1944 Irkçılık-Turancılık Dâvâsı Mahkeme Günlükleri

Kapak Konusu: Türkiye, Sömürgeci Avrupa'nın Koruma Görevlisi...

Orkun
Türkiye, NATO’ya kendi isteğiyle ve biraz da zorlamayla girdi, kabul. Bu sonucun alınması, büyük ölçüde, Mehmetçiğin Kore’de dökülen kanına bağlıdır. 1950’lerde NATO’ya katılmamız mecburiyetti. Zira, savaş galibi Sovyetler Türkiye için ağır bir tehdit oluşturuyordu.

Aradan geçen 50 yıl içinde , ülkemiz NATO dolayısıyla üzerine düşen bütün yükümlülükleri yerine getirdi. Soğuk savaş döneminde Sovyet Rusya ile sınırı olan tek NATO üyesi, Türkiye idi. Güneydoğu’dan Avrupa’nın güvenliğini sağlayan da yine Türkiye idi. Somali’ye, Bosna’ya asker gönderdi. Kalabalık bir orduyu besledi, eğitti, donattı. Yunanistan’ın bile NATO’nun askerî kanadına dönmesi için onay verdi, vetosunu kullanmadı.

Şimdi, NATO’ya, Avrupa Birliği’nin savunma sorumluluğu verilmek isteniyor. Ama biz bu birliğe üye olmadığımız için, karar mekanizmasında yer alamıyoruz. Sadece asker istenirse vereceğiz, gerekirse eski sömürgeciler Fransa, Hollanda, Belçika, İtalya vb. için kanımızı dökeceğiz.

NATO afişlerinde Türkiye’yi kalp hizasında gösteren afişler mazide mi kaldı? Öyleyse eğer, bizden boşuna can ve kan istenmesin.

Avrupa, kendine body guard (koruma görevlisi) arıyorsa başka kapıya. Haydi!