1944 Irkçılık-Turancılık Dâvâsı Mahkeme Günlükleri

TAŞ’TAN KÂĞIDA, OK’TAN KİTABA

Turgut Güler
ARI BİZİZ, BAL BİZDEDİR…

(Türkçenin Bahçesinde Bir Gezinti)-V

“Türk milleti kahramanlıkta olduğu kadar istidat ve liyâkatde de bütün milletlerden üstündür.”-Atatürk- (1)

Türk Devleti’ni 745 yılında Kök Türklerden devralan Uygurlarla birlikte Türkler yerleşik hayâta iyice intibâk ettiler. Din başta olmak üzere, pek çok müessesede yeni unsurlar görülmeye başlandı. Türk târihinin ilk ve esaslı kültür değişmelerinin Uygurlar zamânında meydâna geldiği, rahatça söylenebilir.

Kısa zamanda Buda, Mani, hattâ Hristiyan dinleri, Türkler arasında tarafdar bulmak için mücâdeleye giriştiler. 840’da Kırgızların Moğolistan’a hâkim olarak Uygurları Kansu bölg esine kaydırmaları ile İslâm dünyâsına da yaklaşmış oldular.

Önceleri Kök Türk alfabesiyle yazan Uygurlar, bilhassa Budist metinleri Türkçeye çevirmek için, Soğd alfabesinden aldıkları yeni bir yazı sistemi kullanmaya başladılar. (2) Çok geçmeden bütün Türk dünyâsına yayılan Uygur alfabesi, Türklerin İslâmiyeti kabûl etmelerinden sonra da, yerini hemen Arap yazısına bırakmamış, daha uzun müddet varlığını korumuştur. Kâşgar (Hâkâniye=Kara-Hanlı) Devleti’nin resmî yazışmalarında, Cengiz istilâsından sonra, bizzat Moğol hükümdarlarının devlet muâmelelerinde ve İslâmî tesirlerin çok güçlendiği İl-Hanlı Devleti’nde Uygur yazısı hayâtını sürdürmüştür. (3) Kutadgu Bilig’in mevcut üç nüshası da, eserin yazılmasından birkaç asır sonra istinsâh edilmişler ve bunlardan en geç târihlisi Uygur harfleri ile yazılmıştır. (4) Hattâ Osmanlılar tarafından bile – üstelik Fâtih Devri’nde - bir süre kullanılan Uygur yazısından (5) Moğol ve Mançu alfabelerinin iktibâs edilmesiyle, bu yazının kullanılma sâhası Büyük Okyanus’a kadar yayılmıştır. (6)

Yazı dilinin teşekkülünden önce oklara işâret koyarak Türkçeyi mesâfeler ötesine duyuran Türkler, Kök Türkler zamânında dillerini taşlara nakşetmişler, Uygurlarla birlikte kâğıda yazmaya başlamışlardır. Yazının, târih boyunca en iyi anlaştığı malzeme olan kâğıt, Türklerin elinde, Avrupa’dan yüzlerce yıl önce baskı malzemesi de olmuş, matbaa ile tanışmıştır. “Bu sûretle Gutenberg’in matbaayı îcâd ettiği efsânesi, ilmî olarak ortadan kalkmıştır. Alman, Fransız, İngiliz, Rus bilginleri yıl geçmez ki, yeni bir Uygur eseri bulmasınlar. Doğu Türkistan harâbelerinin bâzılarından, yüzlerce Uygur kitabının çıktığı görülmüştür.” (7)

- Dr. Utkan Kocatürk, a. g. e. s.158

2 - Ord. Prof. Dr. M. Fuad Köprülü, Türk Edebiyatı Tarihi, İstanbul, 1980, s. 29

3 - Ord. Prof. Dr. M. Fuad Köprülü, a. g. e. s. 30

4 - Ali Karamanlıoğlu, a. g. e. s. 51

5 - Ali Karamanlıoğlu, a. g. e. s. 38

6 - Yılmaz Öztuna, a. g. e. s. 114

7 - Yılmaz Öztuna, a. g. e. s. 114