1944 Irkçılık-Turancılık Dâvâsı Mahkeme Günlükleri

Ateş Bacayı Sardı (Kapak Konusu)

Orkun Gençleri
ATEŞ BACAYI SARDIİçinde yer aldığımız şu tabloya bir bakar mısınız lütfen:

Kıbrıs, AB dayatmaları, Güneydoğu Anadolu, Irak, Ermeni tasarıları, IMF talimatları, Pontos teşebbüsleri, İstanbul’da ekümenik Ortodoks patrikliği, sun’î azınlıklar ortaya çıkarmak için baskılar vb. Etrafımız tam bir ateş çemberi ile çevrilmiş durumda.

Kıbrıs’ı bir Rum devleti olarak AB içine alıp dolaylı Enosis’i gerçekleştirme plânları ne kadar açık. Engel olarak görülen Rauf Denktaş,’ı saf dışı bırakmak için AB’nin cömertçe harcadığı euro’larla birtakım vatansızları satın alarak veya kiralay arak ‘demokratik’ darbe girişimleri, Rum kesimindeki ABD elçisinin ve İngiliz üs komutanının Türk köylerinde Rum taraftarı propaganda yapmaları, Türkiye’deki satılmışların Kıbrıs’a giderek Denktaş’ı karalama çabaları hep aynı hedefe yönelmiştir: Adadaki Türk varlığına son vermek.

AB dayatmalarının ise sonu gelmiyor, biri biterken başkası başlıyor. Millî bünyemize asla uymayan kanun değişiklikleri ile bu dayatmalara uysalca baş eğiyoruz. Türkiye, egemenliği olmayan, parası, bayrağı, millî marşı ve millî hassasiyetleri ortadan kaldırılmış bir eyalet olma yolunda hızla ilerliyor. AB’nin içteki ajanları da gazete köşelerinde, televizyon ekranlarında bu gidişe alkış tutuyor. Para kazanma hırsıyla gözleri dönmüş birtakım iş adamları ise talihsiz yolculuğun dektekçileri.

Güneydoğu Anadolu’nun bizden koparılması için de türlü çeşitli oyunlar oynanıyor. Merkezî yönetim yetkilerinin belediyelere devriyle meydana gelecek felâkete sanki herkes şimdiden razı. PKK’nın kolay kolay yapamadığı artık resmî yollardan yapılıyor.

Irak’ta ise çuval başımıza tamamiyle geçirilmiş gibidir. Federe Kürt devleti ilân edilirken biz hiç bitmeyen ve kimsenin de aldırış etmediği uyarılarda bulunuyoruz. O kadar. Irak Türkleri adam sayılmıyor, dışlanıyor, hakarete uğruyor, biz susuyoruz. Kırmızı hatlar siliniyor, ses çıkarmıyoruz.

IMF’nin baskısıyla alınan tedbirler halkı çileden çıkarıyor. Reform aldatmacası ile getirilen vergi zamları milletin belini büküyor. İşsizlik almış başını gidiyor. Gün geçtikçe fakirleşiyoruz. Zamlı vergi gelirleriyle ancak borç faizi ödeyebiliyoruz.

Daha da kötüsü, bu kadar karanlık bir manzara karşısındaki umursamaz tutumumuz.

Görmüyor musunuz: Ateş bacayı sardı. Bu yangını söndürecek kimse yok mu?