1944 Irkçılık-Turancılık Dâvâsı Mahkeme Günlükleri

Görsel-işitsel iletişim

Cengiz Aslan
İLETİŞİMİN temel hedefi, millî ve ferdi hâfızayı etkin kılarak, küresel mücadele ortamlarında yer edinmek, yükselmek ve kalıcı olabilmektir. Radyo, sinema, TV ve diğer iletişim teknolojilerine bağlı gelişmeler, dünyamız ve evrenimiz içinde yaşanmışlarla yaşanacakları gösterir ve öğretir. Ferdin, ailenin, toplumun ve milletin tarihiyle, kültürleriyle, çevresiyle, ekonomisiyle, siyasetiyle; savaşı, barışı, iyisi, kötüsü, doğrusu, yanlışı, huzuru ve felâketiyle bütün/ayrıntı durum ya da hareketlerinin gösterilmesi ve anlatılması, dünya mücadele sahnesinde var olmanın gereklerindendir.

Son yüzyıllarda, Türklerde, yazılı kültürün sözlü kültüre göre yetersizlik gösterdiği iddia edilebilir... Kültigin (Orhon-Orhun) yazıtlarından günümüze, Türk modernleşmesinin önündeki en çarpıcı engellerden biri de Türkiye merkezli, Türk bilgi birikiminin yazılı belgelerle birlikte, bilimsel disiplinlere dayalı olarak, akılda ve aktif kullanımda küresel yetkinliğe ulaşmamasıdır... Ayrıca, Türk devletlerinin hanedan adları ile anılmasından kaynaklanan “tabiiyet kimliği” nin derin etkileri de unutulmamalı.

Yazılı ve sözlü iletişimin görsel-işitsel boyutu günümüzde, yaygın olarak televizyon ve sinema ile gerçekleştiriliyor. Son yıllarda Internetin yaygınlaşması ile birlikte CD, VCD ve DVD gibi araçlar da görsel iletişimi zenginleştirmekte. Görsel, işitsel ve dijital iletişimde kültürün; belge ve bilgi olarak, iletişim/etkileşim ve her türlü sunum ortamlarında yer almasıyla yaratılan küresel kültür emperyalizmine en iyi örnek, Hollywood ve batı/Yahudi ortak Radyo, TV vb. kuruluşları olsa gerek...

Sinema, TV, radyo ve diğer interaktif yayın araçlarının hedef kitlesi genç ve orta kuşak olup, geçmiş neslin yaşama biçimlerini ve her alandaki mücadelelerini, gelecek nesillere eğrisi ve doğrusuyla kavratılması için çaba harcar. Her güçlü ulusun millî TV, radyo ve sineması vardır. Ülkelerin kültür farklılığına göre sinema ekolleri doğmuştur. Bu ekoller kendi ekonomik ve siyasal sektörünü yaratarak milletler ve toplumlar üzerinde yönlendirici güç olmuşlardır.

Sinema ve TV eğitim, öğretim ve kültür sektöründe olduğu kadar, üretim ve tüketim sektörünün de anahtarlarından biridir. Özellikle tanıtma/reklâm uygulamalarının desteğindeki haberler ve yorumların, diğer yan sektörlerdeki millî ve stratejik önemi ihmal edilemez.

Türkiye sözlü kültür varlığının en yaygın olanlarından bazıları, melodram filmler için araştırma ve senaryolaştırma yöntemleriyle belgelenmiş oldu. Sinema ve TV yoluyla tüm kitlelere ulaştırılan Türk kültür değerleri, millî bir terazi görevi yapan toplumsal tartışmaya açılarak fertlerle dolaylı bir iletişim kurulmuş oldu. Özellikle Açıkhava sinemaları hedef kitlelerinin bilinçlenmesinde küçük birer kolej görevi yapmışlardır.

Günümüzde sinemaların perdeleri TV ekranlarına kayıp evlere girdi. Ve böylece TV ile internet küresel stratejik yönlendirme araçlarının zirvesine oturdu. Milletler ve toplumlar, bu iki iletişim aracını kendi çıkarları doğrultusunda yoğun olarak kullanmaktadır.

Durumu yukarıda özetlerken, aklın yönelttiği soru; Türk dünyas ı, bu iletişim araçlarını kendi çıkarları için yeterince kullanabiliyor mu?

Türk dünyası sineması tarihi ve bugünü konusunda, aydınlatıcı Türkçe belge ve bilgi çok az. Özellikle Orta Asya Türk cumhuriyetleri sinema ve tiyatrosunun Rus etkisinde kaldığı bir gerçek. Gorbaçov’un 1990 dağılımından sonra, Türk cumhuriyetleri ile Türkiye arasındaki ikili ilişkilerin içeriklerinin ne kadarının doldurulabildiği, bilgi ve belge iletişimi açısından tartışmaya ve eleştiriye açıktır.

Türkiye’nin “yurtta barış, dünyada barış (=Yurtta Sulh, Cihanda Sulh) esasına dayalı dış ilişkilerinde, “egemen duruş ve arka bahçelerin güvenliği” konusu bekle, gör ve kabul et pasifliğiyle sürekli geçiştirilmektedir. İhmalin boyutunu iyi anlamak için TÜRKSOY ve TİKA adlı kuruluş ve kurumun işlevsizliklerine bakmak yeterlidir.

Türkiye eğitim, bilim, iletişim ve kültür alanlarında temel politikaları olmayan bir ülkedir. Bu politikasızlığın sonucunda devlet ve sivil sektörler neyi, nasıl, nerede ve kiminle yapacağını bilememektedir! Bu durum, kültür ve sanat alanındaki işbirliğinde de böyledir. Ancak, Hoca Ahmet Yesevî Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi, Manas Üniversitesi ile Türkmen-Türk Üniversitesi gibi akademik kuruluşlar, misyonlarını yerine getirme çabasında yükselmeye başlamışlardır.

Görsel ve işitsel iletişim ve ortaklık konularında Türkiye, TRT ile boşluğu doldurma gayretindedir fakat, TV-sinema ile kültür bütünü boyutu hiç plânlamamıştır. Adı geçen üniversitelerin iletişim fakültelerinde “Türk Dünyası Sineması” dersinin verilmesi bile büyük aşama olabilir.

Dünya film endüstrisinde, Türk-İslâm milletlerinin payı yok denecek kadar az. Ülkemizde her yıl düzenlenmekte olan Türk Dünyası Sinema Günleri’ne ise, medya pek fazla ilgi göstermiyor. Motive edici ödüllerin verilmesi, genç sanatçıları yüksek çaba harcamaya itebilir. Nihayet bu yöndeki talepler, II. Türk Dünyası Sinema Günleri’nde “gündem” olarak ilân edilmiştir:(...) “Türk dünyasının sinema sanatında kurduğu birliğin pratiğe aktarımını hep birlikte konuşup tartışacağız. Her yıl tüm Türk Cumhuriyetleri’nde 21 Kasım gününün Türk Dünyası Sinema Günü olarak kutlanması, Türk Dünyası sinema pazarının dinamik hâle getirilip ortak projelere yönelinmesi, bilhassa ekonomik bakımdan bir “Türkimaj” sinema fonunun oluşturulması bu yılki Türk Dünyası Sinema Günleri’nin gündemini oluşturmaktadır.”

Bu alanda batı ve doğu sinemasının kaynaştığı coğrafya olan Türkiye’ye, büyük fedakârlıklar düşmektedir. Fedakârlığın ötesinde, uzun vadeli stratejiler uygulanmasına rehberlik etmelidir. Bu stratejilerin içinde ve en başında, tarihteki Türk devletlerinin destanları ile destan kahramanlarının mücadelelerinin filmleştirilmesi gelmektedir. Türklerin yedi bin yıllık tarihinde o kadar çok temel konu ve alt konu başlıkları var ki...

Türkiye’nin iletişim sektörleri ile diğer Türk devletlerinin ilgili sektörleri, “İletişim Ortak Destek Fonu” kurarak kullanabilir. Böyle bir fonla yaratılacak yeni teknoloji sinema, TV, Internet iletişim hizmetlerinde genişleme, ilerleme ve ortak hedeflere ulaşmada büyük bir güç doğuracaktır. Özellikle Türk kültür ve sanatına ilişkin üst düzey araştırmaların havuzlanabileceği ve Türk Dünyası millî kütüphanelerinin Türkçe erişim ucunun da yer alacağı “Türk Dünyası Ortak İletişim Ağı”nın projelendirilmesi son derece önemlidir.

Sinema ve TV, en az internet kadar etkili bir iletişim aracıdır. Türk dünyasında bu araçlar henüz istenilen düzeyde kullanılmıyor. Yapımcı, senarist, yönetmen ve sinema platformları üzerinde planlı ortak çalışmalar gerekiyor.

Bunlardan bazılarını listeleyebiliriz:

Tabloda örneklendirilen ana ve alt alanlara, binlercesi eklenebilir... Bu konuları yüksek teknoloji ile Türk dünyasının iletişim ortamlarına sunmak, kültür bütünlüğü ile birlikte, ekonomik ve siyasal anlamda birçok değeri de genç beyinlere yerleştirir.

Bilgi toplumundan hız ve kalite çağına doğru ilerlerken, Türk Dünyasının her alandaki konumu ayrıntılarıyla tartışılmalıdır. Internet ortamında yer bulan milyarlarca belge/bilginin içerisinde, sistematiği ve bilimsel düzeyi en zayıf olanlar ne yazık ki, Türkçe olanlardır. Artık Türkiye ve tüm Türkler dijital iletişim kültürü ile hemhal olmayı öğrenmelidir. Bilimsel veri tabanlarını ve bilgi bankalarını, çağdaş bilimlerin disiplinlerine göre kurup işleterek para kazanabilmelidir. Kazanç getiren ve toplumsal birliği güçlendiren iletişim ortamları, en iyi reklâm ve en büyük stratejik hamledir...

Kültür, alt kültür, kitle değerleri ile grup hareketleri; iletişim araçlarının etkisiyle (dergi, kitap gibi basılı yayın ile radyo ve televizyon gibi elektronik yayın araçları, sinema, plak, kaset, tiyatro vb. sahne sanatları) dünya çapında çok çabuk değiştirilebilmektedir. AB ile ABD, kitle iletişim araçlarını kendi stratejilerine uygun kullanarak dünya kamuoyunu etkileyebilmektedirler.

Görsel iletişim araçları yoluyla yalnızca geçmiş öğrenilmiyor! Haberler, düşünceler, fikirler, küresel bilgiler ve özellikle millî ve stratejik değerdeki karşılıklı bilgi ve belge alışverişi, ortak millî kültür hedeflerine yönelik, interaktif eğitim ve öğretim işlevi yapabilmektedir. İletişimin ortak bir hedefe ve seçilmiş bir kitle üzerine programlanmasının sonuçları; gelir sağlamakla birlikte ve bütün ülkelerde ekonomik ve sosyal gelişmelerin en önemli alt yapısını teşkil etmektedir. İletişimin tüm boyutlarıyla uygulanması sonucunda, sosyal ve ekonomik gelişme ve bütünleşmede temel çok sağlam atılabilmektedir.

İletişim araçlarının genel ve ortak görevlerini başlıklar biçiminde verebiliriz:

• Haberleşmek, eğitim hizmetleri sunmak, millî mânevî programlar yapmak,

• Çok çeşitli konularda kamuoyu oluşturmak,

• Millî meseleler ile ilgili aktüel olayları görmek, duymak, algılamak ve yorumlamak,

• Ulusal ve uluslar arası siyasal sürece katılmak, denetlemek ve yönlendirmek,

• Kitleler arası dengelerin/dengesizliklerin kurulmasına ve uygulanmasına zemin hazırlamak,

• Millî kültürün yeni nesle aktarımını sağlamak,

• Tanıtılma ve ticarete aktif katkı sağlamak,

• Millî birlik ve beraberliğin yüksek seviyelerde tutulabilmesi için, toplumlar arası kültür ve bilgi/belge alışverişine destek olmak gibi...

• Düşünce kuruluşları ile işbirliğine gidilerek, konu veya detaylarda plânlama yapmak gibi...

Türk dünyası kültür bütünü yalnızca, ikili ilişkiler ve protokollerle de gerçekleşmeyebilir. Bu ilişkileri ve resmiyeti destekleyen çok yönlü ferdî, ailevî, toplumsal, kitlesel ve millî plânlar olmalı!.. Bu plânlar devlet politikaları olarak sürekli uygulanmalı. Uygulamalardaki hatalar ayıklanarak karşılıklı güncellenmeli. Türk dünyası, geleceğin belirleyici gücü olacaksa, yalınızca ekonomik bakış açısı çok zayıf kalır. Bu gücün bütün yönleriyle doğması için ayrıntıları da plânlayıp yaşatabilmeliyiz...

AK HUN DEVLETİ-Aksuvar

AVARLAR-Bayan Kagan

HAZARLAR- Tong Yabgu (Ast Tarkan)

AVRUPA HUN DEVLETİ-Muncu, Oktar,

Rua, Aybars

BATI HUN DEVLETİ-Panu

BÜYÜK HUN İMP-Mete (Motun)

GÖKTÜRK DEVLETİ- İlteriş Kutluk Kağan-

Bumin Kağan

UYGUR DEVLETİ - Kutlug Bilge Kül Kagan

KARAHANLILAR -Satuk Buğra Han

GAZNELİLER -Alp Tekin

BÜYÜK SELÇUKLULAR-Selçuk Bey

HARZEMŞAHLAR-Muhammed Harzemşah

ALTINORDU DEVLETİ -Batur Han

BÜYÜK TİMURLU-Timur Gürkan

BABÜRLER-Babür, OSMANLILAR-Osman Bey

(Yukarıdaki Devletlerin kuruluşu ve yıkılışı Sürecinde geçen kişiler, olaylar ve durumlar yer ve zaman detaylarıyla ele alınmalıdır.)

Azerbaycan ve Ebulfeyz Elçibey (Belgesel)

Batı Trakya ve Sadık Ahmet (Belgesel)

Doğu Türkistan ve İsa Yusuf Alptekin (Belgesel)

Kerkük Türkleri ve Kerkük-Musul Petrolleri

(Siyasi Belgesel)

Kıbrıs ve Rauf Denktaş (Belgesel)

Kırım Tatar Türkleri ve Abdülcemil

Kırımoğlu (Belgesel)

Kazakistan ve Büyük Kırgın (Belgesel)

Kürşad ve 40 Arkadaşı (Belgesel Çizgi Film)

Abdurrahman Han Destanı

Ak-Kübek

Alper Tunga Destanı

(Efrasyab- Tonga Alp Er )

Altın Arık Destanı

Altın Cus Destanı

Ayman Çolpan Destanı

Bozkurt Destanı

Cengiz-name

Danişmend Gazi Destanı

Dede Korkut Destanları

Ergenekon

Ergenekon Destanı

Göç Destanı

Köroğlu Destanı

Manas Destanı

Oğuz Kağan Destanı

Satuk Buğra Han Destanı

Seyid Battal Gazi Destanı

Sosurka (Kafkas Nart Destanı)

Şu Destanı

Timur ve Edige Destanları

Türeyiş Destanı

(Yaradılış Destanı)

Uygurların Nozugum Destanı

Ak Ana

Ak Oğlan

Alaca At

Aşkar Devzâde (At)

Banu Çiçek

Baybora

Baysarı

Bilge Kagan

Buğu Han

Buz Dağı

Cakıp Han

Dede Kamber

Deli Dumrul

Dokuz Oğuzlar

Ebü'l Gâzi Bahadır Han

Edige Mirza Bahadır

Gök Tanrı

Gök Tüylü Gök Yeleli Kurt

Gök, Dağ ve Deniz

Adlı çocuklar

Han ile Hatun

Kırk Zeybekler

Kıyan ve Nüküz

Kök Börü (Bozkurt)

Kök TürklerLA:

Kökemen

Köl Tigin

Köz Kaman

Kutlu Dağ

Mendibay

Orkun Yazıtları

Salur Kazan

Sevinç Han

Tanrı Ülgen'in

Tepegöz

Timurlenk

Toktamış Han

Tunyukuk

Uluğ Ordu Bey

Yafes

Yer tanrı

Yuluğ Tiğin

KAYNAKÇA

http://www.turan.tc/td/destan.html

www.geocities.com/turkfolkloru/makale/dede_korkut.html

http://www.dallog.com/devletler/hazar.htm