1944 Irkçılık-Turancılık Dâvâsı Mahkeme Günlükleri

Sırp Şövenizminin Son Saldırısı

Orkun
MART ayı içinde Kosova’da Arnavut-Sırp çatışması yeniden patladı. Her iki taraf da birbirlerine saldırdılar, camileri ve kiliseleri yaktılar. Çok sayıda ölen ve yaralanan oldu.

Bu arada, Belgrat’taki Bayraktar Camii’nin de Sırplar tarafından yakıldığı bildirildi. Kosova neresi. Belgrat neresi? Sırplar, Bayraktar Camii’ ni yakarak Arnavutlardan intikam mı almak istiyorlar?

Hayır, bu düşmanca tavır, Yugoslavya’daki Osmanlı-Türk kültürünün son kalıntılarını ortadan kaldırmaya yönelik. Bu büyük kültüre ait cami, medrese, çeşme, sebil, tekke, imaret gibi binlerce nadide örneğin birkaç on yıl içinde nasıl yok edildiğini iyi hatırlıyoruz. Tarihî Mostar Köprüsü’nü bombalayarak yıkan da aynı zihniyetti.

Bayraktar Camii, Belgrat’ta kalan son Osmanlı-Türk yapısıydı. Bu bakımdan ayrı bir yeri ve önemi vardı. Onu ortadan kaldırmakla, Sırp şövenizmi, asırlık kinini bir kere daha kusmuş oldu.

Sırplar, gerek Krallık, gerek Sosyalizm dönemlerinde Türk eserlerini, park yapmak, yol açmak gibi bahanelerle istimlâk ederek ortadan kaldırmışlardı. Kalesinde asırlarca ay-yıldızlı bayrağın dalgalandığı Belgrat, bu vahşice saldırıdan gurur mu duymalı? Arnavutlarla çatışmayı bahane edinip Türk mimarî varlıklarına saldırmanın insanlıkla ne ilgisi var?

İnsanlık suçu olmaktan başka.