1944 Irkçılık-Turancılık Dâvâsı Mahkeme Günlükleri

Bizans İçin, Türk'e Göre, Fransız Tarafından

Orkun Genci Ahmet Çakmak
Leon Henry PROST'un İstanbul'a ilk gelişi değildi. 1904'te önce Bursa'ya daha sonra da İstanbul'a gitmişti. Buralarda hayranı olduğu Bizans eserlerini, özellikle Ayasofya'yı inceledi, relövelerini çizdi.

1936'da İstanbul'un imarını yapması için çağrıldı. 1937 Ekiminde 1/5000 Nâzım Plânını hazırladı. Fakat ne hikmetse bu plân Atatürk'ün ölümünden sonra 1939'da onaylandı ve Prost'un İstanbul'u imarı (imhası) başladı. Öncelikle kendisine uygun olan, yönetimin ve halkın karşıt durmayacağını düşündüğü projelerine girişti. Burada amacı yok edebildiği kadar ço Türk eserini yok edip, tüm-mümkün olan değil, tüm-Bizans eserlerini korumak ve yıkmaya gücünün yetmeyeceğini düşündüğü Türk eserlerinin ise gelecekte yıkılmasına ortam hazırlamaktı.

Ve Prost işe başladı. Unkapanı-Yenikapı arasındaki tüm Türk yapılarını, "Kütüphaneler, Medreseler, Camiler, Yeniçeri Kışlaları" yıkılarak bugünkü geniş caddeyi plânladı ve yaptı. Aksaray'dan Beyazıt'a kadar olan Ordu Caddesi'ni ise kayıp Bizans Sarayı'nı bulmak için üç mahalleyi istimlâk ederek açtırdı ve kırık sütun parçalarından başka hiçbir şey elde edemedi. Valens ve Hadriyanus Kemeri olarak da bilinen Bozdoğan Kemerini korumak için yine gözünü budaktan esirgemedi ve İstanbul'un geleceği için! her şeyi yaptı. İstimlâk edemediği, yıkamadığı, açıkça zarar veremediği Fatih Camii ve Külliyesini ise Fevzi Paşa Caddesi'ni, bulunduğu yüksekliğin metrelerce alt seviyesine kadar kazdırarak temellerine ve zeminine öyle zararlar verdi ki, İstanbul belediyeleri cami ve külliyenin yıkılmasını önlemek için temellerine metreküplerce betonarme döküp çelik konstrüksiyonlarla yapıyı sağlamlaştırmaya çalıştılar ve hâlâ çalışıyorlar.

Şimdi ise İstabul trafiğinin biraz olsun rahatlatmak için yapılan Taksim-Yenikapı metrosunun yapımı Anıtlar Kurulu tarafından durduruldu. Sebep bir Bizans yapısı... Burada Türk'ün hoşgörüsünü gösteriyor, bu yapı yıkılsın, yok edilsin demiyoruz. Bu yapı bulunduğu yerde yani metronun içinde kalsa, bir müze bölümü olsa ve burada da bir metro durağı yapılsa ve isteyen bu yapıyı gezse yahut da bu yapı bir başka yere taşınsa diyoruz.

Ancak bir şeyi de merak ediyor ve Anıtlar Kurulu Başkanlığı'na soruyoruz: Acaba Anıtlar Kurulu'nda soy ismi Prost olan biri var mı?