1944 Irkçılık-Turancılık Dâvâsı Mahkeme Günlükleri

Millî Gurur ve Vatanın Parçalanmazlığı

M.Ertuğrul Perim
Geçtiğimiz haftalar içinde futbol millî takımımızın uluslararası arenada kazandığı büyük başarı milletçe öğünç kaynağımız olmuştur. O sırada Münih’ten telefon eden bir dostum, telefonda: - Buradaki coşkuyu duyuyor musunuz? Yalnız buradaki Türkler değil, Alman polisi de bizim bu coşkumuza katıldı. Elindeki bayrağımızı sallıyor. Böyle bir demokrat milletin arasında olduğum için ayrıca mutluluk duyuyorum, demişti.

O günlerde her taraf bayraklarla donanmıştı . Bulunduğum il’deki siyasî parti binalarının tümünde (ikisi hariç) bayrak asılıydı. Bu coşkuya katılmayan iki siyasî partiden birinin hareketini anlamam mümkündür. Ancak, farklı bir iktisadî doktrine bağlılığından başka bir ayrılığı-hele vatan konusunda-olmayan diğer partinin bu tutumunu anlamak mümkün mü?

Kaldı ki, aynı gün (13 Haziran günü) toplandığımız “İzmir Türk Dünyası Kültür ve Dayanışma Derneği Merkezi”ne, Türkiye İşçi Partisi Buca İlçe Merkezi Yönetim Kurulundan faksla çekilen bir mesaj gelmişti. Mesajda; 13 Haziran 1919 tarihindeki “Amasya Tamimi”nin millî kurtuluş hareketimizin ilk ışığı olduğu veciz bir şekilde hatırlatılıyordu. Türkiye İşçi Partisi Maocu görüşü kendisine rehber edinmiş bir siyasî kuruluştur. Ne yazık ki, hemen hemen kimsenin hatırlamadığı bu günü hatırlatması, -hem de bir Türk Dünyası Derneğine- ne kadar takdire değer bir davranıştır.

Millî davâlar, milletlerin kaderlerinin söz konusu olduğu hayatî dönemlerdir. Bunların hatırlanması, anılması da bunlara verilen öremin kanıtıdır. Hatırlanmaması, hiç değilse hatırlatıldığı hâlde ilgisiz kalınması, bunu dışlamak değil de nedir?

Buna rağmen, o heyecanı milletçe duyuyor, büyük bir coşkuyla kutluyorsak. Türk milletinin millî bir bütünlük içinde yaşamak azminde olduğunun en açık belirtisidir. Bunu anlamayan veya anlamak istemeyenlere tokat yerine geçeceği de bir gerçektir.