1944 Irkçılık-Turancılık Dâvâsı Mahkeme Günlükleri

Ermeni Meselesinde Tanıtım ve özel Bir Kurum ihtiyacı

Yılmaz Gürbüz
Bir yıldır bizimkiler, "Yunan Dostluğu", "AB Sevdası" derken 1870'lerden beri en önemli tehlike ve meselemiz olan Ermeni oyunlarını göremedi.

"Gafil" deyin, hazırlıksız, bilgisiz, yetersiz", deyin, ne derseniz deyin, bu rehavetin ceremesini ne dışişleri ve ne de başbakanlık çekecektir. Kabak gene Türk milletinin ve Türk devletinin başına patlayacaktır.

Ermeni Taşnakları arkalarına ABD ve Avrupa'yı alıp her zemin ve kurumda Türk düşmanlığı yaparak aleyhimizde olan her türlü iddia ve iftirayı kabul ettirebiliyorlarsa, 67 milyonluk nüfusu, tarihi, jeopolitiği, ordusu ve milletiyle gerçekten büyük bir devletin, iki milyonluk bir Ermeni kaçığıyla (diaspora) ve üç milyonluk küçümencik Ermenistan'la baş edemiyorsa, devlet yönetiminde büyük bir acz veya zaafiyet var demektir.

Bu yetersizlikler önce, karma (koalisyon) hükûmetlerine sebep olan seçim kanunundan gelmekle beraber, hemen ardından, büyük ülküler ve tarihî Türk siyasetinden tavizler veren, vizyonsuz ve çapsız devlet adamı olma iddiası ile yıllarca Türk milletini oyalayan siyaset bezirgânlarından ileri gelmektedir.

Bu konu, Ermeni meselesinde hamle üzerine hamle yapıp; ABD, Fransa, İtalya, İsveç, Yunanistan ve AB piyonlarını ustaca oynayan kaçgın diaspora ve küçümencik Ermenistan'ın para, şantaj, herşeylerini peşkeş çekme silâhları yanında, bizim de ustaca "Şah" diyecek bir devlet adamımız olmamasından ileri gelmektedir.

Atatürk gibi bir dâhimiz ve aksiyoner Türkçümüz olmadığına göre meseleyi hep beraber, milletçe, aydınlarca, kurumlarca çözeceğiz.

Ve Ermeni Meselesi'ndeki iftiraları, propagandaları, alınan aleyhimizdeki kararları yerinde söndürmek, zararsız hâle getirmek; hiç olmazsa Türk tezini anlatmak, tarihî hakikatleri belgeleriyle önlerine sererek Batı'nın Hristiyanlık taassubu ve Ermeni yaygaraları ile kirlenmiş beyinlerini u yarmak için yeni ve güçlü bir KURUMA ihtiyacımız vardır.

Bu KURUM, TİKA gibi bir devlet bakanına bağlı fakat özerk şekilde çalışacak; her türlü Ermeni, Yunan, PKK propagandalarını önleyecek, Türk'ü, Türk tarihini tanıtacak ve bilhassa Batının iyi bilmediği ERMENİLERİ ve ERMENİ meselesini anlatacak, insan gücü ve teknik bakımdan güçlü, donanımlı bir teşkilât olmalıdır.

Ermeni, Yunan ve PKK propagandalarını önleyici, hem antipropaganda, hem propaganda, hem de tanıtım yapacak bir kurumun adı TÜRK AYDINLATMA VE TANITIM AJANSI olabilir. Türk-Osmanlı arşivlerine dayalı tarihî hakikatleri hem ilmî şekilde yabancı ilim adamlarının hizmetine sunacak hem de, vulgarize edilmiş (halkın anlayacağı seviyede) yabancı dildeki yayınları yapacak. Bu kurumun başına Türk tarihini ve Ermeni meselesini çok iyi bilen bir ilim adamımız getirilebilir.

Böyle bir kurum, çok vakit kaybetmeden bir kanunla kurulmalıdır. Dışişleri Bakanlığının, Turizm Bakanlığının ve lobilerimizin Ermeni Meselesi'nde etkin olamadığı anlaşılmıştır. Şimdiye kadar dişe dokunur icraatlarını göremediğimiz, fakat ülkü ve inançlarından şüphe etmediğimiz MHPli bakan ve milletvekillerinin böyle zarurî bir kurum için tezelden girişimde bulunmaları şarttır.

Bir başkanlık ile, tarih, tanıtım, propaganda, karşı propaganda ve yayın kurullarından meydana gelecek bu KURUM'da gerektiği kadar ilim adamı, tarihçi, yayıncı, beş altı dilde yayın yapılacağı için bu dilleri bilen tercüman ve yazarlardan oluşmuş daireler, ilk anda düşünülecek hususlardır.

Böyle bir kuruma niçin ihtiyaç vardır? Çünkü, TTK, TİKA- Dışişleri Bakanlığı, Turizm Bakanlığı ve Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü gibi kurumların gayeleri ve işlevleri daha başkadır. Burada Genel Kurmay Başkanlığımızın Askerî Tarih ve Etütler Dairesi'nin yapmış olduğu yayınlarla, Tarihi Araştırma Vakfı'nın Osmanlı Arşivi-Yıldız Tasnifi-Ermeni Meselesi eserlerini takdirle anmamız gerekir. (x) (xx)

Bunlar gibi hem resmî hem de özel yayın kurumlarınca basılmış birçok değerli tarihçimizin Ermeni meselesine ait eserleri var; fakat dışa karşı bunların tanıtımı, tercümesi, hiç olmazsa özetleri yapılmamıştır.

Adına Türk Aydınlatma ve Tanıtım Ajansı (veya benzer bir isim) diyeceğimiz yeni bir kurum, millî ve tarihî bir hassasiyet içinde, yabancılara karşı tanıtım ve propaganda ile birlikte, anında veya öncesinde aleyhimizdeki bir girişim ve propagandayı da önleyecek, hiç olmazsa karşı yayın ve hareketle zararını asgariye indirecek faaliyetler içinde olacaktır. Böyle bir kurumun yayın, konferans, ikili temas gibi girişimleri ile de ABD'de olduğu gibi yabancı kökenli lobilere milyarlarca lira gitmesi önlenecektir.

ABD Temsilciler Meclisinde aleyhimizdeki karar sırasında, Türk parası alan görevli lobinin Yahudi olduğunu ve Yahudi Soykırımı Müzesi'nde sözde Ermeni soykırımının fotoğraf ve yayınlarını da sergiletmeyi önleyemediğini unutmayalım. Biz çok yakın geçmişi unuttuğumuz gibi, kulağımıza küpe olması gereken ata sözlerimizi de unutuyoruz: "El elin eşeğini türkü çağıra çağıra arar"-"Ateş düştüğü yeri yakar".

Biz Ermeni kini ve terörü ile şehit edilen dış temsilcilerimizi de, Birinci Dünya Savaşı ve İstiklâl Harbi sırasında arkamızdan vurup yüzlerce köylümüzü ve bir milyona yakın insanımızı vahşice katleden Rusya, Fransa ve Yunanistan safında bize karşı savaşmış Ermeni Taşnak ve Hınçaklarının zulmünü de unutmuyoruz.

Kurulmasına şiddetle ve âcilen ihtiyaç duyulan Türk Aydınlatma ve Tanıtım Kurumu'nun yapacağı işler şunlar olabilir:

a) TKK'nun, Genel Kurmay ATASEB'nın, TKAE'nün, Kültür Bakanlığı'nın, üniversitelerimizin, diğer resmî ve özel kuruluşlarımızın yayınladığı Ermeni meselesi ile ilgili bütün eser ve yayınları içine alacak bibliyografya çıkarmak.

b) Arşivlerdeki belgelerin hem yeni Türkçeye hem de yabancı dile çevrilmesinde hâlen çalışan ve yetersiz bulunan kurumlara yardımcı olmak veya bu işi tamamiyle üstlenmek.

c) Yıldız tasnifi (x) misâlinde olduğu gibi yeni belgeleri üç dilde büyük ebatlı eserlerle yayınlamaya devam etmek.

ç) Yabanı dillerde ilmî yayınlar yapmak.

d) Yabancı halklara hitap edecek, basit anlatımlı kitap ve kitapçıklarla Ermenilerin isyanlarını, terörlerini ve Doğu'da yaptıkları katliâm ve mezalimleri fotoğraflarla sergilemek.

e) Ermeni propagandasının kesif olduğu yerlerde broşürler dağıtıp, hem onların iftirasını çürütmek hem de gerçeği anlatmak.

f) TBMM'sinde sırf Ermeni iftiraları'na karşı çalışacak "Ermeni Meselesi Komisyonu" kurulduktan sonra bu komisyon üyeleri ile Türk Aydınlatma ve Tanıtım Ajansı'na mensup ilim ve tanıtım uzmanlarını birlikte heyetler hâlinde Amerika ve Avrupa'ya gönderip peşin fikirli olmayan temsilcilerle temas ve görüşlerini sağlamak, ora halklarına konferanslar vermek, yöneticileri etkilemek.

g) Bu tanıtım ve temsil komisyonlarına gerektiğinde İstanbul'daki Ermeni patriğini, vekilini veya temsilcisini de alarak Türkiye'de geçmişte hiçbir şekilde bir Ermeni Jenosidi olmadığını anlatmak.

ğ) 1915-1918 yılları arasındaki olayların gerçeğini yayınlanmış birçok eseri teşhir edip, sergilerde satmak veya dağıtmak.

Biz ilk anda hatırımıza gelenleri sıraladık. Gerisini Ermeni meselesini çok iyi bilen ilim adamlarımıza, uzmanlarımıza ve TBMM'sinin millî şuurlu temsilcilerine bırakıyoruz.

DİPNOTLARI

(x) Armenian Archives Collection-Osmanlı Arşivi Yıldız Tasnifi-The Historcal Research Foundation- 1989-İstanbul

(xx) Askerî Tarih Belgeleri Dergisi-Gen. Kur. A.T.S.E. Bşk. Ankara-1985.