilir. Mesela:

Azerbaycan Türkçesi: at (atından); Tuva a’t (a’dından); Özbek òtidan (atından) gibi.

Sıfatlar

Tuva dilinde sıfatların adi, azaltma, üstünlük (pekiştirme) ve şiddetlendirme dereceleri kabul edilir.9

Burada sıfatların azaltma derecesi –sımaar, -zımaar, -il, -ıldir ekleriyle husule gelir. köksümleer (mavimsi), ulugzumaar (ulumsu, büyücek), sargıl ve saire.

Bu dilin diyeleklerinde aarak-aray şekli de kullanılır. Uzun aarak, kızıl aray, kızıl aarak gibi.

Tuva dilinde sıfatların üstünlük derecesi üç yolla olur:

1. eklerin ilâvesiyle: -kır, -gır, -ıngır. kızılgır (kıpkızıl) gibi.

2. Zarfların ve edatların ilâvesiyle. eñ, dıka, hölçök gibi.

3. Pekiştirme vasıtasıyla: sap-sarık (sapsarı), ap-ak (apak, bembeyaz) gibi.

Şiddetlendirme derecesi ise eñ edatı vasıtasıyla ortaya çıkabilir. eñ ulug (en ulu).

Sayı sıfatları

Tuva dilinin sayı sistemi diğer Türk dillerinden esas olarak fonetik cihetten farklıdır. İlâveten onluklarda biraz fark müşahede olunur. Üjen (üç on, 30), dörten (dört on, 40), bejen (beş on, 50), aldan (altı on, 60), çeden (yedi on, 70), sezen (sekiz on, 80), tozan (dokuz on, 90).

Burada million (milyon) sözü ile yanaşı (beraber) onun eş manalısı olan saya sözü de kullanılır (Moğol dilinden geçme bir sözdür).

Tuva dilinde sayıların asıl sayı, sıra, kesir, topluluk, üleştirme ve takribî (belirsiz?) olmak üzere altı mana çeşidi kabul edilir.

Bu dilde sıra sayıları diğer Türk dillerinde müşahede edilmeyen, Moğol menşeli dugaar (numara manasında) sözü veyahut da –gı, -kı ekleriyle oluşur. Mesela:

Üşkü veya üş dugaar (üçüncü), beşki veya beş dugaar (beşinci), aldıgı veya aldı dugaar (altıncı).

Tuva dilinde topluluk sayıları –alaan, -eleen, -alaa, -elee, -aldırzı, -eldirzi ekleriyle meydana gelir: üjeleen, bejeleen, aldalaan, bejeldirzi, aldaldırzı gibi.

Üleştirme sayıları ise –lap, -tap ekleriyle oluşur: birlep (birer), üştep (üçer). Üleştirme sayıları sintaktik yolla da husule gelebilir: üş üş (üçer), on on (onar) gibi.

Zamirler

Tuva dilinin zamirleri de alâka çekici hususiyetlere maliktir. Bir sıra Türk dillerinde olduğu gibi burada da 3. şahsın tekili ol, 1 ve 2. şahısların çoğulu ise uygun olarak bis, siler, (siz yerine) şeklinde kullanılır. Şahıs zamirlerinin geride kalanları ise Oğuz gurubu dilleri ile aynıdır: men sen, ol, bis, siler, olar.

Bu dilde zamirlerin diğer mana çeşitleri arasında Oğuz gurubu ile uygun olmakla yanaşı (beraber), muayyen farklılıklar da müşahede olunur. Mesela:

Çeje, çüge, çüden (sual, yani soru zamirleri); bo, döö, doo, düü, duu (işaret zamirleri), bürün, dooza, dögere, hamık, tödü (belirli zamirler); kayı-bir, kaynaar-bir, çü-daa bolza (belirsizlik zamirleri) gibi.

Fiiller

Tuva dili fiillerinin kendine has rengarenk, çeşit çeşit, kadim unsurlarca zengin ulamları vardır. Burada fiillerin şu çatıları mevcuttur:

1. etken.

2. edilgen. -l, -ıl, -üzül ekleriyle yapılır. orul, hostal, kadal, çejil.

3. dönüşlü. -n, -ın ekleriyle yapılır. dolgan, ejin, körünür (görünmek), çajın.

4. işteş. -t, -tır, -dır, -ır, -gıs ekleriyle yapılır. agarat, kestir, öjür, körgüs (göstermek).

Tuva dilinde fiilin olumsuzluk şekillerinin küllî miktarda fonetik varyantları müşahede olunur. –ma, -me, -ta, -te, -be, -be, -va, -ve. Munma (binme), kespe (kesme), kelbe (gelme), bodava (düşünme).

Ekseri Türk dillerinde olduğu gibi burada da fiilin şekilleri (kipleri) ve zamanları birlikte incelenir.

Tuva dilinde bir kaç fiil kipi tasnif edilir.

1. haber.

2. güzeşt. –kay, -gay ekleriyle yapılır. Bargay (tamam giderim).

3. şart. –sa, -se, -za, -ze. Tutsa, kesse, alza; körze, oynaza, aldımza, alzıvıssa.

4. had. Başka Türk dillerinde müşahede edilmeyen bu fiil kipi –gıje, -kıje ekleriyle oluşturulur ve zamanın haddini hududunu bildirir. Algıjemçe, albaajemçe.

Tuva dilinde fiillerde tarz ulamı da kabul edilir. Fiilin tarzını husule getiren eklerin ekseriyeti zaman, çatı, kip ulamlarının eklerinden, bazısı ise söz türetici eklerden ibarettir. Bu ulama has ek olarak –kıla, -gıla eklerini göstermek mümkündür: nomçugula (defalarca okumak).

Tuva dilinde fiilin zamanları çok rengarenk şekillere maliktir. Burada fiilin zamanları aşağıdaki gibi karakterize edilir:10

Kati geçmiş zaman, gayri kati geçmiş zaman, retorik geçmiş zaman, geçmiş-şimdiki zaman, şimdiki zaman, naklî-şimdiki zaman, gelecek-şimdiki zaman, gözlenilen (beklenilen) gelecek zaman ve saire.

Bizce bu şekillerin muayyen hissesini müstakil zaman ulamı olarak kabul etmek mümkün değildir. Şöyle ki onlar hareketin geçme sürecinde zaman çalarları (ince farkları, nüansları) aksettirir.

Bu dilde aşağıdaki zaman şekilleri açıkça ayrılır:

1. Görülen geçmiş zaman. Bütün Türk dillerinde olduğu gibi burada da görülen geçmiş zaman –dı, -di, -du, -dü, -tı, -ti, tu, -tü ekleriyle oluşur. Keldim, keldi, aldıvıs, uştuñ, uştular.

2. Nakledilen geçmiş zaman: Bu dilde Oğuz gurubunda olan –mış şekli kullanılmaz. İmiş ek fiili de görülmez. Nakledilen geçmiş zaman eki Tuva dilinde Şor, Hakas, Altay dillerinde olduğu gibi –gan, -kan sıfat fiili ile husule gelir. Algan men, aşkan men, aşkan siler.

Tuva dilinde geçmiş zaman, Oğuz gurubunda olduğu gibi bağ fiil ekleriyle de ortaya çıkabilir. Oğuz gurubu dillerinden farklı olarak burada aynı şekil bütün şahısları içine alabilir. Azerbaycan Türkçesiyle mukayese edelim:

Tekil

1. şahıs : men almışam

2. şahıs : sen almışsan

3. şahıs : o almışdır // alıbdır

Çoğul

1. şahıs : biz almışıg

2. şahıs : siz almışsınız

3. şahıs : onlar almışlar // alıblar

Tuva dilinde:

Tekil

1. şahıs: aptır men

2. şahıs: aptır sen

3. şahıs: aptır

Çoğul

1. şahıs: aptır bis

2. şahıs: aptır siler

3. şahıs: aptır (lar)

Tuva dilinde geçmiş zaman –çık, -jık ve –pışan, -bişan ekleriyle de biçimlenebilir. Alçık men, barjık men, kelbişan men.

Bu dilde şimdiki zamanın da iki varyantı kendisini gösterir:

1. Somut şimdiki zaman: -p+tur; -çor, olur, -çıt.11 Mesela körüp tur men, olar urup tur gibi.

2. Naklî şimdiki zaman: -a+dır veya -y+dır. Köredir men (görüyorum), badaydır sen (düşünüyorsun), aytıradırlar (soruyorlar).

Naklî şimdiki zaman Azerbaycan Türkçesindeki şimdiki zamana uygun gelir. Bu biçim Kuba şivesi ile tamamiyle uyuşur.

Tuva dilindeki gelecek zamanın da iki şekli kullanılır:

1. şimdiki gelecek zaman: -r ekiyledir. kelirmen (gelirim), köör men (görürüm). Olumsuz şekli şöyledir: kelbes men (gelmem), körbes men (görmem).

2. Beklenilen şimdiki zaman: -galak, -kalak sıfat fiil ekiyle oluşur. Bargalak bis (biz şimdicek geliriz), çangalaktar (onlar şimdicek dönerler).

Tuva dilinde ilgi çekici sıfat fiil şekilleri kendini gösterir. Onların bir kısmı diğer Türk dillerinde kullanılsa da, bir kısmı çok kadim olup şimdi nadir olarak rasgelinir:

-gan, -kan: uşkan, kelgen.

–ar, -er, -ır: adar (atar), eder, kazar, bodaar (düşünen).

-gelek: körgelek, kelgelek.

-ıgan: körügen.

-açı, -eeçi: bijeeçi.

-ıkçı : turguzukçu.

Bu dilde bağ fiiller içerisinde kadim olanları çoktur. -a, -e (bara, kele); -bişaan (kelbişaan); -dep; -gala, -kala (bargala); -geş (kelgeş); -ı, –p, -ıp (barıp); -peyn (kelbeyn); -y gibi.

Zarflar

Kadim Türk dilleri unsurlarına zarf ulamında da rasgeliriz. Burada türetme zarflar kadim –gaar, -geer, -ın, -dır, -tır ekleriyle türetilir:

daşkaar (dışarıdaki), burungar (öndeki), işkeer (içinde), kıjın (kışın), çayın (yazın), çazın (baharın), küzün (güzün), aarzındır, despindir vs.

Burada zarfların zaman (düün=hemen, çaskaar), yer (daştın=sokakta, işkeer=içinde), niteleme zarfı (henerten=birden) ve derece zarfları (dıka, eñ köngüs) diye dört mana çeşidi kaydolunur.

Tuva dilinde aslında farklı olması gereken miktar (ölçü) zarfları ayrılmadığı gibi, edatların da derece zarfları gibi kabul edilmesi doğru değildir. Bu edatlar zarflarla kullanılarak onlarda derece kavramı meydana getirse de, zarf olarak adlandırılamazlar.

Diğer kelime türleri

Tuva dilinde bir kaç yardımcı kelime türü mevcuttur:

Son çekim ed.ları: ajır, añgıda, başka, bile, çedur, deeş, deg, hire, ışkaş, öske, udur, ujun.

Yardımcı isimler: adaanda, aldınga, arazından, artınga, daştından.

Bağlaçlar: a, azı, balgaş, baza, birde ... birde, harın.

Edatlar: aa, be, bezin, çoguş, de, ta, duu, eves, harın, ılangıya.

Modal sözler: boor, çadavas, ışkajıgay, ıynaan, magatçök.

Ünlemler: ak, eey, eve, haa, ii, oh, ooş, oy, uvaa, ye!

Mimemler: çi çi, çip çip, çu çu, dars, hir hir, kart, kuyt, möö, tootpa tootpa, höög höög.

Tuva diline ait nazarî eserlerde modal (kipsel) sözler ve mimemler müstakil ulam olarak kabul edilmez. Bunlar edat ve ünlemlerin içerisinde mütalaa edilir.

Cümle bilgisi

Tuva dilinin sintaktik yapısı diğer Türk dillerinde olduğu gibidir. Burada tamlamalar ve cümleler dikkati celbeder.

Tuva dilinde ismî ve fiilî birleşmeler (söz gurupları) geniş yayılmıştır.

Burada sade (basit) cümlelerin gayri muayyen şahıslı, şahıssız, tek terkipli, çift terkipli ve sair nevlerini görmek mümkündür. Tuva dilinde birleşik cümleler bağımlı ve bağımsız birleşik cümleler olarak ikiye ayrılır.

Bu dilde bağımlı birleşik cümlelerde ana öğelere ilâve olarak özne, yüklem, tamlayan, tümleç+nesne, zaman, sebep, maksat, yer, niteleme, netice, şart ve güzeşt yan cümleleri de kabul edilir.12 Burada bağ fiil ve sıfat fiil terkiplerinin (birleşmelerinin) bir kısmı birleşik cümle olarak tasnif edilir.

Tuva dilinde sözün sırası demek mümkün ki, sabittir. Şöyle ki özne esasen başa, yüklem ise sona gelir. İkinci dereceli uzuvların (öğelerin) de birbirini izlemesi Türk sistemli dillere has bir sırada meydana gelir. Tamlayan, nesne+tümleç, zarf. Lakin bununla birlikte son zamanlarda biz burada devrik cümle ile de karşılaşıyoruz.

Sovyet devrinde Tuva dilinin sintaktik yapısında müsbet manada değişme ve ilerleyiş kendini gösterir.

Tuva dilinin diyelek ve şiveleri arasındaki farklar çok cüzidir. Burada esas olarak dört diyelek vardır.

1. Merkezî diyelek 2. Batı diyeleği 3. Kuzeydoğu diyeleği 4. Güneydoğu diyeleği.13

Halkın konuşma dili merkezî diyeleğe dayanır. Bu diyelekle edebî dil arasında hiç bir fark yoktur.

DİPNOTLARI

1- Tuva Türklerinin dili hakkında malumat veren bu makale Azerbaycanlı Türkolog Ferhad Zeynalov’un Türkologiyanın Esasları (Bakü 1981) adlı eserinin 298-306. sayfalarından aktarılmıştır. Zeynalov’un, Şor, Baraba, Çulım, Tuva, Tofa (Karagas), Hakas Türkçelerini Uygur-Oğuz gurubuna (age, 297. s.) sokar. Tuva hakkında daha ziyade bilgi için “Tuva Türkleri ve Tuva özerk cumhuriyeti” (Orkun, mart 2003, 61. sayı, 48-50. s.) isimli makalemize bakınız (YG).

2- 1979 sayımında 166.082 kişi olan Tuva Türkleri, 1989’da 206.924 kişi olmuşlardır (YG).

3- Ş. Ç. Sat, Tuvinskoy yazık, Yazıki narodov SSSR, II, 387. s.

4- Tuva Türkçesinde mastar eki –ar, -er, -ır, -ir, -ur, -ür şeklindedir. Mastar eki olmayan fiillere kolaylık olması için mastar eki ilâve edilmiştir (YG).

5- Tuvinskoy yazık, Zakonomernosti razvitiya literaturnıh yazıkov narodov SSSR v Sovetskuyu epohu, Moskova 1969.

6- Tuvinskoy yazık, Zakonomernosti razvitiya literaturnıh yazıkov narodov SSSR v Sovetskuyu epohu, Moskova 1969, 186. s.

7- F. G. İshakov-A. A. Pal’mbah, Grammatika tuvinskogo yazıka (fonetika i morfologiya), Moskova 1961.

8- N. F. Katanov, Opıt issledovaniya uryanhayskogo yazıka, Kazan 1903.

9- F. G. İshakov- A. A. Pal’mbah, age, 185. s.

10- F. G. İshakov- A. A. Pal’mbah, age, 364. s.

11- Burada bir dizgi hatası mevcut (YG).

12- Ş. Ç. Sat, Tuvinskiy yazık, 399. s.

13- Tuvinskiy yazık, Zakonomernosti razvitiya literaturnıh yazıkov narodov SSSR v Sovetskuyu epohu.