1944 Irkçılık-Turancılık Dâvâsı Mahkeme Günlükleri

GENÇ ÜLKÜ DEVİ KEMAL ÇAPRAZ EBEDÎ ÂLEME GÖÇTÜ.

Oğuz Çetinoğlu
ocetinoglu@ttmail.com

Gazeteci ve Araştırmacı Yazar Kemal Çapraz; Türk dünyası, özellikle Kırım uzmanı idi. 15 Eylül Pazartesi gününün geç saatlerinde mâruz kaldığı trafik kazasında ağır yaralandı. Yapılan müdâhalelere rağmen kurtarılamayarak beyin kanaması sebebiyle vefat etti. Cenab-ı Allah, sevdiklerine ve sevenlerine sabr-ı cemil ihsan buyursun, mekânını cennet eylesin.

* * *

1964 yılında, Kurtuluş Savaşı gazisinin oğlu olan öğretmen bir babanın evladı olarak Kastamonu’nun Araç ilçesinde dünyaya geldi. Annesinin babası da Kurtuluş Savaşı gazisi idi. 1982 yılında İstanbul Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu’na giren merhum Kemal Çapraz, ‘Kırım Türk Basını ve İsmail Gaspıralı’ konulu yüksek lisans tezi ile Üniversiteyi bitirdikten sonra 1985 yılında Türkiye Gazetesi’nde çalışma hayatına başladı. Kısa zamanda servis şefi oldu ve yüzlerce gazetecinin yetişmesine katkıda bulundu. Çalışma hayatı boyunca Türkiye, Orta Doğu, Kurultay, Türk Diplomatik gazetelerinde, Orkun, Türk Dünyası Tarih ve Kültür, Kardaşlık ve Kırım dergilerinde araştırma yazıları ve makaleler yazdı. Ayrıca www.internethaber.com sitesinde makaleler yazıyordu. Son yazısı; 15 Eylül 2008 tarihli, ‘Yolsuzlukları Örtme Operasyonu’ başlıklı idi. ‘Sürgünde Yeşeren Vatan: Kırım’ isimli kitabı yayınlandı.

Türkiye’de Kırım hakkında en çok araştırma yapan, haber ve makale yazan Kemal Çapraz, 22 Temmuz 2007 tarihinde yapılan milletvekili genel seçiminde, Milliyetçi Hareket Partisi’nin İstanbul 1. Bölge milletvekili Adayı idi.

1995 yılında Zühal Ardıç ile evlenen Kemal Çapraz; Çağrı ve Çağla isimli iki evlat sâhibi oldu.

Güleryüzlü, yumuşak huylu, çevresine karşı alabildiğine hoşgörülü, kendi nefsine ise son derece katı davranan bir karaktere sahipti. Davranışlarında samîmi, sevgisinde sıcak, saygısında kavi, iş ilişkilerinde dürüst… örnek bir insandı. Bu özellikleriyle kendisini, yalnızca yakın çevresine değil, gazeteci olarak sık sık gittiği Kırım’ın en kenar köşelerindeki soydaşlarına da sevdirmişti. Kırım dönüşlerinde, yüzlerce kişinin Kemal Çapraz’a selamını getirmek… sıkça yaptığım ve yaparken de haz duyduğum bir iş olmuştu.

Kırım Türklerinin olduğu kadar, onların efsânevî lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’nun da sevgisini kazanmıştı. Yalnızca Cemiloğlu’nun değil, Rauf Denktaş, Dr. Sâdık Ahmet, İsa Yusuf Alptekin, Ebulfez Elçibey ve Azatbeg Kerimi gibi… Türk dünyasının bütün büyük liderlerinin dostu idi. Onlarla yaptığı röportajlarla tanındı.

Türkiye Gazetesi, Türk dünyası ile ilişkilerini en aza indirirken, Türk dünyası ile ilgilenen diğer yazarlarla birlikte kadro dışı bırakıldı. Millî ve mânevî değerlere bağlı, küreselciliği reddeden bir fikrî yapıya sâhip gazetecilerin karşılaştığı olumsuzluklardan kurtulması mümkün olmamıştı. Birkaç yıl ekmeğini taştan çıkarmaya çalıştı. 2002 yılının Ocak ayında aylık Ufuk Ötesi Gazetesi’ni yayınlamaya başladı.

Basın Yayın Birliği Başkanı ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti parlamento üyesi seçilen Kemal Çapraz’ın, çeşitli konularda aldığı 85 adet ödül plâketi bulunmaktadır. Sürekli basın kartı sâhibidir. Gagavuzeli Özerk Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 10. yılı sebebiyle, ‘Gagavuzeli Cumhuriyeti Devlet Madalyası’na lâyık görülmüştür.

Edebiyat dünyamızın yıldızlarından Rahmetli Târık Buğra, ‘Kalemi kuvvetli olanların hitâbeti zayıf olur’ Derdi. Kemal Çapraz’ın kalem gücü ile hitâbet kudreti, birbirleriyle yarış hâlinde idi. Çünkü yazacaklarını, söyleyeceklerini süslemeye tenezzül etmeden, hissettiği ve içinden geldiği gibi muhatabına aktarırdı. İmlası düzgün, telaffuzu pürüzsüzdü.

Bakıldığında alabildiğine mütevazı bir insan olan Kemal Çapraz; gönül gözü açık olmayanların, görmesini bilmeyenlerin anlayamayacağı kadar zengin gönüllü bir insandı. Bütün servetini çevresindekilere dağıttıktan sonra, ‘Bende öyle bir hazine kaldı ki, tükenmez bir kıymettir: Ümidim ve Ufkum’ Diyen Büyük İskender gibi hareket ediyordu. Tükenmez hazinesi olan ufku aşarak Ufuk Ötesi’ni oluşturdu. Bir yıl boyunca, binbir zahmetle yayınladığı Ufuk Ötesi Gazetesi’ni tanıtım amacıyla karşılıksız olarak dağıttı. Eylül 2008’de 78. sayısı yayınlanan Ufuk Ötesi Dergisi’ni, Türk dünyası ile ilgili, Türk kültürüne hizmet eden vakıf ve derneklere ait mekânlarda sebil gibi dağıtmaya devam etti. Öylesine zengin gönüllüydü, öylesine hizmet ehli insandı. Yalnız ve yalnız gönül tokluğu için çalıştı, didindi. Basın dünyasının tarlası olan, gazete kâğıdını toprak kabul ederek âdetâ tırnakları ile kazıp, alınteri ile suladı.

* * *

Basın dünyamıza kazandırdığı Ufuk Ötesi Gazetesi; Kemal Çapraz, Aydil Erol, Özdemir Özsoy, Doç. Dr. Orhan Gedikli, Hüseyin Özbek, Dr. Yusuf Gedikli, Olcay Yazıcı, Bayram Akcan, Coşkun Çokyiğit, Av. Zeki Hacıibrahimoğlu, Ünal Bolat, Prof. Dr. Osman Özcan ve her biri yekdiğerinden daha değerli diğer yazarların kalem ürünü eserleriyle kıymetlenen, birbirinden nefis fotoğraflarla taçlanan 40 muhteşem sayfalık bir bilgi-kültür-sevgi deposudur. Sayfalarında burcu burcu Türk dünyasını koklar, burç burç bayrak aşkını yaşar, buram buram vatan sevgisini teneffüs eder, mutlak yaradanın tekliğini ispat eden minârelerden yükselen ezan seslerini duyar gibi olursunuz. Çünkü o sayfalarda, yüksek tepelerdeki karlar kadar temiz, anaların ak sütü kadar katışıksız, temelinde İslam bulunan Türk kültürü, el emeği, göz nuru ile dokunan gergef gibi işlenir.

Kemal Çapraz, bu kadarla da yetinmemiş, başucu kitabı niteliğinde 25 adet eseri, Ufuk Ötesi Yayınları adı altında kütüphânelerimize kazandırmayı başarmıştır.

* * *

O, hayatta iken kendine mezar yeri hazırlayanlardan değil, kendini mezara ve ebedî âleme hazırlayanlardandı.

Hocaefendi, Kemal Çapraz’ı ebediyet yolculuğuna uğurlamaya gelenlerden helallik istedi. Kulaklara ulaşan gür haykırışlar, gönüllerden geçen duyguların seslendirilmiş şekli değildi. Dostları, sevenleri ve yaptığı hizmetleri gıpta ile hatırlayan uğurlayıcılarının söylemek istedikleri… ‘Asıl bizim kendisinden helallik almaya ihtiyacımız var’ Cümlesi idi.

Geride kalanlarına Cenab-ı Allah sabr-ı cemil ihsan buyursun.

Mekânın cennet olsun Aziz insan, ülkü devi, can kardeşim, candan dostum…