1944 Irkçılık-Turancılık Dâvâsı Mahkeme Günlükleri

Tepkide ölçü kaçınca

Orkun
Bir Danimarka gazetesinde Hz. Muhammed’le ilgili karikatürlerin yayımlanması İslam dünyasında sert tepkilere yol açtı. Gazetenin bu davranışı düpedüz densizlik mi, yoksa perde arkasında başka hesaplar mı var, orası henüz tam anlaşılmış değil. Hangisi olursa olsun, şimdiye kadar görülmemiş bir davranış. Hristiyanlık gayretiyle yapılmışsa çirkin ve basit. O zaman dinlere saygı filân gibi lâfları Avrupa’nın bir daha ağzına almaması lâzım. Yok, başka bir inanç dünyasının tepkilerini ölçmek için yapılıyorsa hesap yanlış. Ama işin içinde bir çatışmaya zemin hazırlamak varsa buna karşı da dikkatli olmak gerekiyor.

Karikatürlere karşı tepkiler Afrika’dan uzak Asya’ya kadar hemen bütün İslâm âlemini ayağa kaldırdı. Mitingler, gösteriler, tahripler ve ölümler...arka arkaya sökün etti. Tepkinin şiddetini anlamak mümkün. Ama bu şekli tasvip etmek, hayır o mümkün değil. Bir bakınız, büyük kalabalıklar gösteri yapıyorlar, polisle çatışıyorlar, içlerinden ölenler oluyor. Karşıdaki polis kendi polisi, ona saldırmanın karikatürlerle ne ilgisi var? Hele gösteri yapacağım derken kaza kurşunuyla yahut ezilerek ölenlere ne demeli? Bu ölümün, tepkiye muhatap olanları üzeceği mi sanılıyor?

Kalabalıkların her zaman şuurla hareket etmedikleri bilinen bir husustur. Ancak, onları sevk ve idare edenlerin tedbirli ve basiretli olmaları gerekir. Başkasını protesto etmek için kendini öldürmenin, yaralamanın, memleketin millî servetine zarar vermenin âlemi var mı? Aynı çeşit protesto gösterileri Türkiye’de de yapıldı ama ne ölen oldu, ne yaralanan. Gerekenler söylendi, dağılındı. Bu bakımdan örnek bir davranış sergilendi.

Müslümanlar bir kere de Türkiye’yi örnek alsalar fena mı olur?