1944 Irkçılık-Turancılık Dâvâsı Mahkeme Günlükleri

Emperyalist Politikalar ve Türkiye

Mustafa İltekin
Soğuk savaşın sona ermesiyle birlikte, karşısında denge unsuru kalmayan ve başını ABD'nin çektiği Batı emperyalizmi, dünya hâkimiyetini perçinlemek için asıl olarak iki şeyi hedeflemiş ve stratejisini buna göre düzenlemişti. Bunlar:

1. "Verimli güçlerin dünya çapındaki entegrasyonu"1 olarak tanımladığı, aslında sömürüsünün önündeki sınırları kaldırma anlamına gelen küreselleşme ve,

2. Dünyanın en büyük ve en verimli enerji kaynakları olan Orta Doğu ve Avrasya'daki enerji kaynaklarını ele geçirme hedefleridir.

Bu bizim öngörümüz değil, kendilerinin "Kafkaslar ile Orta Asya'da henüz bağımsızlık kazanan ve nüfusunun büyük çoğunluğu Müslüman olan yeni petrol üreticisi devletlerin dünya enerji pazarına katılması, bunu önemli bir politik endişe konusu yapmaktadır. Akdeniz'in doğusuyla batısında yeni boru hattı girişimlerini teşvik ederek Körfez'den, eski Sovyetler Birliği'nden ve Kuzey Afrika'da petrol ve doğal gaz sevkiyatında kullanılan yolların çeşitlenmesi için çaba göstermek gerekir"2 şeklindeki plânlarının Asya'da- Afganistan merkezli olarak- hayata geçirilmesidir.

Konuyu bütün çıplaklığı ile bir gazetenin haberinden öğrenebiliriz. Haber aynen şöyle:

"Unocal'ın Afganistan Zaferi - 11 Eylül saldırılarının ardından başlayan terörle savaş kampanyası ilk meyvesini veriyor. Amerikan UNOCAL önderliğindeki konsorsiyum, Orta Asya'daki doğal gaz kaynaklarını Hint Okyanusu'na taşıyacak.

Amerikan ve İngiliz petrol şirketlerinin Afganistan'da çok önceden plânladıkları ancak bir türlü yürürlüğe sokamadıkları Trans-Afganistan doğal gaz boru hattı plânı yakında yürürlüğe giriyor. Afganistan'ın geçici yönetim lideri Hamid Karzaî ve Pakistan Devlet Başkanı Pervez Müşerref, Türkmenistan'dan Pakistan'a uzanacak Trans-Afganistan boru hattı plânını canlandırma hususunda anla tı...

... Türkmenistan'dan Kuzey Afganistan'a uzanacak 1400 kilometrelik doğal gaz boru hattının 740 kilometrelik kısmı Kuzey Afganistan'dan geçecekti. Türkmenistan-Afganistan sınırında başlatılacak boru hattı, Herat ve Kandahar'dan geçilerek Pakistan'ın Quetta bölgesine ulaştırılacak...

KTK TV, ABD, İrlanda, Pakistan ve Hindistan'da bazı resmî görevlilerin Afganistan'da başlatılan teröre karşı operasyonların arkasında söz konusu projenin hayata geçirilmesi amacı olduğunu söylediklerini işaret ediyor. Hazar petrollerinin Afgan güzergâhıyla dünya pazarlarına ulaştırılmasını öngören bu projeye, Amerika Unocal ve Suudî Arabistanlı Delta şirketleri yakından ilgi göstermişti.

... ABD pasaportlu ABD petrol şirketi Unocal tarafından ABD'ye götürülüp eğitilen, Unocal'a danışmanlık yapan ve bugünlerde Afganistan yöneminde bulunan diğer ABD pasaportlu yetkililerin, sonunda yıllardır çalıştıkları petrol lobisinin hedeflerini gerçekleştirmek için son aşamaya vardıkları belirtiliyor."3

Emperyalist Güçlerin

Hedeflerinin Önündeki

Engeller

Emperyalist güçlerin, yukarıdaki hedeflerinin önünde bazı engeller vardı ve bunların temizlenmesi gerekiyordu. Temizlenmesi gereken bu engelleri şöyle sıralayabiliriz:

a. Milliyetçilik

Özellikle Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra, ideolojik olarak rakipsiz kalan emperyalizmin önünde en büyük direnç noktası olarak milliyetçilik kalıyordu. Bu direnç noktasını etkisiz hâle getirmek için kolları sıvayan emperyalizmin teorisyenleri, milliyetçilik fikrinin 21'inci yüzyılda öneminin kalmadığını, "bundan sonraki çatışmaların uygarlıklar arasında olacağını, dünyadaki fay hatlarının Hristiyan Batı ile Konfüçyüsçü Doğu-Asya ülkeleri ve Müslüman dünya arasında olduğunu"4 ileri sürmüşlerdi.

Fakat dünyada gelişen olaylar bu görüşleri boşa çıkarmıştır. Eğer söyledikleri gibi, asıl fay hattı uygarlıklar arasındaysa, çatışmalar uygarlıklar arasında olacaksa, neden Müslüman Ürdün müttefikleri de, Müslüman Irak düşmanları? Neden Müslüman Pakistan müttefikleri de Müslüman İran, Müslüman Afganistan düşmanları? Neden Konfüçyüsçü Güney Kore müttefikleri de, Konfüçyüsçü Kuzey Kore düşmanları? Neden Konfüçyüsçü (Şinto dininde) Japonya müttefikleri de, Konfüçyüsçü Çin karşı kampta? (Bu son iki soruyu ideolojik olarak yorumlayamazlar. Çünkü emperyalist teorisyenlere göre "günümüzde dünya olaylarının kilit konuları ideolojik ve politik değil, felsefî ve kültüreldir."5) Neden Ortodoks Hristiyan Yunanistan kendi bloklarında da, Ortodoks Hristiyan Rusya karşı blokta?

Görüldüğü gibi onların görüşlerini -ne yazık ki- olaylar doğrulamıyor. Bunun farkına varan bir kısım Batılı düşünür doğruyu söylemek zorunda kalıyor ve "yaşadığımız modern çağda milliyetçilik dirilmiş değildir, çünkü hiçbir zaman ölmemişti. Irkçılıkda ölmemişti. Bugün dünyada en güçlü hareketler bunlardır."6 diyorlar; hemen arkasından "küresel ekonomik talepleri, dirilen milliyetçi taleplerle bağdaştırma"7nın yollarını aramaya başlıyorlar. O hâlde önlerindeki direnç noktasını kırmak için yapacakları tek şey kalıyordu. Direnç noktası oluşturan nispeten güçlü devletlerin içindeki etnik farklılıkları körükleyerek kendilerine tam bağımlı olacak, yönetmesi kolay, küçük etnik-ulus devletler kurdurmak nihaî çözüm olabilirdi.

b. Küreselleşmenin

Karşısındaki

Bloklar

Küresel sömürüden olumsuz etkilenen ve buna karşı Çin ve Rusya'nın önderliğinde kurulan Şangay bloğu Avrasya'da, özellikle Doğu Asya'da ABD'nin başını çektiği Batı emperyalizmini dizginleyecek, bir denge unsuru olacaktır. Nitekim bunu önceden gören ABD'li teorisyenler "Çin'in İran ve Rusya'yı da içeren bir ittifaka liderlik etmesi, bugün ABD'nin önderliğinde var olan küresel güç hiyerarşisine bir tehdit oluşturma ihtimalini düşünmek gerekir... Böyle bir ittifak, Orta Asya haritasının ortasında dikdörtgen gibi uzanan koskoca bir alanda, bir şiddet girdabı yaratabilir... Sınırları Balkanların bitişiğindeki Adriyatik Denizi'nden, Sinkiang (Doğu Türkistan) eyaletindeki Çin sınırına dayanabilir, güneyden kuzeye de Basra Körfezi çevresinden, Orta Doğu'nun çeşitli kesimlerini kucaklayarak, İran, Pakistan ve Afganistan'ı kaplayıp Rus-Kazak sınırından kuzeye geçebilir, Rus-Ukrayna sınırına dayanabilir8" diyerek gerekli uyarılarını zamanında yapıyorlar.

c. Emperyalizmin Kendi

İç Çelişkileri

Küreselleşme karşıtı grupların bir sivil toplum örgütü hâline gelip birleşmeleri ve güçlü bir toplumsal muhalefet yapmaları, önlerinde duran bir engeldir. Ama asıl önemlisi, emperyalizm bu engellere rağmen başarılı olsa bile paylaşımda büyük sorunlar yaşaması ve ittifaklarının bozulması kaçınılmaz gözükmektedir.

DİPNOTLARI

1. Carlos Fucnles'in tanımı. (Yüzyılın Sonu- Büyük Düşünürler Çağımızı Yorumluyor.) New Perspectives Quarterly, shf. 92.

2. Graham E. Fuller (CIA Ortadoğu ile uzun vadeli öngörüler bölümünde ulusal istihbarat görevlisi) ve Ian O. Lesser: KUŞATILANLAR, İslam ve Batı'nın Jeopolitiği (A Sense of Siege: The Geopolitics of İslam and the West) shf. 167.

3. Yeni Şafak Gazetesi, 11.02.2002.

4. Samuel P. Hungtinton, Harward Üniversitesi Olin Enstitüsü Stratejik Çalışmalar Yöneticisi, (Yüzyılın Sonu Büyük Düşünürler Çağımızını Yorumluyor) New Perspectives Quarterly, shf. 58.

5. Zbıgniew Brzezinski: ABD Eski Başkanı Jimmy Carter'ın Ulusal Güvenlik Danışmanı, a.g.e., shf. 48.

6. Isalah Berlin: Oxford Üniversitesi All Soul's College Öğretim Üyesi, a.g.e., shf. 77.