1944 Irkçılık-Turancılık Dâvâsı Mahkeme Günlükleri

Bartholomeos, Ruhban Okulu ve Ekümenizm (1)

Salim Gökçen
ULUSLARARASI düzeyde çevre konusuyla ilgili yaptığı çalışmalarla tanınan Patrik Bartholomeos (Dimitrios Archondonis), Fener Rum Patrikliğine geldiği 22 Ekim 1991 tarihinden bu yana, yurt içi ve uluslararası temaslarının yoğunluğu hayret edilecek boyutlarda olan bir diplomat görüntüsü sergilemektedir.

Patrik’in bugüne kadar yapmış olduğu gezilerde, pozisyonu gereği dinî içerikli temaları işlemesi gerekirken, detaylı bir inceleme yapıldığında bu gezilerin tamamen siyasî bir nitelik taşıdığı görülecektir.

Bartholomeos’nun, bugün Türkiye’ye karşı uluslararası baskıya dönüşen, uluslararası ziyaret trafiği; Mısır’dan Yunanistan’a, Gürcistan’dan Etiyopya’ya, İsrail’den Japonya’ya, Norveç’ten Kore’ye, İran’dan Finlandiya’ya, İsveç’ten Romanya’ya, Almanya’dan Belçika’ya, Ermenistan’dan Amerika Birleşik Devletlerine vd. şeklinde uzayıp gitmektedir. Seyahatlerinde çoğunlukla Yunanistan’ın tahsis ettiği, Olimpic Havayolları’na ait uçakları kullanan Patrik’in neredeyse Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanları’ndan daha fazla yurtdışı teması bulunmaktadır.

Bartholomeos’nun yapmış olduğu yurtdışı gezilerin, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni uluslararası arenada ne kadar zor durumda bıraktığını örneklerle açıklamadan önce, Patrik’in, üyesi olduğu Ortodoks Hiyerarşi’ye ve Türkiye Cumhuriyeti yasaları karşısındaki sorumluluklarına bir göz atalım.

Dünyada yaklaşık 300 milyon civarında olan Ortodoks kiliseleri hiyerarşik bir yapıdadır. Ortodoks kiliselerinin dünya üzerindeki dağılımı, aşağıdaki tablolar1 incelendiğinde daha açık bir şekilde görülecektir. (Bu tablolardaki kuruluş ve teşkilâtlanma, yasal bir nitelik taşımamakla birlikte, Lozan Andlaşması’nda Türkiye’nin kabul ettiği şartlara da uymamaktadır):

Birinci Grupta yer alan bu kiliseler patriklik düzeyindedir. Antakya Ortodoks Kilisesi, Türkiye’nin Antakya şehrinde değil, Suriye’nin başkenti Şam’dadır. Bu dört patriklik arasında İstanbul – bu adı kullanmak Ortodokslar arasında yasaktır – Ortodoks Kilisesi, yani Fener Rum Patrikhanesi, hem bu dört patriklik arasında, hem de bütün Ortodoks kiliseleri arasında tarihsel önceliği nedeniyle değil, Konstantin tarafından kurulması sebebiyle eşitler arasında ilktir.

İkinci Grupta yer alan kiliseler, Ulusal Kiliseler’dir. Yunanistan, Sofya’nın ve Makedonya’nın Millî Kilise statüsünü kabul etmemektedir. Bu grupta yer alan bir diğer kilise ise, Tiflis’teki Georgiyen Catholicat Kilisesi ’dir.

Üçüncü Grupta yer alan Ortodoks Kiliseleri’ne Autosephalis Kiliseleri denir. Bunlar kendi kilise işlerini ulusal düzeyde, patriklerden bağımsız olarak yönlendirme hakkına sahip kiliselerdir. Bu kiliseler, otonom olmalarına rağmen patriklere bağlıdırlar. Kendilerini ilgilendiren idarî işlerde otonomdurlar ancak, dinsel konularda kendi başlarına ve Ortodoksluğu bağlayıcı kararlar alamazlar. Kanada, Afrika ve ABD metropolitlikleri de bu grup içerisinde yer almaktadırlar.

Türkiye’de Rum-Ortodoks cemaati, İstanbul Başpiskoposluğu’nun, Kadıköy, Gökçeada-Bozcaada, Adalar ve Terkos (Tarabya) metropolitliklerinin bulunduğu yerlerde yaşamaktadırlar. Diğer metropolitlikler ise tarihî birer makamdır. St. Synode makamları ise, Türkiye Cumhuriyeti sınırları dahilinde olan 12 metropolitten meydana gelmektedir2.

Bunların dışında; Aynaroz Manastırlar Topluluğu, Patmos Manastırı ve Eksarhlığı, Vlatadon ve Ayia Anastasia Manastırları, Selanik Pateristik Araştırmalar Kurumu, Cenevre Patrikhane Merkezi, Girit Ortodoks Akademisi ve Kore Ortodoks İerapostolik Kurumu da Fener Rum Patrikhanesi’ne bağlı olarak çalışmaktadırlar3.

Hiyerarşik sistem içerisinde Fener patrikleri, Türkiye Cumhuriyeti yasaları çerçevesinde idarî açıdan, Eyüp Kaymakamlığı’na, Fatih Savcılığı’na ve İstanbul Valiliği’ne muhataptırlar. Çoğu cemaatsiz 18 metropolit tarafından seçilen kişi, patrik olarak seçildiğinin onayını İstanbul Valiliği’nden alır4. Buna göre, patriğin Türkiye Cumhuriyeti Devleti içindeki en yüksek dereceli muhatabı da İstanbul Valisi’dir.

Fener Rum patriklerinin, yasalara göre5, Bakanlar Kurulu’nun izni olmadan uluslararası faaliyetlerde bulunmaması gerekirken, Bartholomeos’nun bu zamana kadar yaptığı girişimler, bu yasaları pek de dikkate almadığını göstermektedir.

Bartholomeos, kendisinin “Ekümenik Patrik” sıfatı ile kabul edilmesini istemekte ve bu alanda uluslararası kamuoyu oluşturma çalışmaları da yapmaktan geri durmamaktadır. Oysa Lozan’da azınlıkların varlığı ve hakları kabul edilmiş ve yapılan sözlü anlaşma gereği Fener Patrikhanesi sadece azınlığın kilisesi olarak tanınmıştır6. Lozan Andlaşması ile birlikte, Patrikhane’nin idarî, siyasî ve yargısal yetkilerine de son verilmiş ve sadece dinî bir kurum olarak kalması sağlanmıştır7.

Bir azınlık kilisesinin ruhanî lideri olarak görev alanı, gerek ulusal, gerekse uluslararası yasa ve anlaşmalardaki hükümler gereğince çizilen Bartholomeos, yurt dışı gezilerinde ve katıldığı toplantılarda: “Ecumenical Patriarch and Archbishop of Costantinople and New Rome’’ sıfatını kullanmakta8 ve bu şekilde sorumlu olduğu yasaları da ihlâl etmektedir. Patrik’in kullandığı bu sıfatın tam olarak açılımı; “Yeni Roma’nın ve İstanbul’un Başpiskoposu ve Evrensel Patriği’’ şeklindedir. Kullanılan bu unvan, Lozan görüşmelerine ve Lozan’da Türkiye’ye verilen sözlere ters düşmektedir. Patriğin evrenselliği, Türkiye tarafından kabul edilmediği gibi İstanbul, İngilizce’de de Istanbul olarak kullanılmaktadır. Bartholomeos’nun Costantinople ismini kullanmakta ısrarlı olması, asıl amacının ne olduğunun anlaşılması bakımından önemlidir. Yeni Roma Patrikliği ise, açıkça Patrik’in Doğu Roma İmparatorluğu özlemini göstermektedir.

Patrik Bartholomeos’un yaptığı faaliyetlerle, yurtdışı baskı unsurlarını ve bunları Türkiye’nin hassas noktalarına karşı nasıl kullanacağını çok iyi tespit ettiği anlaşılmaktadır9.

5 Mart 2002’de, son dört yıl içinde dördüncü ABD ziyaretini gerçekleştiren Patrik Bartholomeos, ABD’deki Ortodoks Başpiskoposluğu’nun kuruluş yıldönümü kutlamalarına katılmış ve Washington, Boston ve New York’taki Ortodoksları ziyaret ettikten sonra, Başkan George W. Bush ve Dışişleri Bakanı Colin Powell’a dinlerarası diyalog, terörizm ile mücadele, Fener Rum Patrikhanesi’nin durumu, Heybeliada Ruhban Okulu’nun kapalı olması ve İran’a yaptığı ziyaret konularında bilgi aktarmıştır10.

Türkiye’de en yüksek muhatabı İstanbul Valisi olan Patrik, sanki kendisinin asıl sorumlu olduğu kişi ABD başkanlarıymış gibi sürekli bu ülkeye ziyaretler yapmakta ve yaptığı görüşmelerde, Türkiye’yi bir şekilde şikâyet etmektedir.

Patrik, İstanbul’a geldiğinde ABD ziyareti ile ilgili olarak da şunları ifade etmiştir: “Kendisi sordu ‘Ne problemleriniz var, nasıl yardımcı olabilirim?’ diye. Bu konuya değindiğimiz zaman, tabiî yardımlarını istedim. Bu okul meselesi, bizim için çok önemlidir. Çünkü patrikhanemizin akıbeti ile direkt olarak bağlantılıdır. Bin 700 sene bu topraklarda bulunan patrikhanemiz gibi müessese, elemanlarını yenileme, yeni ruhanîleri, yeni ilâhiyatçıları yetiştirme imkânına sahip olmalıdır. Bu açıdan bizim için çok önemlidir. Nasıl Müslüman kardeşlerimizin, vatandaşlarımızın, kendi din adamlarını yetiştirme imkânları varsa bizim de bu imkânımız olmalıdır dedik, kendisi de; ‘Eğer devlet iradesi varsa okulun açılması için çözüm bulunur’. demiştir.”11

Bu seyahat ve kullanılan ifadeler sanki çok normal ve sıradan bir hâdise imiş gibi görünmektedir. Ancak, Bartholomeos’un 1991’den bu yana yapmış olduğu ABD seyahatlerinin ardından, Türkiye mutlaka bu ülke tarafından Patrikhane ve Ruhban Okulu konusunda uyarılmaktadır. Lozan Andlaşması’nın altında imzası olmayan tek batılı ülke ABD’dir ve bu nedenle olsa gerek, Lozan’ın Türkiye’nin taraf olduğu kurum ve ülkeleri bağlayıcı özelliği, ABD tarafından tanınmamakta ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nden sürekli bu andlaşmanın gerekleri ve zorlayıcı hükümlerinin tam tersi uygulamalar yapması istenmektedir12.

Patrik’in ABD seyahati traji-komik bir hâdiseye de sebep olmuştur ki, o da şudur13; Bartholomeos, ABD seyahati öncesi, İstanbul Valiliği’ne programını iletmiş ve skandal da işte tam bu noktada ortaya çıkmıştır. Valiliğe verilen 6 sayfalık bilgi notunun kapağında, Bartholomeos’un sıfatı aynen şöyle yer almaktadır: “Ecumenical Patriarch and Archbishop of Costantinople and New Rome’’. İstanbul Valiliği Lozan Andlaşması’na aykırı olan bu ifadenin ne anlama geldiğini ya bilmiyor, ya da önemsemiyor. Görünen o ki, ne Dışişleri Bakanlığı, ne de Patrikhane’nin malî kayıtlarını denetlemesi gereken Maliye Bakanlığı bu konuyla pek ilgilenmemektedir. Yetkili makamların belki de, bu konuya ilgisiz kalmaları, bugünlere gelmemizde önemli bir etken olmuştur.

Bartholomeos, bu kez, 3 Ekim 2002’de Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Romano Prodi ile bir araya gelmiş ve Brüksel’de yaptıkları bir saat süren görüşmede Prodi, Ruhban Okulu’nun açılıp açılmadığını sormuş, Patrik de açılmadığını söylemiştir. Bartholomeos’nun bu görüşmenin ardından; “Kopenhag zirvesinde Türkiye’ye müzakere tarihi vermeyecekler, temaslarımdan bunu anladım. Türkiye’den daha cesur adımlar atmasını bekliyorlar” demiştir14. Acaba Bartholomeos, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bir dışişleri yetkilisi mi, yoksa sadece İstanbul’daki 1500-2000 Rum’un Azınlık Kilisesinin papazı mı? verilen bu beyanatlarla, bu sorunun âcilen cevap bulması gerekmektedir.

DİPNOTLARI

1- Aytunç Altındal, Türkiye ve Ortodokslar, Anahtar Kitaplar, İstanbul, 1995, s.50-51.

2- Yorgo Benlisoy-Elçin Macar, Fener Patrikhanesi, Ayraç Yay, Ankara, 1996, s.60.

3- Benlisoy-Macar, Fener Patrikhanesi, s.63.

4- Altındal, Türkiye ve Ortodokslar, s.89.

5- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, Lozan Andlaşması, 3335 Sayı ve 26 Mart 1987 Tarihli Yasa, 2908 Sayılı Dernekler Kanunu, Türk Medeni Kanunu’na göre kurulan Vakıfların eylemlerini düzenleyen 25 Temmuz 1970 Tarih ve 7-1066 Sayılı Tüzük. http://www.enfal.de/tarih10.htm. (20 Mayıs 1999).

6- Lozan Konferansları / Tutanaklar-Belgeler, (haz.Seha L. Meray-Osman Olcay), Takım:1, c.I Kitap:1, AÜSBF Yay. Ankara, 1969, s.328-329.

7- Halit Ertuğrul, “Osmanlı’dan Günümüze Azınlık ve Yabancılarla İlgili Yapılan Hukukî Düzenlemeler”, Askerî Tarih Bülteni, S:47, (Ağustos 1999), s.33.

Taha Akyol, “Lozan’da Üniter Devlet”, Milliyet-Gazete Pazar, (23 Ağustos 1998).

8- Suat İlhan, “Patrikhane’de Neler Oluyor”, http://www.osmanli.org.tr/ (06 Ocak 2003).

9- Taha Akyol, “Patrikhane ve ABD”, Milliyet, (27 Nisan 1994).

10- Akşam (12 Mart 2002).

11- Akşam (12 Mart 2002), Zaman, (12 Mart 2002).

12- Nokta, S:37, (4-10 Eylül 1994), s.28.

13- Murat Çelik, “Heybeliada’dan Washington’a”, Star, (14 Mart 2002).

14- http://www.aydinlik.com (19 Ocak 2003).