1944 Irkçılık-Turancılık Dâvâsı Mahkeme Günlükleri

Atsız’ın Ölümü Üzerine Ne Demişlerdi?

Orkun
Nihal Atsız Bey hem ilim hayatımızın, edebiyat ve tarih sahasında değerli bir uzmanı, hem de kuvvetli millî romanları ile çok değerli eserler vermiş bir ülkücü idi. O’nun bütün hayatının mânası Türk milliyetçiliği yolunda bütün Türklük alemine hizmet etmekti. Bu millî görevini hakkıyla, hiçbir karşılık beklemeksizin, şerefle yerine getirmiş ve Türk milletinin gerçek tarihi içinde de lâyık olduğu yeri almıştır.

Prof. Dr. Hikmet TANYU

Nihal Atsız büyük bir Türk milliyetçisi olarak, Türk tarihi sahalarında değerli eserler vermiştir. Türk milliyetçiliğine büyük hizmetler ifa etmiş olan Atsız Bey’in ölümü bizleri derin üzüntülere boğmuştur. Atsız’ın ölümüyle Türk milleti bir değeri kaybetmiş olmaktadır. Bütün Türk milletinin ve Atsız’ın yakınlarının başı sağolsun.

Prof. Dr. Faruk K. TİMURTAŞ

Atsız Türk milliyetçiliğinin yarım asırdır hiçbir kuvvetin burcundan indiremediği bayraklarından biri idi. O bayrağı, ölüm de burcundan indiremeyecek bundan sonra o bayrak yeni yetişen nesillere daha büyük ışıklar tutmaya devam edecektir. Atsız milletimizin yetiştirdiği en hudut tanımaz idealist bir mütefekkirdir. “Türk bir vazife için yaratılmıştır, o vazife kâinat Türkleştiği zaman biter” diyen Atsız Türk çocuklarına vatana hizmet için en imkânsıza kadar açılan bir kayıtsızlık ve sınırsızlık çizmek istemiştir. Türk millet sıradan bir ferdini değil, asırlarda bir gelen bir büyük evlâdını kaybetmiştir. Milletimizin başı sağolsun.

Prof. Dr. Muharrem ERGİN

Türk milliyetçiliğinin fikir ve ahlâk cephelerinde derin bir boşluk bırakarak fani hayata veda eden Nihal Atsız, ülkücü gençliğin kalbinde ebediyen yaşayacaktır. O, millet davasında sağlam düşünce ve çelik iradenin timsaliydi. Doğru bildiğini hayatı boyunca söyledi, yazdı, yaydı ve milliyetçi gençliğin gönlünde sarsılmaz bir taht kurdu. Milliyetçiliği kadrolayan Ziya Gökalp’tan sonra bu düşünceyi gençliğin ruhuna sindirmek için bütün ömrünü vakfeden fikir ve ahlak kahramanı büyük Nihal Atsız’ı derin saygıyla selamlıyorum.

Prof. Dr. İbrahim KAFESOĞLU

Nihal Atsız, Fuat köprülü ve Zeki Velidî Togan’dan edebiyat ve tarih şuuru kazanmış Türkçü ve milliyetçi bir yazardır. Tek parti devrinin reva gördüğü zulümlere boyun eğmeden Türkçülük ve milliyetçilik şuurunu yeni nesillere aşılamış karakter örneği bir tarih ve edebiyat adamıdır. Ölümü, Türkiye ve Türk dünyası için büyük bir kayıptır.

Prof. Dr. Şükrü ELÇİN

Nihal Beg’in ölüm haber ini duyduğumda inanamadım ve hâlâ inanmak istemiyorum. Atsız, Türk mililyetçiliğine hizmet etmiş, millî duyguların gençlik arasında yayılmasında gayret göstermiş, milliyetçi, Türkçü bir fikir adamımız ve yazarımız idi. Nihal Atsız’ın erken denilebilecek bir yaşta vefatı bütün milliyetçileri yasa boğmuştur. Türk milliyetçilerine başsağlığı diler, sabırlar temenni ederim.

Alparslan TÜRKEŞ

Üzüntümüz çok büyüktür. Büyük bir Türkçüyü kaybetmiş bulunuyoruz. Müteessirim. Başımız sağolsun.

Prof. Dr. Amiran KURTKAN

Bir sene içinde üç büyük kayıp arka arkaya geldi. Nejdet Sançar, Nurettin Topçu, Nihal Atsız, Bu zincirin başına 1960’ların büyük kaybı Peyami Safa’yı da katarsak Türk fikir hayatında meydana gelen boşluklar insanı dehşete düşürür. Hâlbuki kaht-ı rical var memlekette… Hem şerefli hem de kibirli kimseye onurlu dendiği, böylece şeref ve haysiyet ile kibir ve kendini beğenmişliğin bir tutulduğu, millet tabiri ve kahramanın halklar ile değiştirilmeye çalışıldığı, müstehcen film reazletinin caddeleri doldurduğu, kardeşin kardeşi vurduğu, neye niçin düşman olduğu bilinmeden duvarlarda kahrolsun edebiyatının yapıldığı günümüzün Türkiyesinde ne kadar muhtacız onlara hâlbuki… Bari elimizde kalanların kıymetini gözetip, millî manevî değerlerimizin henüz tahrip e dilmemiş olanlarına sahip çıkabilsek…

Atsız Hoca, mesela Fransa’da yaşasaydı ve orada bir Fransız milliyetçisi olarak ölseydi. Heykeli Pantheon’a dikilir daha sağlığında Akademisine alınır ve ölümünde devlet resmî cenaze tören düzenlerdi. Atsız’ı ise Türk milleti sinesine basacak, hatırası tarihe mefkûresi gelecek nesillere intikal edecektir. İşte Atsız Hoca’nın cenazesindeki üçüncü genç kuşak, bana böylesine bir istikbal ümidi verdi. Kadıköy’den Karacaahmet’e daha bir dik, daha bir güvenli yürüdüm.

Prof. Dr. Ayhan SONGAR

Türk milliyetçiliği yetmiş yıllık ulu bir çınarını daha kaybetti. Acımız elbette büyük, üzüntümüz elbette derindir. Atsız Hoca, Ziya Gökalpın tutuşturduğu Türkçülük hareketini CHP’nin en baskılı devrinde bile büyük bir cesaretle devam ettiren üç beş yiğitten biriydi. Daha delikanlılık çağında başladığı Türkçülük ülküsünü hayata gözlerini yumuncaya kadar hiç taviz vermeden devam ettiren nadir karakter sahiplerinin de en önde gelen temsilcisiydi. Bugün elli yaşın altındaki bütün Türk milliyetçileri Atsız Bey’in burcu burcu kokan eserleriyle beslenmişlerdir. Merhuma Ulu Tanrı’dan rahmet ve bütün Türk milliyetçilerine’de başsağlığı dilerim.

Doc. Dr. Necmettin HACIEMİNOĞLU

Nihal Atsız’ın âni ölümü Türk milletini olduğu gibi beni de üzüntülere boğdu. Kaybımız büyüktür. Hepimizin başı sağolsun.

Doç. Dr. Erol GÜNGÖR

Nihal Atsız Bey’in vefatını derin bir üzüntü ile öğrendim. Esir Türkler davasına çok değerli hizmetleri geçmiş hayatını Türk milletinin lâyık olduğu şerefli mevkiye ulaşması ülküsüne adamış bu büyük insanın kaybı, Doğu Türkistanlıları derinden yaralamıştır. Hizmetleri unutulmayacaktır. Ardından gelen ve onun davasını sırtlanan nesiller bütün Dünya Türklüğünün esaretten kurtulduğu, kıtalara hükmettiği günleri görecektir.

İsa Yusuf ALPTEKİN

Atsız çok yönlü bir kişiydi Ülkü adamıydı. Duygulu ve kuvvetli bir şairdi. Kuvvetli dil bilginiydi. Çok kuvvetli tarihçiydi. Ama hepsinin üstünde ülkü adamıydı. Gerçek ülkü adamı için başka herşey ülküsünün emrindedir. Atsız’ı da, muhakkak ki, övülmekten ziyade hayatından ve çektiklerinden, ülkünün gelecekteki mücadelesi için örnek ve ibret olacak dersler alınması memnun eder. Tanrı bu millete Atsız’ınki gibi bir hayat göstermesin. Zira o hayat ancak iki unsurun bir araya gelmesi ile mümkün olmuştu. Hiçbir şeyden yılmayan, aynı zamanda devletine derin bir sadakatle bağlı ruh yapısında bir kişiyle Türklüğe düşman bir idare ve kayıtsız ve şuursuz bir umumî efkâr biraraya gelmişti. Bu ikinci unsur olmayınca tam Atsız’ınki gibi bir hayat olmaz. Ama şunu Allah’tan dileyeyim: Allah bu millete Atsız gibi gönül vermiş ve Atsız gibi mücadeleden yılmayan daha nicelerini görmeyi nasib etsin. Şunu iyi bilelim ki, Türk milletinin kurtulması ve yaşaması bu son duamızın kabul edilmesine bağlıdır.

İsmet TÜMTÜRK

Ben 1944’te doğmuşum, 1944’te tabutluktaymış Atsız, ve benim 1973 ilkbaharında cezaevine girdiğim günler, Atsız’ın cezaevinden ayrıldığı günlere rastlıyordu. Hapishaneler, nezarethaneler, sürgünlerle dolu şerefli bir ömür yani… En zalim diktatörlerin hükmettiği en zalim gardiyanların nezaretinde geçen bir ömür… Hayat değil bunaltan bir gözaltı… Ve bu gözaltına rağmen Türkçülük düşmanı hükûmetlere, Türkçülük düşmanı başsavcılara rağmen Türklük için mücadele… Atsız demek işte bu demektir bence. Ve bence yetiştirdiği Türk gençleri de böylesine idealist, böylesine cesur ve savaşçı olacaktır. Ona bağlılık ağlamak değildir. Bir ok gibi, kurşun gibi gitmektir gittiği yoldan. Ve o yolda ölmektir! Türklük çok büyük bir evlâdını kaybetti. Türklük sağ olsun.

Necdet SEVİNÇ

------------------------------------------

Dr. AHMET İHSAN KIRIMLI

Geçen yılın sonunda vefat eden Dr. Ahmet İhsan Kırımlı samimî bir Türkçü idi. Onun Türkçülüğü, Çarlık ve Bolşeviklik dönemlerinde Rus zulmüne uğramış Kırım’ın vefalı bir evlâdı olmasından kaynaklanıyordu. Daha sonra edindiği bilgilerle ve yaşadığı tecrübelerle bu inancını güçlendirmişti. Hayatının sonuna kadar bu ülküsünden bir adım geri atmamıştı. Ailesi Bahçesaraylı olup 1861’de Türkiye’ye göç etmişti. Balıkesir Lisesi’ni bitiren Ahmet İhsan Kırımlı Robert Kol ej’de dil eğitimi aldı. Yüksek tahsilini İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yaptı. Bu arada Balıkesir Yüksek Tahsil Talebe Cemiyeti, Tıp Fakültesi Talebe Cemiyeti, Yüksek Tahsil Talebe Cemiyeti ve Balıkesir Yüksek Tahsil Talebe Yurdu başkanlıklarını yaptı.

Tıp Fakültesi’ni bitiren Kırımlı 1947’de Londra’daki Whips Cross Hospital’de ihtısas yaptı. Daha sonra Amerika’daki çeşitli üniversitelerde 5,5 yıl asistan, başasistan ve öğretim görevlisi olarak bulundu. Bu ülkedeyken Sovyetlerin Kırım halkına yaptıkları insanlık suçları hakkında konferanslar verdi. Amerika Türk Talebe Birliği’ni kurdu ve başkanlığını yaptı.

Türkiye’ye dönünce Balıkesir’de serbest hekim olarak çalışmaya başladı. Bu dönemde politikaya atılarak Demokrat Parti il başkanlığını üstlendi. 1961’de Adalet Partisi’nden Balıkesir milletvekili seçildi. 1977’ye kadar aralıksız dört dönem bu görevde bulundu. Bu süre içinde Adalet Partisi genel idare kurulu üyesi ve altı yıl da genel başkan yardımcısı olarak hizmet verdi. 1973-1974 yıllarında Turizm ve Tanıtma Bakanı olarak kabinede yer aldı. TBMM Sağlık Komisyonu başkanlığı yaptı. Bu görevi sebebiyle birçok uluslararası toplantıda Türkiye’yi temsil etti. Resmî görevlerle ve özel gezilerle gittiği 139 ülkede gördüklerini yazıya döktü.

Dr. Kırımlı Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği’nin genel başkanlığını 1987’den ölümüne kadar 25 yıl boyunca şerefle yaptı ve uzun bir ömür sonunda 92 yaşında rahmete kavuştu. Aziz ruhuna kabir huzuru diliyoruz.

Dr. Ahmet İhsan Kırımlı, çıkardığımız her Türkçü dergiyi heyecanla takip eder, mutlaka abone olur, destek amacıyla abone bedelinin iki katını gönderirdi. Son derece güzel el yazısı ile takdir ve teşvik mektupları yazardı. Türkçüyüm deyip hiçbir şey yapmadan ortada dolaşanlara asla benzemezdi. O başlı başına müstesna bir şahsiyet, seçkin ve aydın bir vatan evlâdıydı. Mekânı Cennet olsun.