1944 Irkçılık-Turancılık Dâvâsı Mahkeme Günlükleri

TÜRK’Ü BATIYA YÜRÜTENLER

Ertuğrul Söğütlü
Milâdî IV. yüzyılda Türkleri Karadeniz’in kuzeyinden Avrupa ortalarına taşıyan kumandanın “Balamir” olduğunda, yerli ve yabancı kaynaklar ittifâk hâlinde görünüyorlar. Onun Hun Hânedânı’ndan geldiği kesin ama, bilgi ve belge yetersizliğinden çok fazla jeneolojik sermâyemiz bulunmuyor.

“Balamir” kelimesinin etimolojik tahlîli tam olarak yapılmış değildir. Birtakım tahminlerin dolaştığı görülüyorsa da, bunların yakıştırma çizgisini aşamadığı anlaşılıyor. “Bala”nın çocuk mânâsına gelen Türkçe bir söz olmasından hareketle, bu has isme “yavru, bebek, oğul” tedâîleri yükleniyor. “Mir”in, elbette Farsça “mîr”le en ufak alâkası yok. O zaman, bu ismin , Türkçedeki ses u yumuna uygun şekli “Balamır” olmalıdır. “Mır” veyâ “mir”, bugünkü karşılığı “vermek” olan fiilin emir kipinden çıkmış olabilirler. En kıdemli Türkçe metinlerde sıkça geçen ve “verdi” yerine kullanılan “birdi” sözü, bunun senedi gibi duruyor. “Tengribirdi” telâffuzuyla dil târihimize giren ve sonraki asırlarda “Tanrıverdi, Allahverdi, Hudâverdi” istihâlelerinden geçen erkek ismi, teolojik bir vâdiden geliyor. Balamir’in de “nüfûs artışı” esprisine yakın mânâ sâhillerinde dolaştığı ileri sürülebilir.

Türk’ün batıya yönelişi, Dünyâ târihinin en önemli gelişmelerinden biridir. Öncesinde ve sonrasında meydâna gelen hâdiseler düşünüldüğünde, bizim batıya yürüyüşümüz, tam bir dönüm noktasıdır. Bu hareketi temin eden iki büyük Türk komutanı vardır: Balamir ve Çağrı Bey. Balamir, IV. asırda Anadolu’nun kuzeyinde geniş bir kavis çizerek Orta Avrupa’ya gitmiş, bu arada o bölgedeki taşları yerinden oynatmış, “Kavimler Göçü” denilen hicret zelzelesine sebep olmuştu. Onun, Asya’dan Avrupa’ya giderken kullandığı güzergâh, sonraları hep Türk trafiğine sahne olmuş ve Kıpçak kardeşlerimizin ayak izlerine hürmeten “Deşt-i Kıpçak” adıyla anılmayı hak etmiştir.

Balamir’in XI. yüzyıldaki torunu Çağrı Bey ise, 1015-1021 arasında, Orta Asya’dan sonraki ikinci ana yurdumuz olacak Anadolu’yu keşfetti. Bu seferin sonunda, her bakımdan Türk’ü Anadolu’ya, Anadolu’yu da Türk’e kavuştuırtmayı plânlayan Çağrı Bey, kardeşi Tuğrul Bey’le birlikte, büyük gâye için yürüyüşe geçti. Dandanakân Zaferi, bahsedilen keşif seferinin eseridir. Bâzılarının zannettiği gibi, biz, Dandanakân’ı kazandığımız için İran yoluyla Anadolu’ya gelmedik. Bilakis, Anadolu’ya gelmeyi kararlaştırdığımız için Dandanakân’ı kazandık. Bu fevkalâde ciddî çalışmanın mühendisi de, mîmârı da Çağrı Bey’dir.

Balamir ve Çağrı Bey, isimleri içine doldurdukları tâze ve enerjik Türk gücü ile, 7 asırlık araya rağmen, yan yana, kol kola görünmeyi başarıyorlar. Türk’ün bu büyük kahramanları, çığır açıcı mevkilerinde, birlikte selâm veriyorlar…