1944 Irkçılık-Turancılık Dâvâsı Mahkeme Günlükleri

Düşün ve unutma :İKİ İSYAN, İKİ İHANET

Murat Gençoğlu

Biz ülkemizi düşman işgalinden bin bir zorlukla ve büyük fedakârlıklarla kurtardık. O dönemde bir iki ülkenin dışında bağımsız hiçbir Müslüman ülke yoktu. Türk yurtları ise kâmilen Rus, Çin vb işgaline girmişti. Bu ortamda bağımsızlığımızı kanla ve gözyaşı ile elde ettikten sonra cumhuriyeti kurduk. Türkiye, yaptığı atılımla milletler arası alanda şerefli ve onurlu bir yer edindi. Millî Mücadele sırasında ilân edilen Misak-ı Millî büyük oranda gerçekleşti. Yalnız Musul meselesi Lozan’da çözümlenemeyip askıda kaldı. Bu konunun çözümü beynelmilel hakemlere tevdi edildi. Biz iddialı ve azimliydik. Bunu fark eden İngiltere, Türkiye’yi başka gailelerle meşgul edip Musul meselesinde zayıflamasını sağlay acak bir isyanı kışkırttı ve destekledi. Şeyh Sait adında birini ayaklanmaya sevk etti. Bu adam, kısa zamanda çevresine topladığı silâhlı Kürtlerle devlete karşı kıyama başladı. Üzerine sevk edilen askerler yetersiz kalınca daha büyük birlikler gönderildi. Üç aya yakın süren bir uğraşmadan sonra isyan bastırıldı, elebaşıları yargılanıp idam edildi.

Şeyh Sait isyanı yeni yeni doğrulmaya çalışan genç Türkiye’yi arkadan vurma hareketiydi. Bu toprakların nimetleriyle yetişmiş, asırlardan beri Türk’ün hoşgörüsü ve himayesi altında yaşamış Kürt derebeyleri, velinimetlerine ihanet ve yabancıların çıkarlarına hizmet etmişlerdir. Musul’u kaybetmemiz bu isyan sonunda vaki olmuştur. Bu tarihî gerçeği unutma!

• • •

Misak-ı Millî’nin dışında bırakılmış toprak parçalarından bir diğeri de Hatay’dı. Fransız mandası altındaki Suriye’nin bir vilâyeti durumundaydı. Fransızlar burasını elden çıkarmak istemiyorlardı. Böylelikle Orta Doğu’daki varlıklarını daha kolay sürdürebileceklerdi. Ancak, Türk kamuoyu, silâhlı kuvvetleri ve Atatürk, Hatay’ın Türkiye’ye katılmasında ısrarlı ve kararlıydılar. Hattâ Atatürk, hastalığının ilerlemesine rağmen, güney illerinde büyük bir manevra tertipleterek kararlığımızı göstermişti. Fransız sömürgeciliği bunun üzerine bilindik oyunlara başvurdu. Dersim çevresindeki Kürt derebeylerini destekleyerek isyana kışkırttı. Seyit Rıza ve Baytar Nuri adlarındaki Kürtler, aldatıcı propagandalarla bir kısım halkı

ayaklanmaya sevk ettiler. Kan döküldü. Birçok askerimiz şehit düştü. Coğrafyanın zorluklarını yenen birliklerimiz isyanı bastırdı. İsyana sebep olanlar cezalandırıldı. Bu kötü hâtıranın zihinlerden silinmesi için Dersim’in adı Tunceli’ye çevrildi.

Dersim isyanının muharriki Kürt bağımsızlığı gibi hiç olmayacak bir hayaldi. Bazı insanlar bu hayalin gerçekleşebileceğini sandılar ve fena halde aldandılar. Çok sayıda soydaşlarının ölümüne sebep oldular.

Dersim isyanı da Şeyh Sait isyanı gibi dışarıdan destekli, başka ülkelerin çıkarlarına hizmetli bir ihanet olayı idi.

Düşün ve unutma!