1944 Irkçılık-Turancılık Dâvâsı Mahkeme Günlükleri

Payitaht Gence’ye

Sebahattin Şimşir
GÜNÜMÜZ Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Başkenti Bakû’dan sonra ikinci büyük ve tarihî şehri olan Gence, Bakû – Batum demiryolu üzerinde bulunmaktadır. 1804’teki Rus işgalinden sonra, şehre Rus çariçesi adına izafeten, Elizabetipol ve 1920’de de millî mukavemet hareketini tenkile iştirak eden bir Rus komünistinin adına izafeten, Kirov-abad adı verilmişse de, çarlık devrinde olduğu gibi, daha sonra 1918’de, Rus ihtilâlinden sonra Mehmet Emin Resulzade önderliğinde kurulan Azerbaycan Cumhuriyeti devrinde , resmen ve bugün de, gerek halk ve gerek Müslüman ve Türk araştırmacılar tarafından, şehir genellikle eski adı ile, Gence olarak anılmaktadır.

Rus knezlikleri Altınordu Devleti’nin yıkılmasından sonra, bir müddet daha başta Kazan Hanlığı olmak üzere, Kırım, Astırhan, Kasım ve Nogay hanlıklarının Ruslara karşı mücadele ettikleri bilinmektedir. Ancak, gerek hanlıklar arasındaki ihtilâf ve birbirlerine desteğin olmaması, gerekse, Osmanlı Devleti’ne yapılan başvurularda, Osmanlı Devleti’nin Rus tehlikesini zamanında görememesi, gerekse, Osmanlı Devleti ile Safevîlerin mücadeleleri hep Ruslara yaramıştır. Türk Dünyası’nın birlik oluşturamamasının neticesi olarak Ruslar, 1801 yılında Gürcistan’ı tamamen ilhak edince, 1747 yılında Nadir Şah’ın katlinden sonra Azerbaycan hanlıkları ile birlikte istiklâlini ilân eden Gence başta olmak üzere, Azerbaycan hanlıkları büyük bir tehlike ile karşı karşıya kalmışlardır.

1801 yılında Kuzey Gürcistan’ın Rusya’ya katılmasından sonra, Rusların hedefi artık Azerbaycan olmuştur. Bunun da ilk ayağında Gence bulunmaktadır. Cevat Han, Lazarev’in komutasında Rus askerlerinin Gence’ye doğru hareket ettiğini haber alınca, Rus ordusunun Şemşeddil’den çıkıp gitmesi şartı ile hem Ruslar, hem de Gürcülerle dostluk antlaşmaları imzalamak istediğini bildirse de çarizmin müstemleke siyasetini zorla hayata geçiren Sisianov bunu kabul etmemiştir. Her ne olursa olsun Gence’yi ele geçireceği anlaşılmıştı. Lazarev , iki Ermeninin verdiği bilgiler ışığında, 9 Ocak tarihinde Sisianov’a şu mektubu yazar; ... Bütün Gence Ermenileri Rus ordusunun gelişini sabırsızlıkla bekliyorlar Gence Hanının ihtiyat tedbiri yalnız ondan ibarettir ki, Şemkire kadar olan yola her gün on kişilik süvari muhafaza grubu gönderir.1

Bu hanlıklardan özellikle Gence, ön safta bulunması sebebi ile önemli olduğundan, o zaman Kafkasya’daki Rus orduları başkumandanı bulunan General Sisyanov, 22 Kasım 1803 tarihinde Tiflis’ten hareket ederek, Gence’yi kuşatmıştır. 29 Kasım’da Cevat Han’a gönderdiği mektupta, geldim, şehrinizi Avrupa adeti üzre alayım... sizden evet yada hayır’dan birini taleb ediyorum. der. Sisianov’un bu mektubuna Cevat Han şu cevabı verir: Muharebe etmek istiyorsan ben hazırım. Kendi toplarınla öğünürsen, benimkiler de onlardan hiç geri kalmaz. Sizde top lülesinin uzunluğu bir arşınsa, bizde üç-dört arşındır. Uğur ise Allah’ın elindedir. Savaşmak istiyorsan savaşalım. Teklifini kabul etmesem belâya düçar olurum. Aslında bedbahtlık seni Petersburg’dan izleye izleye buraya kadar getirdi. Sisianov 30 Kasım’da da Gence Ermenilerinin namertliğinden istifade etmek maksadı ile onlara şu mektubu gönderir: ...hepinizi temin ederim ki, Umumrusya taht-tacının müdafaasına kalkan herkes kendinin ve emlâkının tehlikesizliğine tam teminat alacak, Müslümanların soygunculuğundan, her tür takip ve sıkıştırmalarından canınızı kurtaracak. Size Gürcistan’ın herhangi bir köşesinde Rusya devletinin sakini gibi asude yaşamak hukuku verilecektir.2 Cevat Han kendisine birçok kez yapılan teslim olması teklifini her defasında reddetmiş, her seferinde kanının son damlasına kadar mücadele edeceğini bildirmiştir.

Ancak Ruslar, Ocak 1804 tarihine rastlayan ve Ramazan Bayramının 3. günü şiddetli bir top ateşinden sonra, iki koldan hücuma geçmişlerdir. Savaş ertesi gün öğle vaktine kadar sürmüştür. Cevat Han, harabeleri Hacı Kale olarak adlanan burc üzerinde, topunun başında, yalın kılıc olarak, müdafaa hâlinde, top ateşi altında parçalanarak şehit olmuştur. Ruslar şehri yağma ve ahaliyi katletmişlerdir. Yaralılardan başka 7.000’den fazla ölü ve 18.000 esir vardır. Camiye sığınan 500’den fazla kadın ve çocuğa da acımamışlardır, Sisyanov’un emri ile hepsi kılıçtan geçirilmişlerdir. Cevat Han’ın oğlu Hüseyin Han da şehadet şerbetini içenlerdendir. Ruslar, şehri zaptettikten sonra, en büyük camiyi kiliseye çevirmişlerdir.3

Ruslar Gence’yi niçin işgal etmişlerdir? Bu sorunun cevabını Zeyneloğlu Cihangir şöyle vermektedir; Gence şehri Azerbaycan’ın kilidi mesabesindedir. Ruslar’ın Gence’yi zabtına zahiren sebeb Gürcistan’a verdiği vergiyi vermeye zorlamak idiyse de, hakikatte Azerbaycan ve Gence Hanlığının İran ile alâka ve münasebatına son vermekti.4

Kuzey Azerbaycan’da stratejik bir öneme sahip bulunan Gence’nin düşmesi Şeki, Karabağ, Şirvan, Bakû ve Talış gibi, diğer hanlıkların da istilâsını kolaylaştırmış ve aynı zamanda bütün Azerbaycan’da büyük bir yankı uyandırmış, Türkleri derin düşüncelere sevketmiştir. Dönemin halk şairleri Gence’nin Rus işgaline uğraması ve yapılan katliamlarla ilgili ağıtlar yakmışlar, destanlar okumuşlardır. Bu hususta Genceli Hasan ile Kazaklı Dilbazoğlu Abdurrahman Ağa’nın dilden dile dolaşan ve halk arasına yayılan Gence Kırgını destanları meşhurdur.5

Gence’nin Düşmesinin Neticeleri:

1.) Gencelilerin kahramanca müdafaası Rusları bir hayli üzdüğünden şehrin adı değiştirilerek Rus çariçesi adına izafeten, Elizabetpol adıyla Rusya’ya ilhak olunmuştur.

2.) Gence gibi kuvvi bir Azerbaycan hanlığı sukut ve Rus kuvvetleri Azerbaycan’ın en mühim bir merkezini zabt ettikten sonra çaresiz Gence’nin etrafında bulunan Karabağ, Şeki hanlıkları da teslime mecbur oldular.

3.) Gürcistan’ın batı taraflarında bulunan küçük Gürcü krallıkları dahi karşılık göstermeksizin Ruslara teslim oldular.

4.) Gence’nin düşmesinden sonra diğer hanlıklarında Ruslar tarafından istilâsı pek kolay oldu.6

1826 tarihinde şehit Cevat Han’ın İran’a kaçan oğlu Uğurlu Han emri altındaki kuvvetlerle Gence’yi tekrar geri almayı başarmış, lâkin 1828 yılında imzalanan Türkmençay Antlaşması ile Gence tekrar Rusya’ya katılmıştır. Bu tarihten sonra 90 yıl Rus idaresi altında bulunan Gence, XX. asrın başlarında Azerbaycan Türklerinin kültür merkezlerinden biri hâline gelmiştir. 28 Mayıs 1918 tarihinde, Mâvera-yı Kafkasya Seym hükûmetinin dağılması üzerine, ilân edilen Azerbaycan Cumhuriyeti’nin merkezi Bakû’nün İngiliz işgali altında bulunması nedeni ile, geçici başkent olarak Gence’de hükûmet ve devlet işleri yürütülmüştür. Yaklaşık beş ay devlet merkezi olarak kullanılan Gence, 2 Nisan 1920 tarihinde Azerbaycan’ın Kızılordu tarafından işgal edilmesi üzerine, Bolşeviklerin eline geçen Gence, bu istilâya karşı yürütülen ayaklanma esnasında, millî kuvvetler tarafından tekrar ele geçirildi ise de, dışardan destek alamadığı için, feci bir katliama daha uğramış, nüfusunun yaklaşık % 45’i öldürülmüş yada, şehri terk etmek zorunda kalmıştır.7

Sonuç olarak, 1804 yılında Rus askerlerinin işgaline uğrayan Gence, 28 Mayıs 1918 tarihinde ilân edilen Azerbaycan Cumhuriyeti’nin geçiçi bir süre için de olsa başkenti olmuştur. 2003 yılı Temmuz ayında gidip gördüğüm Gence, sessiz, sakin insanları ve Nizamî gibi bir büyük zata sahip olmanın verdiği mânevî hava ile müstakil Azerbaycan’ın önemli bir merkezidir. Temennimiz 200 yıl önce yaşanan kötü günlerin, Türk dünyasının hiçbir yerinde bir daha yaşanmaması için ve esaret altındaki Türklerin bir an önce bağımsızlıklarına kavuşmalarını temenni ederiz.

DİPNOTLARI

1- Red: Z. M. Bunyadov, J.B. Yusufov, Azerbaycan Tarihi, Bakı, 1994, s.571.

2- y.a.g.y.

3- Mirza Bala, “Gence”, İslam Ansiklopedisi, s.764.

4- Zeyneloğlu Cihangir, Azerbaycan Tarihi, İstanbul, 1924., s.168.

5- Mirza Bala, a.g.m., 765.

6- Zeyneloğlu, a.g.e, s.169-170.

7- Bala, a.g.m., s.765.