1944 Irkçılık-Turancılık Dâvâsı Mahkeme Günlükleri

ÇİN SEDDİNE BAKARKEN

Ertuğrul Söğütlü
Uzunluğu, genişliği, sağlamlığı, Dünyâ’nın bilmem kaçıncı hârikası olduğu, uzaydan görülen bâriz yapılardan sayıldığı gibi daha bir sürü özelliğinden söz edilen Çin Seddi’nin, hangi gelişmeler ve vesîleler yüzünden inşâ olunduğu, nedense göz ardına atılıyor.

Çin Seddi, Çin’e yönelen Türk akınlarını önleyebilmek, durdurabilmek maksadıyla yapılmıştır. Çin Seddi, Çinli’nin Türk’ten korkusuna dikilmiş bir muazzaam âbidedir. Türk târihinin, henüz lâyıkı ile aydınlanamamış fecrinde, Çin Ülkesi’ne ardı arkası kesilmeyen akınlar d üzenleyen ecdâdımız, her ân Çin’in ensesinden nefesini eksik etmiyordu. Askerî metod ve hamlelerle yenemediği Türk gücünü, duvarla dize getirmeyi plânlayan Çin, sonunda çâre olarak bu sedde sığınmıştı.

Tarihî hâdiseler, muhteşem bir görünüşe sahip Çin Seddi’nin de, Türk asker ve atını engelleyemediğini gösteriyor. İnsan azminin aşamayacağı dağ, üzerinden atlayamayacağı duvar yoktur. Hele, bahsedilen insan, “Türk” adını taşıyorsa; orada durup, duvardan çok yukarılara çıkıp nazar eyleyen kartal bakışlı Altay alplarına bakmak lâzımdır.

Orhun Âbideleri’nin, dikiliş bakımından en kıdemlisi, Tonyukuk Âbidesi’dir. O, bilgeler bilgesi “Koca Türk”, adını taşıyan âbidenin bir yerinde: “Düşman etrâfımızı saran baca idi. Biz, ateş olup bacanın içinden çıktık!” diyor.

Tonyukuk’un bu sözünde Türk’ün mücâdele azmi ve kendine güveni, kristalleşmiş kelimelerle taşa kazınmıştır. Bacayı alt edecek güç ateş ise, Türk ateş olmalıdır. Çin Seddi, Tonyukuk’un söylediği bacaya ne kadar uyuyor. Bacadan ateş olup çıkan Türk, Çin Seddi’nden de rüzgâr, bulut, şimşek misâli aşmasını bilmiştir.

İnsanlığa mâl olmuş muhterem eserlerin hemen tamamı, tebellür eden ilk ilhâmın üzerinde yükselmişlerdir. Süleymâniye Câmii’nin, tâ Üsküdar sâhillerinden başlayarak, dağ heybetiyle görülmesinde, Mimar Sinan’ın çocukluk günlerinde zihnine nakşettiği Erciyes slüetinin, inkâr edilmez tesiri vardır.

Çin Seddi’nin, uzay gemilerinden tesbit edilmesinin başlangıç basamağında da, Çinli’nin Türk’e bakışındaki ürperiş, titreyiş gizlidir. Çin Seddi’ne bakarken, Türk olmakla iftihâr etmez misiniz?..