1944 Irkçılık-Turancılık Dâvâsı Mahkeme Günlükleri

PKK’YA TERÖR ÖRGÜTÜ DEMELERİ İŞİ ÇÖZECEK Mİ?

Serdar Erdoğan
Hükümet, geçtiğimiz günlerde düzenlenen sınır ötesi operasyonun ardından terör sorunun çözümü için girişimlerde bulundu. Bunun ilk yansıması olarak Irak’ın kukla Cumhurbaşkanı Talabani’nin operasyonun ardından Türkiye’ye gelmesi ve Türk dışişleri yetkililerin basına yansıyan açıklamalarıyla öğrendiğimiz üzere, peşmerge lideri Barzaniyle görüşme düşünülmesi terör sorununun nasıl çözüleceğini anlamamızı sağlayacaktır.

Tüm bu yaşanan gelişmelerin ardından Başbakan Erdoğan’ın Terörün bitirilmesi için her şeyin yapılacağını söylemesi de AKP hükümetinin ciddiyetsizliğini ortaya koymuştur. Terör sorununa bugüne kadar “Kürt sorunu” olarak bakan Tayyip Erdoğan’ın Güneydoğu bölgesine yatırım paketlerinin yapılacağını söylemesi, terörün ekonomik sebeplerle ilişkilendirilme yansımasını ortaya koyacaktır ki bu tamamıyla yanlıştır. Aksi halde bugüne kadar terörün beslendiği siyasi ideolojik kaynağın görülmesini engelleyecektir. Aslında bunu hükümet yetkilileri ve tüm dünya bilmektedir. Kısacası ABD’nin terör örgütüne yardımları, AB ülkelerinin faydaları tüm bunlar arka plana itilerek, PKK kartının artık kullanılmayacağını ortaya koymuştur. ABD AKP hükümetine; “ Barzaniyi tanı Talabaniyle işbirliği yap” kısacası; “Irak’ın kuzeyinin parçalanıp Kürdistan olacak devleti tanı, PKK ‘yı bitirelim!” stratejik yaklaşımı uygulanmaya konmuştur. Terör örgütünün dağıtılıp Irak’ın Kuzeyinin Kürdistan oluşumu asıl oynanmak istenen büyük oyundur.

Başbakan tüm bu yaşananların ardından bölgeye yapılacak yatırım paketlerini açıklaması mevcut bölücülük sorununu asla çözmeyecektir. AKP basını bu olayları manşetten vererek PKK terörünün bitişini yansıtan filmlerini gösterme gayretleri de bu işin çözülmediğini ve de bu şekilde çözülemeyeceğini gösterecektir.

Terörün bitirilmesi askeri operasyonlarla eş zamanlı yürütülecek politikaların uygulanmasıyla olacaktır. Bunlardan birincisi de teröre destek veren ülkelerin deşifre edilmesi, PKK’ya destek veren siyasi ülke liderleri ve resmi yetkili kişilerin açıklanması ve bunlara yaptırımların uygulanmasıdır. Bugüne kadar terör örgütü PKK’ya kucak açan, silah veren, villa veren, topraklarını kullandıran ülkelerin net bir şekilde açıklanıp bu ülkelere siyasi yaptırımların uygulanması gerekir. Terörün beslendiği lojistik ve siyasi desteği kesmedikçe, bitiremedikçe Güneydoğuya yatırım yapılması işi çözmeyecektir. Kaldı ki terör örgütüne devletin ambulansını, aracını ve kendisini açıkça seferber edenlerle mücadeleniz olmadığı gibi birde bunların PKK’ya terör örgütü demesi işi çözecek midir?. Bugünkü AKP hükümetinin yaptıkları sadece göstermelik olacak, ABD kontrolünde yumuşatılarak uygulanan Kürdistan devletinin oluşumuna katkı olacaktır.

Siz Irak’ın parçalanması için yıllarca silahlı eylem ve siyasi uğraşta bulunacaksınız şimdi kalkıp Irak’ın başına oturtulacaksınız. Hem de Irak’ın bütünlüğünden bahsedeceksiniz, Olacak iş mi bu? Bir taraftan da demokrasiden bahsedeceksiniz. Tüm bunlar terörle mücadele edenlerin söyledikleri ve uyguladıkları. Milyonlarca insanın gözünün önünde olan ve yaşadıklarımız. Mevcut AKP hükümeti ise bu politikayı uygulayanların satranç tahtasındaki piyonu olmaktan dolayı gurur duymakta. Milletin aklının olmadığını mı sanıyorsunuz?

Operasyonun ardından ve hükümet kanadının açıklamalarından sonra terör örgütünün siyasi kanadı DTP’de Cumhurbaşkanıyla görüştü. Başbakan ise DTP’ye; “PKK’ya terör örgütü diyemeyenlerle görüşmem” demesi ise büyük bir laf sanıldı. Oysa hükümetin yetkilileri başta sayın Cemil Çiçek olmak üzere, herkes üzerine düşeni yaparak görüşmeye başladılar. Acaba DTP’ye ABD hangi görevi vermişti denklemde? Oysa AKP basını Sayın Cemil Çiçek’in Talabaniyi karşılaması ve uğurlamasını istemeye istemeye gerçekleştirdiği vurgusunu yapan yayınları izlettirdi. Şimdi kalkıp PKK’nın siyasi uzantılarıyla Hükûmet yetkililerinin görüşmesi nedir acaba? Başbakan’ın “PKK’ya terör örgütü demeyenlerle görüşmem” demesi ne kadar ciddî ve ne kadar gerçekçi? Ne kadar milli duyarlılığı ifade etmektedir? Terör örgütünün siyasi kanatlarıyla görüşenler, bizim üç liderimiz var birisi Talabani diğeri Barzani ve Öcalan diyenlerle ve bu kişileri devletin özel konutlarında ağırlayanlar acaba hangi ülkenin yetkilileri? Bunu sayın Başbakan’a sormak gerekir.