1944 Irkçılık-Turancılık Dâvâsı Mahkeme Günlükleri

Azadlık yolundan vesikalar

Sebahattin Şimşir
20. yüzyılın sonları dünya tarihinde olduğu kadar Türk tarihi ve Türk milleti için de çok önemli değişikliklere sebep olmuştur. Yıkılmaz denilen demirperde ülkesi Sovyetler Birliği’nin 1990’ların başında dağılması neticesinde, bir anda bağımsız Türk devletlerinin sayısı çoğalıvermiştir. Bugüne kadar bu devletlerle ilgili muhtelif çalışmalar yapılmıştır. Şüphesiz bundan sonra da bu çalışmalar devam edeceği gibi, zaman zaman biz de, bunlar hakkında yazılar yazmaya gayret edeceğiz.

Bu yazımızda, uzun zamandır okuyamadığımız, okuyunca da bir hayli etkilendiğimiz Sözle Yarananlar, Sözü Yaşadanlar (Abid Tahirli, Bakı, 2001) adlı eserden bahsedeceğiz. Azerbaycan tarihinin genç araştırıcılarından olan Abid Tahirli’nin, 1980’lerin sonlarından itibaren Azerbaycan’ın bağımsızlığı uğrunda verilen mücadelenin değişik yönlerini ele alarak meydana getirdiği eseri dört bölümden oluşmaktadır.

Eserin en önemli bölümü birinci fasıl olup, millî hareket, milli ideologiya ve matbuat adını taş ımaktadır. Bu faslın ilk makalesi olan Millî Azadlık harekâtı ve Odlar Yurdu gazeti adlı bölüm âdeta, 1988 – 1991 yılları arasında, Azerbaycan Türklerinin istiklâl için verdikleri mücadelenin özeti mahiyetindedir. Burada, Azaldık meydanına çıkış, oradaki faaliyetler ve netice değerlendirilmiştir. Yine, gerek dönemin mücadele adamlarının ortaya koydukları faaliyetler ve en önemlisi, Azaldık hareketinin başarısında Odlar Yurdu gazetesi değerlendirilirken vurgulanan şu cümle bir nevi özettir: Millî Azadlık hareketini canlı bir organizmaya benzetirsek, Odlar Yurdu’nu ona gıda veren organlardan biri olarak hesaplamalıyız. Çünkü bu gazete, 1918 yılı ile 1988 yılları arasında bir manevî köprü oluşturup alâka kurdu, halkın millî şuurunun uyanması için çok büyük hizmet gördü. Gazetenin sahifelerinde, ana dili, tarihimizden yapraklar, Azerbaycan edebiyatı gibi konulardaki yazıları ile, okuyucuya kendi tarihi, medeniyeti ve edebiyatı ile alâka kurmaya, onunla öğünmeye, onu korumaya ve zenginleştirmeye çağırırdı.

Aynı bölümde yer alan, Difai tecavüz ve terörden müdafie başlıklı makale ise, Azerbaycan’da 1905 yılı sonrası başlayan ve Ermenilerin bir soykırıma dönüştürdükleri katliamlara karşı mücadele etmek maksadı ile kurulan Difai Partisine ayrılmıştır. Yazar özellikle Sovyet dönemi kaynaklarında ve Azerbaycan Sovet Ansiklopedisinde, bu partinin kurulması, mücadelesi, proğramı ile ilgili hususlarda yer olmamasının garezden kaynaklandığını ifade etmesi ve bu hususta yapılan çalışmalara dair yazdıkları da yine takdire şayandır.

Eserin ikinci bölümü müsahibeler mübahiseler adını taşımaktadır. Faaliyetsizlik millî hıyanettir başlığı altında, Ebulfez Elçibey, Şirmemmed Hüseyinov, Sabir Rüstemhanlı, Süleyman Rehimov, Cihangir Kahramov, Hamit Araslı, Azize Caferzade, Yahya Memmedov, Merahim Ferzelibeyov ve Emine Dilbazi ile yapılan görüşmelerden oluşmaktadır. Burada, Sovyet döneminde yaşanan olaylar ve Azerbaycan Türklerinin istiklâl ateşi ile yanan bağırları üzerinde sönmeyen hürriyet ateşi değerlendirilmektedir.

Eserin üçüncü faslı, Tedkikatlar ve Tedkikatçılar adını taşımakta olup, burada da Azerbaycan medeniyetine katkısı olanlara dair yazılan eserler hakkında bilgi bulunmaktadır. Bunlar arasında, İlyas Efendiyev, Elmeddin Elibeyzade’nin Kitab-ı Dede Korkut, Ceyhun Hacıbeyli ve Hüseyin Ahmedov hakkında bilgiler yer almaktadır.

Dördüncü ve son fasıl ise, Son ucu ölümlü dünya adını taşımakta olup, yazar babasının hâtırasına atfetmiştir.

Genel olarak bakıldığında, eserin özellikle ilk iki bölümünde yer alan bilgiler, 1991 yılında Azerbaycan Türklerinin istiklâlini kazanmaları öncesi verdikleri mücadeleyi ve bu mücadelenin kahramanlarının ortaya koydukları başarılar birinci el kaynak ve tanıdık simalardan toplanan bilgiler ışığında verilmiştir. Gelecekte, yakın dönem Azerbaycan tarihi konusunda araştırma yapmak isteyenlerin ve bu dönemde ortaya konulan Türklük mücadelesini merak edenlerin hararetle okuyacakları bir kitaptır